Mantarın Hikmeti: “The Sacred Mushroom” ve “Know Your Mushrooms”

Mu Meson’un kapısından içeri giriyoruz. Miss Death kapıda örgü örüyor ve bizi bir gülümsemeyle karşılıyor. Ekranda son derece tuhaf kurgulanmış (kötü flash animasyonlu bir web sitesi görünümlü) bir film dönüyor – bir üst ses Karl Marx’tan, yahudilikten, Illuminati’den, Katolik kilisesi ve saireden bahsediyor. Jay Katz kadife sesiyle ekrandaki mevzu hakkında yorumlar yapıyor. Mu Meson’da sıradan bir akşam…

Fakat işin ilginç tarafı, tüm bunların bu gecenin teması olan mantarlarla pek bir alakası yok gibi. Yine de sesimizi çıkarmadan seyretmeye devam ediyoruz. Film yaklaşık 10 dakika sonra bittiğinde Miss Death “Bu pek mantarlarla ilgili değildi galiba” diyor.

Trasharama Festivali hakkındaki yazımızı okuduysanız Mu Meson Arşivleri ve nevi şahsına münhasır sahipleri Jay Katz ve Miss Death hakkında bir fikir sahibi olmuşsunuzdur. Mümkün oldukça ziyaret ettiğim bu mekanda bu gece Comic Book Confidential belgeselinden tanıdığımız Ron Mann’ın 2009 tarihli Know Your Mushrooms adlı çalışmasını izlemeye geldik. Yanında da Attack of the Mushroom People gibi çeşitli güzelliklerden parçalar olacağı söyleniyor.

Fakat Mu Meson’da umduğunuz her zaman bulduğunuz olmayabiliyor. Jay Katz, 1961 tarihli bir One Step Beyond bölümünü atıyor ekrana, görüntü kalitesinden dolayı özür dileyerek. Kendi ellerindeki kopya arşivin ücra köşelerinden birinde bulunmayı beklerken bu kopyayı hızlıca internetten indirmiş. Bir yandan da dizi ve bu bölümde olanlar hakkında bilgi veriyor:

One Step Beyond, Twilight Zone ile aynı zamanlarda başlamış, gizemli, paranormal olayları inceleyen bir televizyon programıdır. Dizinin bu akşam izleyeceğimiz “Sacred Mushroom” (Kutsal Mantar) adlı bölümünde Meksika’nın dağlık bir alanına gidilerek, orada yaşayan yerlilerin, sadece bölgeye özgü bir mantar kullanarak ESP (duyu ötesi algılama) yeteneklere sahip olup olmadıkları incelenecek. Göreceğeniz şeylere inanıp inanmayacağınız size kalmış… Ama bir gerçek var ki, adamlar resmen prime time bir programda halüsinojen mantar kullanmışlar!

“Sacred Mushroom” bir belgesel tadında ilerliyor. Televizyon ekibi, bir grup bilim adamı ve yerlilerin dilini konuşan yegane batılı olan bir dil bilimciyle bilinmeyene doğru yolculuğa çıkıyorlar. Kabilenin büyücüsüyle mantar tribine giriyorlar, kahkahalarla gülüyorlar ve büyücünün telepatik güçlerini sergilemesine şahit oluyorlar. Aynı deneyi, daha sonra programın sunucusu da yapıyor. Önce çevresindeki renkleri algılayışı değişiyor ve sonra gözleri bağlı bir şekilde kart eşleştirme ve resim tanımlama egzersizleri yapıyor, ve oldukça yüksek bir yüzde elde ediyor.

Elbette mantarın hikmetleri ESP ile sınırlı kalmıyor. Know Your Mushrooms bizi sihirli/sihirsiz çeşitli mantarsal ilginçlikle tanıştırıyor. Belgesel, Amerika’nın Colorado eyaletinin Telluride kasabasında her yıl düzenlenen Mantar festivalinin, ve festivalin katılımcılarının izini sürüyor ve bize “mantar deyip geçmemek” gerektiğini, fungifobiyi bırakıp fungifilliğin tadını çıkarmamız gerektiğini öğretiyor. Dünyanın en eski ve en büyük canlılarının mantar familyasından olduğunu, yağ sızıntısı ve toksik atık olan alanlarda mantar kullanarak bu sorunların çözülebileceğini, mantarların kanser dahil kimi hastalıklara karşı olumlu etkileri olduğunu öğreniyoruz.

Rehberlerimiz, mantar ortamlarının Indiana Jones’u olarak bilinen Larry Evans ve çeşitli mantar rehber kitapları yazmış olan Gary Lincoff. Ölümcül olabilen Death Cap mantarlarından, mantarların çevreye ve insan sağlığına olan faydalarından ve en çok da, halüsinatif ve transandantal etkilerinden bahsediyorlar. Mantarlarla ilgili kimi “beden dışı” deneyimlerini de anlatmaktan geri kalmıyorlar.

Ron Mann’ın Know your Mushrooms gibi bir belgeseli yapması şaşırtıcı değil, zira kendisi daha önce de Grass adlı yapımında, marihuana kültürüne bir dikiz atmıştı. Bu belgeselde de ağırlığı kafayı güzel yapan mantarlara veriyor.

Psilocybin (halüsinojen) mantarlar etrafında gelişen oldukça geniş bir alt kültür (“kültür”ü çift anlamlı okuyabilirsiniz) ve çeşitli kültler mevcut. Dini ayinlerde, majikal ritüellerde ya da sadece rekreasyonel olarak kullanılagelen bir besin türü olagelmişler. Kullananların ortaya birtakım ilginç iddialar attıkları da sıklıkla vaki. Yazar Terence McKenna, örneğin, insanlığın ve medeniyetin mantarlar sayesinde başlamış olabileceğini düşünüyor. 10.000 yıl önce Afrika’da yaşayan Homo Sapiens türü, psilocybin mantarları yemeye başlayarak, bir algı genişlemesi yaşamış, mantarın verdiği sinestezi (duyulararası sınırların kalkması) ile konuşma – yani karşısındakinin zihnine seslerle bir resim çizme – fikrini edindiklerini iddia ediyor. Bir başka araştırmacı, John M. Allegro, Hristiyanlığın aslında psilocybin mantarlar kullanılarak yapılan dini ayinlerden ortaya çıktığını iddia ediyor. Bir başkası Noel Babanın mantarla olan ilişkisini irdeliyor. (Ben de ortaya yıllar önce böyle bir teori atmıştım. Şirinler, aslında mantar kullanımıylailgili bir alegoridir. Sihirli mantar yedikten sonra, mantarlar içinde yaşayan küçük mavi insanlar görmeye başlayan ve onlari simya yoluyla altına dönuştürebileceğine inanan Gargamel’in dramını anlatır. Sonradan bunu düşünen ilk kişinin ben olmadığımı fark ettim).

Belgesel bu ve benzeri konularda bir çok bilgi veriyor ve bizi kısa bir süreliğine de olsa, mantarların ve meraklılarının ilginç dünyasına götürüyor. Tabii fanlık müessesinin dahil olduğu her alan gibi, bunda da yer yer konunun biraz abartıldığını hissedebilirsiniz. Yine de eğer süpermarketten aldığınız üç çeşit mantar size kafi gelmiyorsa, halüsinasyon görmek isteyin yahut istemeyin, bu belgesel size alternatifleriniz konusunda bir giriş niteliği taşıyor. Bu arada söylemeden geçmemek geek, müzikler The Flaming Lips’ten…

Yazar hakkında: Can Yalçınkaya

Müzmin öğrenci, Punk Akademik. Avustralya'da yaşıyor ve Türk sineması ve popüler müziğinde melankoli üzerine çalışıyor. Çizgi romanlar, filmler, kitaplar, fanzinler ve saireyle haşır neşir olmayı, yazmayı ve çizmeyi seviyor.

2 Yorumlar

  1. videodreamproject

    yine bomba gibi bir konu ve bomba bir yazı Can.
    seçimlerinizin hayranıyım.

  2. Tesekkurler Videodream! Mu Meson Archives sayesinde bir dolu yeni sey kesfediyorum, sagolsunlar :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: