Cannon Film

Yazan: 10 Eylül 2008  
Kategori: Ortaya karışık

80′ler gerçekten de çılgın ve tuhaf bir dönemdi… Özellikle batı toplumları için özgürlük arayışı ve sosyal bilinç kazanma gayreti ile geçen 60′lar ve 70′lerden sonra tekrardan 1950′li yılların eğlence duygusu topluma hakim olmaya başlamıştı. Herşey; kıyafetler, yemekler, müzik ve sinema… Uçuk, kaçık ve renkli. Teknolojinin de yeni bir döneme girmesi ile modern ve tuhaf ama oldukca eğlenceli bir 10 yıl geçirdik diyebilirim. 80′lerin tuhaflıklarının çoğu gençlik albümlerinin arka köşelerine atılmış olsa da dönem sinemasının örnekleri her zaman mutlu bir yüz ifadesi ile anılır ve fırsat buldukca ve bir yerlerde rastlandıkca, eski bir dostla kavuşmuş gibi tekrar tekrar izlenir. Majör stüdyoların, “Geleceğe Dönüş” serisi gibi yüksek bütceli yapımların yanında 80′ler sinemasının ana hatlarını belirleyen ve “Break Dance” “Death Wish” “He Man” “Alan Qutermain” gibi özellikle video’da patlamış  nabza şerbet  filmlerin yapımcısı Cannon Group ve yöneticileri Yoram Globus ve Menahem Golan‘ı analım istedim bu kez…

Yıl 1979… Menahem Golan ( asıl adı Menahem Globus, Golan soyadını İsrailde bulunan Golan tepelerinden almış)  ve kıvırcık saçlı kuzeni Yoram Globus ABD’den alınan ve İsrailde gösterilen filmleri getirmek için hareket geçmişti. Kuzenlerin 70′lerin başında bir iki ucuz film yapma gayreti dışında pek kayda değer işleri yoktu… Saygısız ve edepsiz bir gençlik komedisi olan fakat ne gariptir ki ülkemizde bile gösterilen ve beğenilen Popsicle limon, Golan ve Globus tarafından yapıldı ve arkadaşları Boaz Davidson tarafından yöneltildi. Fİlm (daha sonra seriye dönüştü) İsrail de büyük bir hit oldu ve Dünyanın geri kalanında da hatırı sayılır bir izleyici buldu.

img245/2826/babypos03cb9.jpg

1977′de yaptıkları Operation Thunderbolt ise  en iyi yabancı film Oskarına aday olmuştu . Amerikalılar iki kuzeni bu film yüzünden gereğinden fazla ciddiye aldı ve MGM hemen bir anlaşma önerdi. Kuzenler filmlerini dışarıda pazarlamak ve hatta uluslar arası vizyon için film yapma olanağı bulmuştu.

Filmler niteliksizliklerine rağmen eşsiz bir dokuya sahipti. Dönem sinemasının ve özellikle video izleyicisinin tüm ihtiyaçlarını karşılıyordu ve agresif pazarlama taktikleriyle pahalı filmler kategorisinde pazarlanıyordu. 70′lerin yorgun yüzleri ve yeni starlar Cannon filmlerinde boy gösteriyor, Amerikan halkının nabzına uygun kahramanlar yaratılıyordu. Amerikan Ninja serileri ve Chuck Norris‘in 1984-86 arasında yaptığı tüm filmler gibi…

Golan’ın hayali yeni bir büyük film stüdyosu yaratmaktı ve şirket merkezi İsrailde olmasına rağmen Holywood’dan yönetilen stüdyolardan daha verimliydiler. Major stüdyolar son 10 yılda 125 film pazarlamışken Cannon sadece 1986 yılında 43 film yapmıştı!  Cannon’un iş modeli o zamanlar için çok yeniydi. Kuzenler şirketi küçük bir stüdyo için aşırı derecede başarılı yaptı. Golan, saldırgan bir satıcıydı.  Bir çok kez henüz sadece bir afişten yada fikirden ibaret olan filmleri sattı. Bu şekilde filme daha başlamadan kar ediyor ve  filmleri bu para ile çekerek ilginç bir finansman modeli yaratıyordu. (70′lerdeki Yeşilçam kafası!)

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/b/bd/Cannon_Films.jpgGolan ve Globus işlerini genişletmek için bu defa uluslar arası bir sinema salonları zincirini satın aldı ve bu sayede hem kendi filmlerinin salon bulma sorununu çözdüler. Ayrıca pek çok eski filmin video gösterim hakkını satın alarak ve afiş (bazen de isim) revizyonundan geçirerek bu filmleri deniz aşırı ülkelere (mesela Türkiye) pazarladılar. Şirket kazandığı paralarla güçlenmeye ve kuzenler şımarmaya başlamışken daha pahalı ve riskli projelere giriştiler ve mucizevi bir şekilde kazandıkları paranın çoğunu bu yolda heba ettiler.  Örnek vermek gerekirse Dönemin gözde yönetmenlerinden Tobe Hooper‘in yönettiği Life Force adlı Uzaylı vampir filmi (Bence çok başarılı bir filmdir bu arada…) 30.000.000 $’lık bütcesine rağmen sadece 10.000.000 $ getirebildi. Cannon’un büyük filmlere geçişi şirkete ne prestij ne de para getirdi. Kuzenler bunu bir yenilgi olarak algılamayı reddetiler ve büyük filmlere para yatırmayı sürdürdüler. Zamanın yıldız oyuncusu Stallone’yi “Over the Top”da bir bilek güreşcisi yaptılar.  Serinin en zayıf halkası sayılan ve iflah olmaz fanların bile nefret ettiği “Superman 4″ü çektiler ve Rocky 4′le yıldızı parlamış ama oyunculuk adına hiç bir ışıltı vermeyen Dolph Lundgren‘i He-Man yaparak sinema tarihinin en büyük gişe çöküşlerinden birini gerçekleştirmeyi başardılar.

Ama daha da kötüsü, pahalı filmler, sıkıntının sadece bir parçasıydı. Kuzenler Amerikanın güneyinde gösterim ve pazarlama yapabilmek için İngiliz şirketi EMI-Thorn’u ve  Elstree Studios’u satın aldı. Hemen ardından da iki büyük uluslar arası Sinema salonu zincirinin daha alımı yapıldı. Golan stüdyoyu desteklemek için bazı video haklarını 1986 yılında Warner Bros’a devretti ve 25.000.000$ aldı. Kötü gidişatın film çevrelerinde duyulduğu günlerde bir söyleşisinde şöyle der: “Bizim tek suçumuz sinemayı ve filmleri sevmekti. Bizi Polo müsabakalarında yada Tenis kortlarında göremezsiniz. Biz 7 gün /24 saat, ofisimizde işimizin başındayız.” Gerçekten sinemasal yaklaşımları bu iki delişmen kuzeni diğer B filmi yapımcılarından ayrı bir yere koyuyordu.

Cannon film sayesinde B filmleri büyük bütçelere ve uluslar arası gösterim şansına kavuştular fakat Kuzenler in giderek daha pahalı prodüksiyonlara yönelmesi ve yaptıkları alımlar yüzünden Cannon Films 80′lere sıkışmış bir prodüksiyon firması olarak ve çoğunun sadece video kasetlerde hatırladığı bir logo olarak kaldı.

Bazı Cannon filmleri: 10 to Midnight, 2 Pick-Up, Africa Express (1989) African Express (1989) Alien from L.A. (1987) Odeon (1987) American Ninja (1985) American Ninja 2: The Confrontation (1987) American Ninja 3: Blood Hunt (1989) American Ninja 4: The Annihilation (1991) American Ninja V (1993) American Ninja 5 (1993) (USA) Appointment with Death (1988) Assassination (1987) Beauty and the Beast (1987) Bloodsport (1988) Borrower, The (1991) Braddock: Missing in Action III (1988) Breakin’ (1984) Castaway (1987) Cobra (1986) Dangerously Close (1986) Death Wish 3 (1985) Death Wish 4: The Crackdown (1987) Doin’ Time on Planet Earth (1988) Down Twisted (1987) 5.1/10 (41 votes) Exterminator 2 (1984) 2.8/10 (86 votes) Fifty/Fifty (1993) 4.3/10 (35 votes) 50-50 (1993) Firewalker (1986) Fool for Love (1985) Frog Prince, The (1988) Going Bananas (1987) My African Adventure (1987) (USA) Grace Quigley (1984) Ultimate Solution of Grace Quigley, The (1984) Guess What We Learned in School Today? (1970) Hanoi Hilton, The (1987) Hellbound (1993) Hot T-Shirts (1979) Journey to the Center of the Earth (1989) King Solomon’s Mines (1985) Kinjite: Forbidden Subjects (1989) Lifeforce (1985) Masters of the Universe (1987) Mata Hari (1985) Mercenary Fighters (1987) Freedom Fighters (1987) Messenger of Death (1988) Missing in Action (1984) Murphy’s Law (1986) Naked Cage, The (1986) Wild Cage (1986) Naked Face, The (1984) Nana (1982) Nana, the True Key of Pleasure (1982) (UK) Nana: La vera chiave del piacere (1982) (Italy) Outlaw of Gor (1989) Outlaw, The (1989/II) Over the Top (1987) Rescue Me (1993) Street Hunter (1993) (USA) Sahara (1983) Salsa (1988) Savage Weekend (1979) Upstate Murders, The (1979) Shy People (1987) Surrender (1987)

Reblog this post [with Zemanta]
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Yorumlar

"Cannon Film" için 8 yorum

  1. canevrenol tarafından 29 Aralık 2008 08:12 tarihinde 

    Bir Robocop seksiligi yok mudur CANON’un bu kult logosunda?…

  2. Murat Tolga Şen tarafından 29 Aralık 2008 20:39 tarihinde 

    Kesinlikle vardır :)
    Cannon Films’le ilk olarak Samsun ‘Cenk Koray Video’ klübünde karşılaşmıştım. Allan Quetirmain’ler, Amerika 3000′ler Invasion USA’lar derken en tuttuğum yapım şirketi olmuştu. Cannon logosu olan bir video kasedi gözüm kapalı kiralardım. Cannon olmasaydı 80′ler eksik kalacaktı orası kesin.

  3. canevrenol tarafından 29 Aralık 2008 22:23 tarihinde 

    Cenk Koray Video klubunu biraz acar misin?

  4. Murat Tolga Şen tarafından 30 Aralık 2008 00:12 tarihinde 

    Ergenliğimde, ailem Kocaeli’de oturmasına rağmen teyze kızından kopamadığım için (birlikte büyüdük) Samsun’da lise öğrenimime devam ediyordum. Samsun’un en büyük video kiralamacısının adı ise ‘Cenk Koray video’ idi. Çok profesyonel ve şık bir işletme idi. Orayı hep ‘Lost Boys’da bulunan videocuya benzetirdim. En iyi filmleri onlar getirir ve o dönem yasaklı olan ‘Evil Dead’ gibi filmleri ‘yalnız seyretmeyin gençler!’ diye uyararak tezgah altından verirlerdi. Cenk Koray’ın bir akrabasınındı ya da ortaklarından biri Cenk Koray’dı sanırım. (Samsunludur kendisi)

  5. canevrenol tarafından 30 Aralık 2008 00:45 tarihinde 

    tesekkur ederim.

  6. ercan kaya tarafından 17 Mart 2009 21:56 tarihinde 

    yukarıda teksas katliamı 2 yok canon sütüdyosunun en unutulmaz filmlerinden biridir.

  7. 80’lerin ninja filmleri furyasına önemli katkılarda bulunan bir ninjayı konuk ediyoruz bugün; Shô Kosugi nam-ı diğer Yiğit Ninja. | Tersninja.com tarafından 02 Aralık 2009 01:09 tarihinde 

    [...] film ise Türk seyircisinin de aşina olduğu, yapımcılığını ‘dandik’ aksiyonların rahmi Cannon Group’un üstlendiği 1981 tarihli Enter The Ninja ’dır. Spaghetti Western’lerle ünlenmiş oyuncu [...]

  8. xebdor tarafından 08 Eylül 2010 16:47 tarihinde 

    Cannon çocukluğumun favorilerindendir ki, hala bu film şirketinin filmlerini görürsem izlerim. Başlıkta hiç geçmemiş -Trt zamanında verilmiş- bir Hansel & Gretel filmi vardır Cannon’ın: http://www.youtube.com/watch?v=xl5wQFGdEzs linkinden izleyebilirsiniz. Bunun dışında ünlü Cannon filmleri için de: http://muzzybluezzy.blogspot.com/2010/05/cannon-movies.html linkine bakabilirsiniz.


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!