Uzak İhtimal (2009)

Kafasesi.net blogunu da hazırlayan ve “sinema” deyince süt görmüş kurabiye kadar kendinden geçen, arkadaşımız Esin Kutay Kılıç, Uzak İhtimal filminin sinema blogları için düzenlenen ön gösterimine katıldı ve “Öteki Sinema” okurları için bir yazı hazırladı. İyi okumalar…

Yazıma Mahmut Fazıl Coşkun’u tebrik ederek başlamak istiyorum. Evet, anlaşılacağı üzere film pek bir hoşuma gitti. Aslına bakılacak olursak ilk dakikalarda perdede gördüklerime pek ısınamadım, hatta “bir buçuk saat şimdi nasıl geçecek?” diye düşünmeye başlamıştım ama film akmaya devam edince ne kadar da yanlış düşünmüş olduğumun ve yönetmenin aslında ne yapmak istediğini anladım. Yönetmen Mahmut Fazıl Coşkun’un ilk uzun metraj çalışması olmasına rağmen ses ve dil çok iyiydi… Film Uluslararası Rotterdam Film Festivalinden alınan “En İyi Film” ödülüyle birlikte pek çok festivalden ödülle dönmüş ve eleştirmenler tarafından oldukça beğenilmiş.

Filmin konusundan bahsedecek olursak; Müezzinlik yapan Musa’nın ataması İstanbul Galata’da bir camiye çıkınca, genç müezzin hayatında ilk kez İstanbul’a gelir.Musa caminin lojman olarak kullandığı daireye yerleşir. Yanıbaşındaki dairede  Rahibe Anna ve onun bakımıyla ilgilenen Clara yaşamaktadır. Kiliseyle evi arasında daracık bir hayata sıkışmış Clara’yla İstanbul’da yeni bir hayata başlayan Musa’nın karşılaşması ilginç ve bir o kadar da sıcak bir duygunun ortaya çıkmasına neden olur. Clara’nın sürekli gittiği kilisede, Musa ve sahaf Yakup Demir’in karşılaşması da başka bir hikayeyi doğurur. Clara, müezzin Musa ve sahaf Yakup Bey’in hayatı kesişince küçük insan öyküleri eşliğinde sürprizler ortaya çıkar… (Filmin sitesinden)

wrong rosary_2-tile

Şunu da eklemekte yarar görüyorum; Bu kesinlikle dini içerikli bir film değil, yönetmeninde dediği gibi “din” olgusu filmde sadece bir fon olarak kullanılmış. Filmin  bu anlamda bir şey anlatma ya da ispatlama gibi bir gayesi yok.  Sadece Musa’nın hayatından ufak bir kesit izliyoruz. Filmin Senaristlerinden Görkem Yeltan’ a göre film bir aşk filmi de değil aslında…  Bu söylenilemeyenlerin anlatıldığı arka planında aşk olan bir gücünü yalınlığından alan bir hikaye… “Bazı şeyler söylenir, çatışmalar doğar ve hayatın akışı değişir, bazı şeyler söylenemez, ama çatışma yine vardır. Film bu iki durumu da gösteriyor. İnsan söyledikleriyle değil gizledikleriyle insandır demiş bir düşünür. Bizim filmimizin üç kahramanı söylediklerinden çok söyleyemedikleriyle bir dünya kuruyorlar.” demekte sevgili Görkem Yeltan

Uzak İhtimal, ilk bakışta birbirinden çok uzak gibi gözüken üç karakterin hikayesini anlatırken aslında bu kişilerin birbirine ne kadar da yakın olduğunu gösteriyor diyebiliriz. Üstelik bunu çok ustaca gerçekleştiriyor, olayların akışına hiç müdahale etmeden. O kadar ki bazı kamera açıları var, sanki kameralar sete gelişi güzel atılmış gibi. Bence anlatımı bu kadar kuvvetli kılan unsur da bu olmuş kanısındayım. Sanki olaylar bir senaryo dahilin de gerçekleşmiyormuş da gözünüzün önünde cereyan ediyormuş gibi hissediyorsunuz. Birden Musa ve Clara’nın dünyasına dahil oluyorsunuz. Yer yer onlarla özdeşleştiğiniz noktalar bile oluyor. O kadar samimi, o kadar içten yani. Tabi ki burada senaristlerin de hakkını vermek lazım. Senaryo çalışmaları iki yıl sürmüş ve metin dört kere değiştirilmiş.

Film “Uluslararası Rotterdam Film Festivali”ne katılan ilk ve tek Türk filmi… Hatta  girişte de belirttiğim üzere katılmakla yetinmeyip “En İyi Film” ödülüne de layık görülmüştür. Yönetmenin aslında festivale katılma gibi bir gayesi yokmuş lakin kurgucuları Çiçek Kahraman’ın önerisi (kendisi festivalin düzenleme komitesinden birini tanıyormuş) üzerine gönderilir. Bu “tanıdık” (Ludmila Cuikova) filmi çok beğenerek yarışma jürisine tavsiye eder. Bu noktada bile Mahmut Fazıl Coşkun Hayal kırıklığı yaratmamak için ödülü pek düşünmüyormuş. Bu mütevazi adam şu an hem altın kaplana, hem de 15000€’luk ödüle sahip.

Ne acıdır ki bu Cuma (09.10.09) itibari ile vizyona girecek olan bu enfes filmin gişede aynı başarıyı sağlayamayacağını düşünüyorum. Tempo derdi olan yeni tip izleyici bu filmi anlayıp değerlendirebilecek mi bu büyük bir soru işareti ama sinemada “film” izlemek ve samimi bir çaba görmek isteyen hiç kimsenin atlamaması gereken bir film, Uzak İhtimal…

Son olarak da, filmin uluslararası sitesi olan www.wrongrosary.com‘u mutlaka ziyaret etmenizi öneririm, oldukça hoş olmuş.  Ayrıca Türkçe içerik için www.uzakihtimal.com sitesini de ziyaret edebilirsiniz.

Yazar hakkında: Misafir Koltuğu

Öteki Sinema ekibine henüz katılmamış ya da başka sitelerde yazan dostlarımız her fırsatta harika yazılarla sitemize destek veriyor. Size de okuması ve paylaşması kalıyor...

3 Yorumlar

  1. serdar kökçeoğlu

    Kesinlikle çok etkileyici bir film. Karakterlerin meleksi duruşlarından, bembeyaz kostümlerinden vs biraz rahatsız olmuş olsam da; büyülü gerçekçilik türüne giren, zen etkisi yapan bir masalsılığı var. İnançlı biri olmasam da, caminin avlusunda oturmak beni sakinleştirir, dinlendirir. Galiba öyle bir etkisi oldu. Sadeliği ve yavaşlığı tam bir Mola etkisi yapıyor.

  2. En guzel sahnelerden biri de Musa’nın Clara’nın Italya’ya gidecegini ogrendikten sonra camiideki dua okuyusunun degismesiydi, bir arabesk hal almasıydı.

  3. Benim de çok hoşuma giden bir film oldu. Her ne kadar yavaş ilerleyen bir hikayesi olsa da sinemasal açıdan ve verilen yumuşak tatlı duygudan gerçekten etkilendim. İzlemeyen arkadaşlar varsa tavsiye ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: