Osman Cavcı Yazıyor: Aydemir Akbaş Donunu Bana Verecek!

Yıl 1990, Antakya’dayız. Hanımın Çiftliği. Aydemir Akbaş ile aynı odadayız. Adamın seks komedi filmlerini izlemişim. Vay be. Bu da mı gelecekti başımıza. Aydemir Abi çıplak yatıyor. Odada bildiğimiz daltaşak dolaşıyor. Aslında başlangıçta kırmızı, rengi solmuş bir donu vardı. O donu 75’lerdeki seks komedi filmlerinden biliyorum. Hep o don. Yıllarca giymiş, hala giyiyor o tarihte. Sonra kirlendi mi ne olduysa çamaşır yıkamamak için donsuz dolaşmaya başladı. Filmlerde donunu çıkarmazdı. Ha bir de çoraplarını. Ama şimdi onlar da yok. Utanmıyor, çekinmiyor. Yaşça çok gencim. Matrak adam. Ne olur ne olmaz, sıcakta yorgana sarılıp yatıyorum.

Aydemir Abi ciddi adamdır, az güler, neredeyse hiç konuşmaz. Mimikler yapar ya da ayıp el hareketleri. “Aydemir Abi bu gece içmeyeceğim” dedim, başparmağını işaret ve orta parmağının arasından çıkardı.

Aslında Galatasaray mezunu. Fransızca biliyor ama sokak adamlığını seviyor. Ha bu arada hasta Galatasaraylı. Maç izlerken deliriyor. Çok küfür ediyor. Aydemir Abi’den tek şikâyetim çıplaklığı değil. Beni devamlı ayakçı kullanması. “Lan Osman, bana git bi paket sigara al gel, hadi aslanım.” Haydi gidersin. Bir kere itiraz ettim, “Kalbimi kırdın Osman” dedi.

Senaryo yazar, ne yazdığını bilmem, merak etmedim. Fena senarist değildir. Elinde kâğıt kalem, yatağa uzanıp yazıyor. Çok eski filmlerine baktığımızda Lütfi Akad‘ın “Vesikalı Yârim“ filminde bile oynamış.

Atla Gel Şaban” filminin senaristi ama o filmi kendine çekse aynı şey olmaz. Aydemir Akbaş filmlerinin isimleri komiktir ama kendileri o kadar iyi değildir. Ucuz yapımlar. Çünkü o dönem parası az olan, Papirüs’e bile giremeyecek kadar parasız yapımcılar ile çalışıyor. Afişleri komiktir.

Birkaç seks filmine de tapmıyor değilim. “Erkek Kazım”. Aslında senaryo Jerry Lewis filminden alıntı. Dünyada bir kimyasal patlama oluyor ve hiç erkek kalmıyor. Bir erkek var, o da Erkek Kazım, yani Aydemir Akbaş. Patlıcan, hıyar karaborsa; Aydemir tek erkek, bütün kadınlar peşinde. Şöyle replikler hatırlıyorum.

  • Kadınlar bağırıyor: “Erkek Kazım, Erkek Kazım, Erkek Kazım.”
  • Aydemir horoz gibi dönüyor: “Söyleyin kadınlar, ne lazım?”

Gülerim, komiktir. Son dönem yaşlılıkta da Dolapdereli Sabri Abi tiplemesi başarılı. Ama biz Aydemir Akbaş’ın avamlığına güldük hep. Hep avamlığın peşinde koştu. İbo filmleri de öyle. Biz zaten o yüzden sevdik onu.

“Türk erkeklerine sevişmeyi öğretmiş.” Peki, kadınlara ne öğretti?

Bir zamanlar filmlerden çok para kazandığında Nükhet Duru’ya âşık. Ama çok. Her gece çalıştığı kulübe gidip Nükhet Duru’yu seyrediyor. En ön masada. Tıpkı filmlerdeki gibi bir şişe de viski masada. Hatta sahneye her gece çiçek de yolluyor. Büyük aşk bu. Nükhet Duru farkında, seyirci de. Kazandığı bütün paraları bu kulüpte yiyor.

Çiçek Bar’da dönen dedikoduya göre; “Nükhet Duru ve Aydemir Akbaş, İzmir’e film çekmeye giderlerken araba viraja girince Nükhet Duru, Aydemir Akbaş’a biraz yanaşmak zorunda kalıyor. Tek temas bu.” Vallahi dedikodu. Ona Nükhet Duru ile ilgili soru sorduğumda cevap vermiyor. Tespih sallayarak volta atmaya başlıyor.

Bu onunla ilk tanışmam değil. Yeşilçam sokağına yeni takılmaya başladığımda onu görürdüm. Kahveye girmez, tam karşıdaki dubarın önünde dikilir tespih sallardı. Karşısına geçip gülerdim, o hiç gülmezdi. Hiç gülmemesine daha çok gülerdim. Sonra peşimden kahveye girdi, telefonumu istedi. Bir film yapacakmış. “Seyyar Kamil”. Ucuz bir iş.

Başka bir filmdeyiz, o sırada bende bir vosvos vardı. Sete o arabayla giderdim. Aydemir Akbaş’ı her gün Teşvikiye yokuşundaki evinden alırdım, beraber giderdik. Yolda devamlı küfür ederdi. Ben gülerdim. ”Yavaş ulan be ib..!” veya “Yine 10 liralık benzin mi aldın, lan bir günde depoyu doldur, yolda kalırsak görürsün ananın …..!” şeklinde. Çok eğlenirdik.

Benden başka kimseyle kalmıyor, memnun. E tabi ayakçılık yapıyorum ya. Ona göre sessizmişim, horlamıyormuşum. “Valla Osman ruh gibi, hiç duymuyorum” derdi ama o devamlı osuruyor. Hem de sesli. ZARRRRRRTTT! Bir sabah sese uyandım. “Ne oluyor, Suriye mi saldırıyor?” dedim. “Korkma lan Osman, osurdum” dedi.

Ben Penthouse erotik dergiler okuyorum. İstedi, ver bakayım dedi. Verdim. “Toz ol, 1 saat gelme odaya” dedi. Bunları sabah anlatıyorum kahvaltıda, Ünal Küpeli ağlayarak gülüyor. Aydemir Abi de “Niye bu tarz dergiler okuyorsun lan” diye bana takılıyor. “İngilizcemi geliştirmek için” diye esprili cevap vermeye çalışıyorum. Aydemir Abi anında espri patlatıyor: “Bu dergiden öğrendiğin İngilizceyle kimseyle konuşma, dayak yersin.”

Züğürt Ağa filminden tanıdığımız, “karı isterem” dede var, o da dizide oynuyor. Dindar biri. Aydemir Akbaş’ın namını duymuş, bana “Bu adam cenabet” diyor. Münir Özkul kavuğunu Ferhan Şensoy’a verdi ya. Aydemir Akbaş da donunu bana verecek umuduyla şakirtlik yapmışlığım vardır.

Öteki Sinema için yazan: Osman Cavcı

Yazar hakkında: Osman Cavcı

1962 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Cavcı, tiyatro sanatçısı İsmail Cavcı' nın oğludur. Baba mesleği olan tiyatroya olan aşkı 1972' de bir turnede (İzmir Turnesi) başlamıştır. Daha sonraları Ertem Eğilmez ile tanışmasının ardından 1981 yılında sinemaya adım atmıştır. İlk sinema filmi Ertem Eğilmez'in yönettiği Hababam Sınıfı Güle Güle'dir. İlk sinema filminden sonra Türk filmlerinde rol almaya devam etmiş, Muhsin Bey filmi ile genç yaşta kariyerinin zirvesini yakalamıştır. Muhsin Bey'de organizatör Muhsin Kanadıkırık'ın genç yardımcısını kendi adıyla oynamıştır. Filmdeki bu rolüyle geniş kitlelerce tanınmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir