Alkan Avcıoğlu’nun tamamı yapay zekâ ile kotarılan ilk uzun metrajlı belgesel olma özelliği taşıyan filmi Gerçek Ötesi (Post Truth, 2025), Herzog’un “esrik hakikat” anlayışını
Amerikan punk’ı konusunda birbiri ardına izlediğim bir belgesel ve bir film punk’ın doğduğu mekanlar etrafında oluşan organik ortamı oldukça iyi anlatıyor: Danny Garcia’nın Nightclubbing belgeseli ve Randall Miller’ın CBGB filmi.
Tayfun Belet’i bu girişiminden dolayı kutlarım. Çünkü bu ülkede Sabiha Sertel gibi kadınları anlatmak hâlâ cesaret istiyor. Belgeseli mükemmel değil ama samimi. Eksikleriyle, aceleleriyle, sade diliyle bile bir şey başarıyor: Sabiha Sertel’in adını yeniden dolaşıma sokuyor.
I Like Me” belgeseli John Candy’nin maskesini nazikçe kaldırıyor. Çocukluğundaki kayıplar, babasının erken ölümü, ailesine bakan “iyi çocuk” rolü… Hepsi onu, Bill Murray'in belgeseldeki tabiriyle bir people pleaser/insan mutlucusu haline getirmiş.
Gülten Taranç’ın Dedemin Evi belgeseli, ilk bakışta kişisel bir aile hikâyesi gibi görünse de, derinlemesine incelendiğinde Türkiye’nin toplumsal belleğine açılan çok katmanlı bir kapıya dönüşüyor. Bir evin duvarları arasında yankılanan sesler yalnızca bireysel geçmişi değil, kolektif hafızanın da kodlarını taşıyor.
Black Sabbath’a sonradan dahil olan vokalistler Ozzy’nin yerini dolduramadı. Ozzy’nin gırtlağındaki blues etkisi Iommi’nin gitarındaki blues etkisiyle çok iyi uyuşurdu. Bu yüzden müzikteki etkisi büyük oldu.
Başka Tren Gıdı Gıdı, bir manevra lokomotifinin çektiği birkaç vagondan ibaret işçi servis trenini anlatır gibi görünse de asıl hikaye Gıdı Gıdı treninden Sümerbank’a, Sümerbank’tan Devletçiliğe, Devletçilik’ten Cumhuriyet ve Atatürk’e doğru akarak yatağını buluyor.
Netflix’te karşıma çıkan Buy Now: Shopping Conspiracy belgeseli tam bir zihin açıcı oldu. Dünyanın en büyük markalarının arka planını sorgulayan bu yapım, bizi nasıl bir satın alma döngüsüne hapsettiklerini gözler önüne seriyor.
Joel Bakan’ın aynı isimli kitabından uyarlanan The Corporation, şirket kavramının ne anlama geldiğini, nasıl icat edildiğini, nasıl büyütüldüğünü ve günümüzde neye tekabül ettiğini anlatan kıymetli bir belgesel.
Louie Psihoyos’un yönettiği The Cove, Uluslararası Balina Komisyonu (IWC) tarafından yasaklanmış olmasına karşın yunus ve balina avcılığına izin veren hatta bunu teşvik eden ancak inkâr eden Japon hükümetinin sebep olduğu katliamı gözler önüne seren bir belgesel.
Eroğlu Kızlar Orkestrası’nın zamanla unutulmaya yüz tutmuş hikayesini yeniden gün ışığına çıkaran Musa Ak ve Hasan Basri Özdemir, "Bir Orkestranın İzinde" adlı belgeselle izleyiciyi geçmişe doğru nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor.
İzlediğim en iyi belgesellerden biri olan ve “Öğrendiklerimiz moda konusundaki düşünme şeklimizi değiştirdi, umarım sizin üzerinizde de aynı etkiyi yapar” diyen The True Cost'un bu temennisini yinelemek ister ve izleyen herkes üzerinde aynı etkiyi yapmasını dilerim.
Cowspiracy (2014) belgeselinin devamı olarak görebileceğimiz Seaspiracy (2021), okyanuslara en büyük zararın balıkçılık endüstrisi tarafından verildiğini iddia ederken, bu sorunu görmezden gelen sözde çevre örgütlerini de itham etmekten çekinmiyor.
Super Size Me'ye başlamadan önce doktor kontrolünden geçerek, genel sağlığının “gayet iyi” olduğunu açıkça ortaya koyan ve “30 gün boyunca, günde üç öğün menüdeki her şeyi yiyeceğini” söyleyen Spurlock, ilk andan itibaren her gününü kayıt altına alır.
Gıdanın endüstriyel hale getirilerek birkaç şirketin ellerine teslim edilmesini ve bu şirketlerin handiyse hiç denetlenmemesini eleştiren Food Inc. (2008), tabağımızdakinin “gıda” değil para peşinde koşan şirketlerin bizlere dayattığı yapay ürünler olduğunu iddia ediyor.
Food Will Win the War, ABD Tarım Bakanlığı’nın siparişi üzerine, hem gıda sıkıntısı çeken müttefiklere umut aşılamak hem “bütün yiyeceğimizi Avrupa’ya gönderdiğimiz için bizler aç kalacağız” diye endişe eden halkın korkularını gidermek hem de Amerikan çiftçisinin çalışkanlığını övmek için yapılmıştır.
Tunus’un en iyi uzun metraj belgesel dalında Oscar adayı olan ve şu ana dek 21 ödül kazanan Dört Kız Kardeş adlı film, IŞİD’e katılan ablalar ve geride kalan bacıları anlatıyor. Aslında bu belgesel desen değil, kurmaca desen o da değil!
Derviş Zaim’in Kıbrıs’ın ünlü dolandırıcısı Mustafa Serttaş’ı anlattığı Tavuri (2023), Türk sinemasında pek rastlamadığımız ölçüde özgün ve yaratıcı bir belgesel. Tavsiye ederim.
Yönetmenliğini ve senaristliğini Önder Esmer’in, yapımcılığını ise Matthias Kyska’nın yaptığı Aşk, Ateş ve Anarşi Günleri: Türk Sinemateki ve Onat Kutlar (2023), Türk Sinemateki’ni ve kurucularından Onat Kutlar’ı anlatan bir belgesel.
Tornatore’nin belgeseli Ennio (2021), insanı duygudan duyguya sürükleyen, sanatçının itirafları ve özeleştirileriyle zenginleşen, birinci sınıf bir belgesel.