Le Tableau / Mutluluğa Boya Beni (2011)

“Evet, şu anda tablonun içindeyiz…
Zamanın durduğunu düşünebilirsiniz ama durmadı.
Herkes yerli yerinde duruyor ve nefesini tutuyor.”

tableau posterLola, böyle başlıyor macerasını anlatmaya… Bizi, kendinin de dünyası olan bir tablonun içine götürüyor. Bu tabloda tamamlandığı için kibre kapılmış ve kendi gibi olmayanları saraylarına almayan Toupin’ler, neden tamamlanamadıklarını anlayamayan ve yarım bırakıldıkları için ressamlarına kızan Pafini’ler ve köle olarak kullanılan hatta ayaklar altında ezilen Reuf’lar var. Bir de aşk var. Hem de uygunsuz görülen bir aşk… Tamamlanmış olan Ramo ve yarım kalan Claire arasında… Macera Ramo’nun sevgilisini görme isteği ile başlıyor. Kanoya binip nehirde sürükleniyor hikâyenin kahramanları olan Ramo, Lola ve Plume. Karanlık orman dedikleri bir ormana düşüyor yolları önce. Kocaman çiçekleri olan bu orman onları merakla gözlemliyor. Ardından korkularını yenip devam ediyorlar, kendi yaratıcılarını yani ressamı bulmak ümidiyle. Bu ümit onları tablodan tabloya süregelen bir akışın içine çekiyor. Çiçekler, askerler, taklit ressamlar, ölüm ve arayış dolu bir akış…

Türkçeye “Mutluluğa Boya Beni” olarak çevrilen yapım 2011 tarihli, 76 dakikalık bir animasyon. Fransa – Belçika ortak yapımı… Le Point Dergi’sine göre “Yılın en yaratıcı ve şiirsel Fransız filmerinden biri”. Le Tableau, çocukların da rahatlıkla seyredebilecekleri fakat daha ziyade yetişkinlerin seyretmesi gereken bir hikâye. Lakin hepimizin dönenip durduğu ve bulmak için çabaladığı bir arayışı anlatıyor en güzel renklerle. İçinde bulunduğumuz tablonun ressamını… Yönetmenliğini Jean-François Laguionie’nin üstleniyor. Senaryosu ise yönetmeniyle beraber Anik Leray imzası taşıyor. Yönetmenin diğer animasyonları da; Gwen, le livre de sable (1989), Le chateau des singes (1999), L’ile de Black Mor (2004) şeklinde sıralanabilir meraklıları için…

12 Le Tableau film

Film bir tablonun bütün renklerini yansıtıyor. Olmuşlukları, olamamışlıkları ve arayışları sakin ama belirgin bir duygu yoğunluğu ile aktarıyor seyircisine… Seyredeniyle beraber sorguluyor; tamamlanmanın tanımını. Hepimiz günün sonunda içinde bulunduğumuz tablonun ressamını arıyoruz. Kimimiz onun varlığına ve bir gün geri dönüp yarımlıklarımızı tamamlayacağına inanıyor. Kimimiz tamamlamış olduğu inancıyla kendi gibi olmayanları yargılamanın peşinde zaman öldürüyor, ressamı hiç düşünmeden. Kimimiz ise inancını yitirmiş, sırtına binen kamburlarla daha da çöküyor gün be gün. Ama bir umut taşımamız gerekiyor. Bir gün tamamlanabileceğimize dair… Kendi renklerimizi bulup boyanabileceğimize dair… Hepimiz bu büyük tablonun bir parçasıyız. Saraylarda ya da değil! Ve hiç birimiz emin olamayız hangimizin daha tam olduğundan! Le Tableau ümit veren, sorgulayan ve ateşleyen bir animasyon. Kendi sorularınıza renkler gözünüzden akıp giderken cevap bulmanız dileğiyle. İyi seyirler…

Yazar hakkında: Melahat Yılmaz Özberk

1981 Ankara doğumlu... Anadolu Üniversitesi Türk dili ve Edebiyatı bölümünde okuyor. Gölge- e Dergi ve Öteki Sinema’da çeşitli film eleştirileri ve hikâyeler yazıyor. Tek dileği yazacak sözlerinin bitmemesi ve bunları sayfalara dökebilmek…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir