Osman Cavcı Yazıyor: Bir Zamanlar Yeşilçam’da

Merhaba, Öteki Sinema’nın Türk sinemasına olan tutkusunu biliyorsunuz. Yeşilçam hayal fabrikasından çıkan her şeyi bağrımıza basıyor ve seviyoruz. Bu filmler üzerinden geçmişimizle bağ kuruyoruz. Arif V 216’nın hoş bir Yeşilçam nostaljisi yaşattığı şu günlerde size bir müjdemiz var; Son Yeşilçamlı Osman Cavcı bundan böyle hatıralarını Öteki Sinema sayfalarında paylaşacak!

Okuması hem keyifli hem de buruk hatıralar bunlar. Ülkemiz filmciliğinin nerelerden gelip nerelere gidemediğini görmek açısından da ibret verici. Kendisine hoşgeldin diyor, sizleri ilk yazısıyla baş başa bırakıyoruz.

Bir Zamanlar Yeşilçam’da: Çingene Teyfik

90’lı yıların sonu, evdeyim telefonum acı acı çaldı. Arayan dansöz Hülya Mutlu… “Osman evde film ekibi var. Evi işgal ettiler, gel beni kurtar” dedi. “Kim” diye sordum. “Çingene Teyfik diye bir adam” dedi. “Eyvah” dedim! Hemen arabaya atlayıp gittim.

Gerçekten evde film çekiyorlar, 3 gündür oradalarmış, yiyip içiyorlar. Üstelik yemekleri Hülya yapıyor!  Hülya Mutlu 90’lı yılların oryantali (dansöz) ve filmlerde oynadı. Playmen’de poz verdi. Magazin gazetelerinde cömert pozlar…

Neyse, eve girdim; Hülya tencerede taze fasulye yapıyor ve ağlıyor. “N’olur bu adamları evden çıkar” diyor hıçkırarak. Tam işgal kuvvetleri; her yer kablo, ışık falan. Çaylar, kahveler… Üstelik para da yok bu Çingene Teyfik’te! Olsa da alamazsın. Gerçek bir fenomen…

Çingene Teyfik aslında vapurlarda seyyar satıcılık yapar. İkna kabiliyeti çok yüksek. Yapamayacağı iş yok. Her yere sızıyor. Kesin becerikli adam, ondan ”Bedava Film Nasıl Çekilir” kursları almalı. Kendisini takdir ediyorum!

Bu adamın peşine bilinçli bir şekilde takılıp en ucuz filmi nasıl çekerimi öğrenmeliydim. Ayrıca orospu bulma konusunda da sihirli. Kadınlar onu buluyor. Bu nimetlerinden faydalanmadım desem yalan olur.

Yıl sonları epey ünlü yapımcılar bu adama film yaptırır, vergi meselesi yüzünden. Masraf gösterecekler. Eline iki bin lira verirler “çek bunla filmi” derler. Kamera falan da verirler, iki de lamba. Teyfik’de bir deha var ama… En ucuz filmi o çekiyor, hatta bedava! Cebine de para kalıyor. Bu filmler genelde pek gösterilmez. Ama kesinlikle bir dehası var adamın.

İşte bu Çingene Teyfik, dansöz Hülya Mutlu’nun evine sızmış, beş kuruş vermeden film çekiyor. Elektrik, su, çay, kahve bedava. Yemek de öyle. “Ya sen salak mısın Hülya” dedim.“Ne yapayım, kapıda yattı bir haftadır, sonunda kabul ettim.” dedi.

Çingene Teyfik beni görünce boynuma atladı. O kadar zeki ki, beni tavlamak istiyor. “Abi bu sahneyi sen çek” dedi. “Yahu Teyfik ben eve çay içmeye geldim, her gelen misafire sahne mi çektirilir.” diye hayıflandım. İşte böyle bir adam… Hülya dedi ki “Kapıcıya bile çektirdi.” O zaman, “e kapıcı çektiyse ben onun tarzını, üslubunu bozmayayım. Ne de olsa sinema diline saygım var, filmde anlatım bütünlüğü olsun” dedim, geçiştirdim.

Tevfik Polam bir film çekiminde…

Bir sahne çekiyor. Kılıksız yaşlıca bir adam yatakta, Hülya’nın üstüne atlayacak zorla sevişecekler. Adam Hülya’nın üstüne çullanırken pantolonu ağ yerinden caart diye yırtıldı.

Hülya diyor ki, “bu sahneyi Osman’la oynayalım.”

Teyfik “olamaz” diyor, “konu bütünlüğü bozulur”. Ne konusu? Saçmasapan diyaloglar, saçmasapan sahneler. Bülent Pelit gelmiş senaryoyu toplamaya çalışıyor.

Hülya’yı kurtarmak için hemen palavra uydurdum; “Hülya turneye gidiyoruz… hazırla bavulu.” dedim, derken de göz kırptım. Hülya yalandan bavulunu hazırlarken Çingene Teyfik seti toparladı. Teyfik ağlamaklı… Mutfakta pişen taze fasulyenin kokusunu burnuna çekip, “bari yemek yeseydik” dedi. Hülya tencereyi de onlara verdi, gönderdik. Minibüste yediler…

Tevfik Polam, namı diğer Çingene Teyfik piyasada film çekiyor mu hala bilmem ama bir film şirketinde film dedektifliği yapıyormuş. Piyasadaki kayıp filmleri, bu filmlerin ölmüş sahiplerini araştırıyormuş. Sahipsiz filmler ilgi konusuymuş.

Öteki Sinema için yazan: Osman Cavcı

Yazar hakkında: Osman Cavcı

1962 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Cavcı, tiyatro sanatçısı İsmail Cavcı' nın oğludur. Baba mesleği olan tiyatroya olan aşkı 1972' de bir turnede (İzmir Turnesi) başlamıştır. Daha sonraları Ertem Eğilmez ile tanışmasının ardından 1981 yılında sinemaya adım atmıştır. İlk sinema filmi Ertem Eğilmez'in yönettiği Hababam Sınıfı Güle Güle'dir. İlk sinema filminden sonra Türk filmlerinde rol almaya devam etmiş, Muhsin Bey filmi ile genç yaşta kariyerinin zirvesini yakalamıştır. Muhsin Bey'de organizatör Muhsin Kanadıkırık'ın genç yardımcısını kendi adıyla oynamıştır. Filmdeki bu rolüyle geniş kitlelerce tanınmıştır.

Bir yorum var

  1. Öteki Sinema’yı kutlarım. Geç de olsa böyle değerli bir insanın sitenizde yazması müthiş. Merak edenler için kendisine ait bir youtube sayfası var, ilgilenenler takip edebilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir