Top 10: Sinemanın En Acayip Silahları!

Catherine Tramell’in beyaz elbisesi: Son derece sıradan olan beyaz elbisenin hikmeti, Catherine Tramell’in iç çamaşırı giymiyor oluşundaydı. “Temel İçgüdü”nün akıllarda en çok kalan sorgu sahnesine damgasını vuran da o bacak bacak üstüne atma anıydı tabi. Ha göründü ha görünecek derken bir biz ter döktük, bir Dedektif Nick Curran. Kafalar yana yatırılıp yere doğru eğilirken hepimizin dikkati dağıldı. Aklımız başka yere gitti. Cinayeti falan unuttuk. Bacak arası yine kazandı, buz kıracağı havaya kalktı, havada kaldı.

Cherry Darling’in silahlı bacağı: Cherry Darling çatışmada kopan bacağına taramalı tüfek takıp değerlendirince, sinema tarihinin en tuhaf silahlarından birisini yaratmış oldu. Ayrıca Derya Baykal misyonuyla artık işe yaramaz dediğimiz şeyleri farklı şekillerde değerlendirebileceğimizi de kanıtladı. Silah, bacakta eldekinden çok iş yaptı, hanım kızımızın seksiliğine seksilik kattı.

Sex Machine’ın pantolonundaki silah: Kendisi bir erkeğin en büyük silahının ne olduğu fikrini biraz abarttı. Ona “sex machine” denmesinin sebebi yatakta tam bir seks makinesi olması değil, savaş meydanında kasıklarında uyur vaziyette duran fakat düşmanını görünce dikleşip ona ateş eden bir silaha sahip olması. O bir kere uyarıldı mı hiç durmaz, bu işin “Karanlıktan Şafağa” kadar yolu var.

Bill’in öldürücü darbesi: Gerçek hayatta hiçbir geçerliliği olmayan birkaç el hareketinin ölümcül olabileceği kimin aklına gelirdi ki? Pai Mei’nin rahatsız edici masaj hareketleri, iki hamleyle adamın işini bitirirken, Beatrix’in onca adamı neden kılıçtan geçirip katlettiği sorusu akıllarda kaldı. Fakat neticede Bill, Beatrix’e yanlış yaptı, Beatrix de Bill’e hareketi çekti.

Hayalet Avcıları’nın hayalet kapanı: Elektrik süpürgesinden hallice olan bu alet, hayaleti gördüğü yerde onu hortumuyla çekip haznesine hapsediyor. Siz de tıpkı halısı mikroplardan temizlenmiş ev hanımı rahatlığıyla evinizde korkmadan oturabiliyorsunuz. Hayaletler artık bir kabus değil. Bu alet akıl “hijyeniniz” için birebir.

Dedektif James Carter’ın çenesi: Bu adam o kadar çok konuşuyor ki, Jackie Chan gibi sevimli yüz ifadesiyle meramını anlatan bir adamı bile çileden çıkarabiliyor. Taramalı tüfekleri kıskandıran hızdaki çenesiyle düşmanlarına izlediği dizileri anlatması yeterli. Ona 10 dakikadan fazla dayanabilecek bir ev kadını tanımıyoruz.

Bruce Lee’nin nunçakusu: Nasıl bir alet olduğunu ve kimin aklının ürünü olduğunu bir türlü anlayamadığımız bu şey, Bruce Lee’nin elinde öylesine hızlı ve sorunsuz hareket ediyor ki, aynısını yapabileceğinizi sanıyorsunuz. Oysaki nunçaku kullanmak sizde morluklara, kırıklara, şişliklere sebep olabiliyor. Adam nunçakusuyla Muhammet Ali’yi yere sermeyi bırakın, ping pong bile oynayabiliyor.

Anton Chigurh’un oksijen tüpü: Ortaçağvari garip saç kesimi, meymenetsizliği ve soğukkanlılığıyla zaten kanınızı donduran bu adam; kapınıza geldiyse, elindeki oksijen tüpüyle o kapıyı uçurur ve size kaçacak bir yer, bir ülke bırakmaz. Ha belki sizinle iki çift laf eder de, yazı yerine tura dersiniz o zaman ayrı.

MacGayver ve her şey: MacGayver için baba silahların ne önemi var? O bir salatalıktan, soba borusundan, tahta silgisinden bile silah yapabilir. En kritik, en tehlikeli anlarda bir yolunu bulur ve kurtulur. MacGayver, dışarıya yanına hiçbir şey almadan çıkan tek insandır. Bazen bir çividir MacGayver, bazen de bir kürdan.

Chuck Norris: Sizce onun silaha ihtiyacı var mı?

Yazar hakkında: Semra Uygun

Fantastik sinema ve korku sineması için yeni ve acayip şeyler yaptı. “Korkteyl” programını yazdı ve sundu. “Midnite Movies” grubunu kurdu, korkuyu ötekilerle paylaştı. Semra deli gibi film izliyor, Tür, yıl, oyuncu, yönetmen ayırmaksızın izliyor; abur cuburlarını, dostlarını yanından eksik etmeksizin izliyor. Ama Semra hala doğru filmi bulamadı.

6 Yorumlar

  1. Aslında çok çok önemli ve abzürd bir silah daha var ki bu listede olsaydı şahane olurdu…Shoot Em Up’da Cliwe Owen’ın canlandırdığı karakterin elinden düşürmediği “HAVUÇ”

    Tabi yine bir Catherine Tramell dehası olan BUZ KIRACAĞINI da unutmamak gerek :)

    Artık bir klişe halini alsa da Kruger’ın Ustura Bazlı Eldiveni ni de analım derim ben :)

    Ellerine sağlık irdeleme için…

  2. Selahattin "The Noordinator" Özpalabıyıklar

    “Evil Dead” filmlerindeki Bruce “Ash” Campbell’ın “motorlu testere bazlı” (terimin fikri Fatih Yürür’ün notundan esirlenilmiştir) kolunu da unutmayalım :)

  3. shoot’em up ‘muz’ :)

  4. Aaaa bak unuttuğum için kendimi hatırladığım bir silah daha var geçen gün “bir eksik var mesajımda” dediğimde kaçıp gitmiş.
    İhtiyarlara Yer Yok’da Javier Bardem’in hayat verdiği nevi şahsına münhasır manyak(ötesi) katil Anton Chigurh’ın kendi icadı olan taş atıcı aparat (orjinal adı her neyse)…Sinema tarihinin en taze orjinal manyaklarından biri olan Chigurh aynı zamanda sinema tarihinin en taze orjinal silahlarından birini de elinde tutmaktaydı…

  5. existenz’deki silah da gayet acayipti: http://www.smh.com.au/ffximage/2006/04/19/fondue_existenz_wideweb__470x317,0.jpg

    hele ki toplanma sahnesi

  6. Çıkıntılık yapmak istemem ve yazıya yorum bakımından biraz(!) geç olacak ama Bill’in öldürücü darbesi bölümünde ki “Gerçek hayatta hiçbir geçerliliği olmayan” kısmı pek hoşuma gitmedi acıkcası.Çünkü uzakdoğu dövüş felsefelerinin bazılarında bu tarz teknikleri kullanabilen yüksek seviyedeki dövüş ustaları bulunmakta ve bunun gerçekten var oldugu bilinmekte.Sadece belirtmek istedim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: