Chesty Morgan

Chesty Morgan, Liliana Wilczkowska olarak 1928 yılında Polonya’da doğar. Çocukluğunun bütün acı hatıraları, Varşova’da geçer. Hatırı sayılı bir serveti olan ailesinin, Nazi işgaliyle elindekileri kaybedip gettolara taşınmasıyla hayatındaki trajik olaylar serisi başlar.

Annesi, küçük yeğenine ayakkabı almak için evden çıkar ve bir daha geri dönmez. Küçük Liliana, her akşam masaya bir tabak koyarak annesi bekler. Bu olaylar hiçbir zaman üzerinden atamayacağı utangaçlığı ve içine kapanıklığın başlangıcıdır.

Babasını kaybetmesi ise direniş zamanına denk gelir. Polonya’daki Yahudiler Nazilere karşı direniş gösterileri düzenlerler ve bu grup içerisindeki babası da vardır. (Sanılanın aksine Yahudiler Nazilere karşı etkili olmasa da direniş göstermişlerdir) Babası Leon’u bu ayaklanma sırasında kaybeder. Hayatta kimsesi kalmadığı için Yahudi cemaati küçük Liliana’yı Filistin’e yetimhaneye yollar.

Filistin ve Kibutz Hayatı 

Liliana, Filistin’de birkaç yetimhane dolaştıktan sonra Kibutz’a yerleşir. Kibutz’lar, 1905 kanlı Pazar olayının akabinde özellikle Rusya ve Polonya gibi doğu Avrupa ülkelerinden kaçan sol görüşlü yahudilerin kurduğu, komün hayatı yaşanan çiftliklerdir. Kibutz’da hemşirelik eğitimi alan Liliana, güzelliğiyle çevresindeki erkeklerden büyük ilgi görür. 20 yaşındayken ilk eşiyle tanışır. Amerika’da yaşayan bir Yahudi asıllı bir kasap Joseph Wilczkowski’dir. Genç çift Newyork’a yerleşme kararı alırlar.

pilgrim chesty 2New York Günleri

1965’de New York’da bütün gazeteler, “Buzhane Cinayeti”nden bahsetmektedir. Bu haberin başrolünü Liliana’nın, 2 çocuğunun babası Joseph’tir. Silahlı soyguna uğrayan Joseph ve iki çalışanı, buzhaneye kapatılıp sayısız kurşuna hedef olmuşlardır. Eşini kaybeden Liliana’yı zor günler beklemektedir. İntiharı düşünür ama büyük kızı 4 yaşında küçüğü ise 4 aylıktır.

İngilizcesi yeterli değildir ve bankalar haciz yollamaya başlamıştır. 1972 senesinde Maury isimli bir tanıdığı onu bir gece kulübüne götürür. Sahnede striptiz yapan bir kadın vardır, Liliana’ya çok güzel olduğunu ve onun da bu işi yapabileceğini söyler. Striptiz fikri, ona ilk başta hoş gelmez ama borçları kadar çocukları da hızla büyümektedir. Acil olarak paraya ihtiyacı vardır.

41CQJdPzzdLSahne Hayatı ve Sinema

Zsa Zsa Gabor’a benzerliğiyle sahne adını Zsa Zsa olarak değiştirir. Zsa ismini beğenmeyen gece kulübü sahibinin ısrarıyla ismi gene değişir ve Chesty Morgan olur. Ünü bütün ülkeyi sarmıştır. Çalıştığı kulüp her akşam doluyor ve meşhur utangaçlığı da yavaş yavaş geçiyordu. Sutyenini çıkardığı gece olay olur.Bütün gazeteler ondan bahseder. O artık bir seks sembolüdür.

Artık ünü bütün ülkeyi sarmış bir dansçıdır ve umduğundan  fazla para kazanıyordur.Artık bir modacısı, koreografı ve sahne koçu vardır. Talih kuşu 46 yaşındayken yüzüne güler ve Amerikan sinemasının en özgün kadın film yapımcısı, dişi Ed Wood lakaplı Doris Wishman ile tanışmasıyla beyazperdeye adım atar.

Morgan’ın kendisini Guinness Rekorlar Kitabına sokacak cazip teklifini kabul etmesiyle, sinema tarihinin en büyük göğüslü yıldızı unvanını belgeleyecek ve kendini ölümsüzleştirecek peş peşe 2 film çevirecektir.(Guinness Book of Movie Facts & Feats 1988)

Bu filmler sırasıyla;

  • Double Agent 73 (1974) (Jane Tennay)
  • Deadly Weapons (1974) ( Zsa Zsa) Göğüsleriyle adam öldürdüğü bu filmde rol arkadaşı Harry Reems’dir.  (Deep Throat filminin erkek oyuncusu)

Fellini, filmi Amarcord’un promosyon çalışmaları için Newyork’a geldiğinde bir vesileyle Chesty Morgan’la tanışır ve yeni çekeceği “Fellini’s Casanova” filmi için rol teklif eder. Küçük bir rol olsa da Avrupa’ya yeniden gitmek Chesty Morgan’ı heyecanlandırır.

Saç rengini platin sarısından, kuzguni siyaha çeviren Morgan, apar topar Roma’ya gider.

Filmde Donald Sutherland’la oynadığı sahne daha sonra ünlü yönetmen tarafından montajda filmden atılır.

Bu olaydan sonra sinemaseverlerin, Morgan’ı beyazperdede görme hayalleri  başka bir bahara kalır. (O bahar asla gelmeyecektir).

indirİkinci kez evlenir. Bir beysbol hakemi olan ikinci eşiyle evliliği kısa sürer. Evli olduğu dönemde sahnelere veda eder. Kocasını bir araba kazasında kaybeder. Olayın şokunu atlatır atlatmaz gelen astronomik tekliflere hayır demez ve sahnelere geri döner. Her kesimden hayranları ilerlemiş yaşına kadar onunla evlenmek ya da sahnede seyretmek için büyük servetler öderler.

Geçmişte yaşadığı acılardan ders çıkartan Morgan, kazandıklarını emlak olarak değerlendirir. Kostümlerinin fazlalığı Libarece’den fazla olduğu ve yürüdüğünde kalabalığın yarıldığı o dönemin magazin dergilerinde yer alır. O artık bir efsanedir.

Kült yönetmen John Waters, hiç bir zaman kameraya alamadığı üçleme projesi Flamingos Forever’da, hayranı olduğu Chesty Morgan’a rol vermek istediğini her fırsatta bildirir. Ne hikmetse o filmde hiçbir zaman çekilemez.

Kült sinemacı John Waters’ı merak edenler için ilginç bir sayfa: Artsy’s John Waters Page

Hiçbir zaman çok büyük bir filmografiye sahip olmadı. Vasat da bir oyuncuydu zaten. Amerikan kültürüne o kadar büyük bir iz bırakır ki, hala büyük göğüslü kadın denince akla onun ismi gelir.

Kaliforniya’da bulunan “Burlesque Şöhretler Yolunda” ismi yazılı sayılı yıldızdan biridir. (Diğer yıldızlar ise, Gypsy Rose Lee, Josephine Baker, Sally Rand, Bettie Page ve Mae West’dir.)

Büyük sanatçı Tom Waits, Morgan’ın büyük hayranıdır ve ona bir şarkı yazar. “Pasties and a G-String”. İsveç’te ise bir pop grubu onun adıyla kurulur ve kuzey ülkelerinde çok büyük başarılar elde eder.

flo_chesty121309_a_98174a_8col

1991 senesinde son kez sahneye çıkan ve jübilesini yapan, utangaç Polonyalı kız, ömrünün son günlerini bütün Amerikan yaşlıları gibi Florida’da geçirmektedir ve hala Polonya aksanıyla konuşmaktadır.

Yazar hakkında: Misafir Koltuğu

Öteki Sinema ekibine henüz katılmamış ya da başka sitelerde yazan dostlarımız her fırsatta harika yazılarla sitemize destek veriyor. Size de okuması ve paylaşması kalıyor...

3 Yorumlar

  1. videodreamproject

    Bir ‘efsaneyi’ paylaştığınız için teşekkürler.

  2. Rica ederim.

  3. haha..:) mükemmel paylaşım… Chesty Morgan’ın deadly weapons’ını izlemiştim, cidden, Morgan için yapılmış özel bir film olduğu her halinden belliydi. ;) Bu arada öteki sinema sitesinde (aşağı yukarı her hafta ziyaret etmeme rağmen) okumadığım daha çok konu olduğunu fark ederek, (özellikle şu an) şaşkınlığın everestinde olduğumu belirtmek isterim. Böyle
    içeriği bol+iyi bir site için sağolun, benzeriniz yok, saygılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: