The Magnificent Seven / Muhteşem Yedili (2016)

Yedi Samuray’dan esinlenerek 1960 yılında çekilen ve John Sturges tarafından yönetilen Yul Brynner’lı, Steve McQueen’li, Charles Bronson’lu, James Coburn’lü ilk Muhteşem Yedili’nin (Yedi Silahşörler adıyla gösterilmiştir) başlarında Yul Brynner’ı ilk gördüğümüz sahne tam olarak bir özür sahnesidir. Irkçı bir kasabada beyazlar mezarlığına gömülemediği için ortada kalan bir siyahın cenazesini mezarlığa götüren Yul Brynner ve Steve McQueen, mesajı verir. Yul Brynner, yanına topladığı yedi adamla birlikte sınırın ötesindeki bir Meksika köyüne Calvera (Eli Wallach) adlı hayduta karşı savaşmak için gider. Filmin üç devam filmi daha çevrilir: Muhteşem Yedili’nin Dönüşü (1966), Muhteşem Yedili’nin Silahları (1969) ve Muhteşem Yedili Doludizgin (1972).

the-magnificent-seven-muhtesem-yedili-1Muhteşem Yedili’nin Antoine Fuqua tarafından çekilen son çevriminde hikaye en başa dönüyor. 1960 tarihli ilk filmin konusuna bazı ana hatlar üzerinde uysa da hikayenin çoğu noktası elden geçirilmiş. Olayların geçtiği yer bir Meksika köyü değil, Bartholomew Bogue (Peter Sasgaard) adlı soyguncu maden şirketi tarafından tehdit edilen Rose Creek adındaki Amerikan kasabası.

Köy yakınındaki altın madenini işleten Bogue, halkı korkutup kaçırarak altın madenini genişletme derdinde. Bunun üzerine eşi Bogue’nun adamları tarafından öldürülen Emma Cullen (Haley Bennett) köye gelen ödül avcısı Sam Chisolm’u (Denzel Washington) kiralayarak Bogue’dan intikam almak istiyor. İlk filmdeki Chris’in (Yul Brynner) yerine geçen Sam, o sıralarda Amerika’da özgür dolaşabilen sayılı siyahlardan biri. Sam, Bogue’u haklamak için yanına altı silahşör daha alıyor: Josh Faraday (Chris Pratt), Goodnight Robicheaux (Ethan Hawke), Billy Rocks (Byung-Hun Lee), Jack Horne (Vincent D’Onofrio), Vasquez (Manuel Garcia-Rulfo) ve Red Harvest (Martin Sensmeier). Sam Chisolm’a eşlik eden altı adam da birbirinden farklı kişilikler oldukları gibi içlerinde Amerika’nın ötekileri çoğunlukta. Faraday bir kumarbaz, Goodnight eski bir Konfederasyon subayı, Billy Rocks Çinli bir bıçak ustası, Jack Horne baltasını çok iyi kullanabilen bir ödül avcısı, Vasquez Meksikalı bir kanun kaçağı ve Red Harvest kabilesinden atılmış bir Komançi.

Filmin kahramanı olan Sam Chisolm’un  yanı sıra altı silahşörün de birbirinden renkli kişilik ve yetenekleri ile filme çok iyi oturduğu ortada. Western filmlerine meraklı olanları, özellikle serinin ilk filmini sevenleri mutlu edecek göndermeler de bolca var filmde. Sam’in revolverini parmağında bir tur döndürüp kılıfına ters olarak sokması, 10. kattan düşen adam hikayesi (“şimdilik sorun yok”), Calvera’nın yerini alan Bogue’un aynı repliği tekrarlaması: “Tanrı kırpılmalarını istemese koyunları yaratmazdı”, Billy Rocks’ın bıçak sahnesi…

the-magnificent-seven-muhtesem-yedili-3

Filmde Denzel Washington ve Chris Pratt’in oyunculukları göz dolduruyor. Haley Bennett başarılı. Bogue rolünde Peter Sasgaard da oldukça arıza bir tipe imza atarak başarılı olsa da benim aklım muhteşem Eli Wallach’ın Calvera’sında kalmış.

Bir grup köylünün yedi silahşörle birlikte gözü dönmüş bir kapitaliste karşı verdikleri mücadeleye ortak olup, geçmişlerinde işledikleri suçları bir avuç köylü uğruna ölerek arınmaya çalışan yedi cesur adamın ölüm kalım mücadelesini severek izleyeceğinizi umuyorum. Muhteşem Yedili türe yeni bir soluk getirmese de uçuşan mermiler, patlayan dinamitler ve barut fıçıları, silah çevirmeler, maçoca espriler, Winchester’lar, Colt’lar ve sürprizbozan vermek gibi olmasın ama Gatling’ler ile Western seven insanları fazlasıyla memnun edecek, kapanış jeneriğini bile izleme isteği uyandıracak bir film.

Yazar hakkında: S. Özgür Ilgın

1977 Yılında Aydın'da doğdu. Üniversitede bir elin parmakları kadar üyesi olan Felsefe Topluluğunun çıkardığı, iki elin parmakları kadar “tirajı” olan Yitik adlı fotokopi fanzinde öykü ve albüm tanıtımları yazdı. Blues, Heavy/Rock, Doom, Thrash, Death, Jazz ve Proggressive müziğe bayılıyor. Sergio Leone'yi David Lynch'i, Stanley Kubrick'i, Metin Erksan'ı, Ertem Eğilmez'i, Nuri Bilge Ceylan'ı, Zeki Demirkubuz'u ve Yılmaz Atadeniz'i çok seviyor, sinema ve müzik gibi eğitiminin olmadığı konularda ukalalık etmekten çok hoşlanıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir