Demir Perde’nin gölgesindeki Polonya’da bilim kurgu, sansürü delmek ve totaliter rejimlerin röntgenini çekmek için kullanılan sofistike bir araçtı. Bu akımın en karanlık ve en vizyoner isimlerinden Piotr Szulkin’in yönettiği ve yazdığı Ga, Ga – Chwała bohaterom (Ga, Ga – Kahramanlara Şeref), yönetmenin meşhur “Kıyamet Tetralojisi”nin (diğerleri Golem, War of the Worlds: Next Century, O-Bi, O-Ba) son ve en kara mizah yüklü halkasıdır.
Piotr Szulkin, sinema tarihinde “sosyolojik bilim kurgu” diyebileceğimiz türün en önemli temsilcilerinden biridir. Onun dünyasında teknoloji değil, insan doğasının yozlaşmışlığı ve bürokrasinin eziciliği ön plandadır. Szulkin hem yönetmen hem de senarist koltuğunda, izleyiciye rahatsız edici bir ayna tutar.
Film, insanlığın uzay çağında bile ilkel dürtülerinden kurtulamadığını yüzümüze çarpar. Yarattığı atmosfer; paslı, köhne, klostrofobik ve her an üzerinize çökecekmiş gibi duran bir distopyadır. Bu filmde Szulkin, önceki filmlerindeki ağır kasveti, Terry Gilliam filmlerini andıran grotesk bir mizahla harmanlayarak, trajediyi komediye dönüştürür.
Filmin merkezinde, Polonya sinemasının efsanevi aktörü Daniel Olbrychski’nin canlandırdığı “Scope” karakteri yer alır. Scope bir mahkumdur; ancak sistem onu cezalandırmak yerine bir “kahraman” yapmaya karar verir. Uzak gezegenleri kolonize etmek (ve muhtemelen ölmek) üzere gönderilen bu suçlular, toplumun gözünde birer azizdir.
Szulkin burada dahiyane bir tersine çevirme yapar: Kahramanlık, kazanılan bir onur değil, dayatılan bir infaz yöntemidir. Scope’un indiği “Australia-458” gezegeni, Dünya’nın karikatürize edilmiş bir versiyonudur. Halk, kan ve vahşet isteyen bir seyirci kitlesine dönüşmüştür. Onlar için kahraman, yaşayan ve başaran biri değil; görkemli bir şekilde ölen ve onlara şov sunan bir kurbandır. Bu yönüyle film, modern medyanın ve siyasetin idol yaratma ve yok etme mekanizmasını 1986 yılından bugüne ışık tutacak şekilde eleştirir.
Görüntü yönetimi ve sanat yönetimi, Szulkin sinemasının imzasıdır. Filmde kullanılan sepia tonlar, sisli sokaklar ve devasa, anlamsız beton yapılar, Kafkaesk bir bürokrasiyi simgeler. Gezegendeki herkesin abartılı, neredeyse tiyatro maskesini andıran oyunculukları, yaşananların bir “müsameren” ibaret olduğunu vurgular.
Özellikle Jerzy Stuhr’un canlandırdığı bürokrat karakteri, “kötülüğün sıradanlığı”nı temsil eder. Her şey prosedüre uygundur, her vahşetin bir formu ve kaşesi vardır. Szulkin, izleyiciye şu soruyu sordurur: Bir cinayet, devlet töreniyle işlendiğinde kutsal bir eyleme mi dönüşür?
Ga, Ga – Chwała Bohaterom, sadece Doğu Bloku bilim kurgusunun bir örneği değil, evrensel bir sistem eleştirisi. Szulkin’in veda niteliğindeki bu eseri, kahramanlık mitini yapısöküme uğratırken, izleyiciyi acı bir kahkahaya davet ediyor. Stanislaw Lem’in felsefi derinliğini sevenler ve Brazil (1985) tarzı bürokratik distopyalardan hoşlanan sinefiller için, sinema tarihinin tozlu raflarında parlayan, keşfedilmeyi bekleyen bir hazine daha!