Bela Lugosi Türk Filminde Oynadı!

Şaka değil gerçek: Macar asıllı Bela Lugosi, Muhsin Ertuğrul’un yönettiği bir (hatta belki iki) Alman filminde oynamıştı! Nasıl olmuş da olmuş demeyin…

Muhsin Ertuğrul ve Bela Lugosi… Bu iki isim ne vesileyle birlikte anılabilirler? Biri Türkiye sinemasına -ve ayrıca tiyatrosuna- uzunca bir dönem tek başına damgasını vurmuş bir Türk yönetmen. Diğeri, Holywood’un ilk Dracula uyarlamasında başrolü oynayarak bu ölümsüz vampir kont ile özdeşleşmiş efsanevî bir korku sineması ikonu. Oysa şaka değil gerçek: Macar asıllı Bela Lugosi, Muhsin Ertuğrul’un yönettiği bir (hatta belki iki) Alman filminde oynamıştı! Nasıl olmuş da olmuş demeyin… Muhsin Ertuğrul “Benden Sonra Tufan Olmasın” (Eczacıbaşı Vakfı Yayınları, 1989) adlı otobiyografisinde Bela Lugosi ile yollarının nasıl çakıştığını ayrıntısıyla anlatıyor.

Muhsin Ertuğrul aslında ilk sinema deneyimlerini 1919-20’de Almanya’da yaşamıştı. 1919’da Almanya’da bir film çektikten sonra, ertesi yıl Kari May adlı oryantalist bir Alman serüven romanları yazarının eserlerini sinemaya uyarlamak amacıyla, söz konusu yazarın bir grup Alman hayranının girişimiyle kurulan Ustad Film’in kuruluşuna katılır. Aynı dönemde Bela Lugosi de Almanya’dadır, çünkü 1919 Macar Devrimi’nin bastırılmasının ardından sosyalist görüşlü bu oyuncu Almanya’ya kaçmıştır ve ABD’ye göç etmeden önce, bir süre bu ülkede kalacaktır. Gerisini Muhsin Ertuğrul’dan dinleyelim:

‘Yardımcım Reimann, dışarıda birinin beni görmek istediğini ve rejisör odasına aldığını haber verdi. Odadan içeri girdiğim zaman uzun boylu, sararmış tenli, eskimiş elbiseli biri bekliyordu. Oturttum. Anlatmaya başladı: “Adım Bela Lugosi… Budapeşte’den geliyorum. Sizden saklayacak değilim. Bela Kuhn [Macar komünist lider] Devrimi’ne karıştım. Macaristan’da kalamazdım. Şimdi burada iş arıyorum.” Fazla konuşturmak istemedim, “Yeni bir filme başlıyorum, onda sizi tatmin edecek büyük bir rolünüz olacak.” dedim. Ustad Film’in müdürlüğünü yapan Knefels’e hemen bir kağıt göndererek, filmin süreceği dönem boyunca Bela Lugosi’yi ayda on bin mark ücretle angaje etmesini yazdım.”

Söz konusu film, Die Teufelsanbeter (Şeytan’a Tapanlar) adını taşıyordu. Ertuğrul, otobiyografisinde filmin konusu hakkında bilgi vermese de ismi yanıltmasın, bu film fantastik nitelikli bir korku filmi değil. Filmin konusu, kendini Ortadoğu halkları arasında yaşamaya adamış Alman asıllı kahraman bir serüvencinin, Yezidîleri yöredeki Osmanlı valisinin zulmünden kurtarmasını anlatıyor. (Yezidîler, Kürt kökenli ama İslamiyet’ten ayrılarak, kim bilir hangi etkilerle Şeytan’ın kutsanması üzerine kurulu, kendilerine özgü bir din geliştirmiş barışçıl ve Batı’daki Satanistlerle uzaktan yakından bir benzerlikleri olmayan-küçük bir topluluktur.)

Bela Lugosi, Ustad Film’in gerçekleştirdiği bir filmde daha oynayacaktı: Die Todes karazvane (Ölüm Kervanı). Ertuğrul’un bir bahiste adını andığı ama otobiyografisinde hiç değinmediği Die Todes karazvane’nin ise, aksamalara uğrayan sorunlu bir süreç sonucu tamamlanmış bir film olduğunu yabancı kaynaklardan öğreniyoruz. Muhsin Ertuğrul’un, bu filmin asıl ve tek yönetmeni olmasa da filmin yapımına bir aşamada müdahil olduğu anlaşılıyor…

Murat Tolga’nın notu: Bu  “meraklısına özel” yazı yayın hayatına son vermiş, Türkiye’nin tek “Öteki” Sinema dergisi “Geceyarısı Sineması”nın 2002 sonbaharında yayınlanan 15. sayısından alınmıştır. Yazar bilgisine ulaşılmamamıştır. İyi okumalar.

Yazar hakkında: Misafir Koltuğu

Öteki Sinema ekibine henüz katılmamış ya da başka sitelerde yazan dostlarımız her fırsatta harika yazılarla sitemize destek veriyor. Size de okuması ve paylaşması kalıyor...

Bir yorum var

  1. anlamadığım bir şey var. Bu film (der Teufelsanbeter) Muhsin Ertuğrul tarafından çekilmiş -en azından yazının iddiası bu- ama imdb.com’ da filmin yönetmeni olarak Marie Luise Droop gösteriliyor, sayfa boyunca Muhsin Ertuğrul ismine raslayamadım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: