Invasion of the Bee Girls (1973)

Feminist Kraliçe Arılar İş Başında!

1973 yılı mahsulü Invasion of the Bee Girls’ün yönetmenliğini Denis Sanders üstlenirken, senaryo ise tanıdık bir isme ait: Nicholas Meyer. Daha çok Star Trek serisine yazdığı senaryolarla tanınan Meyer, serinin (ben dahil) birçoklarına göre en iyi filmi Star Trek II: The Wrath of Khan (1982) ve Time After Time (1979) ile Star Trek VI: The Undiscovered Country (1991) gibi Öteki Sinema gözdelerinin de yönetmenliğini yaptı. Meyer’in ilk senaryo denemesi olan Invasion of the Bee Girls’ten isminin çıkartılmasını istediği ama menajerinin ısrarıyla bundan vazgeçtiği söylenir.

Invasion of the Bee Girls poster 1Özel ajan Neil Agar, Peckham California’daki devlet destekli araştırma biriminde çalışan bakteriyolog John Grubowsky’nin şüpheli ölümünü soruşturmak üzere görevlendirilir. Bir motel odasında bulunan Grubowsky’nin kalp yetmezliğinden öldüğü tespit edilir. Kalbi aşırı cinsel ilişki sonucu yorgunluğa dayanamamıştır. Aynı araştırma biriminin kütüphanesinde çalışan Julie Zorn ile yakınlaşan Neil, araştırma birimindeki bilim insanlarının cinsel oyunlara fazlasıyla meraklı olduğunu öğrenir. Bu arada aynı ilk kurban gibi kalp yetmezliğinden ölen insanların sayısı hızla artmaya başlar.

Graveyard Tramps veya Alien Predators olarak da bilinen Invasion of the Bee Girls, daha çok 60’lı yıllarda popüler olan cinsel istismar (sexploitation) filmlerinin öne çıkan örneklerinden biri. Ucuzluğu ve içerdiği hafif çıplaklığı ile bazılarınca ‘softcore schlock’ kategorisine dahil edilen film, her karesiyle izlemesi keyifli bir B film olduğunu ayan beyan ilan ediyor. Aslında filmi sadece cinsel istismar ya da ‘softcore schlock’ kategorileri içerisine hapsetmemek gerek. Çünkü hiç de fena olmayan senaryosuyla bundan çok daha fazlasına sahip ama araya o kadar anlam yoksunu detaylar giriyor ki izleyenin yüzüne ister istemez hafif bir tebessüm yerleşiveriyor.

Invasion of the Bee Girls orta 1

Genelde sadece işiyle ilgilenen, bu yüzden de özel hayatına dair herkesi ve her şeyi ihmal eden karakterler olarak çizilen bilim insanları, bu filmde tam zıt bir şekilde olmasa da biraz farklı tasvir ediliyor. Yoksa gene evlerini ve ailelerini ihmal ediyorlar ama sekse hayır diyemiyorlar. İşin aslı özel ajan Neil’ın devreye girmesiyle anlaşılıyor. Aynen izleyici gibi ortama yabancı olan Neil, bu küçük toplulukta neler olup bittiğini çözmeye çalışıyor. California’nın pek fazla sosyal aktivite alternatifi bulunmayan küçük kasabası Peckham’daki araştırma biriminde görevli bilim insanları, hobi namına yapacak bir şey bulamayınca (ki genelde aramazlar ama neyse), kendi aralarında çeşitli seks oyunları oynamaya başlıyorlar. Bu arada aşırı cinsel ilişki sonrası kalp yetmezliğinden ölen kurbanların sayısı artmaya devam ediyor ve çözüm olarak şerif, kasabada yaşayanlardan bir süreliğine cinsel ilişkiye girmemelerini istiyor ama ne bilim insanlarının, ne de yerel halkın cinsel iştahlarında herhangi bir eksilme olmuyor. Bilim insanlarının, özellikle erkek olanlarının, tasvirindeki bu zıtlık, muhakkak ki feminist söylemi güçlendirmek için tercih edilmiş. Filmin isminden de anlaşılacağı üzere kadınlar istilaya hazırlanıyorlar. Ama nasıl “arı kadın” oluyorlar kısmı tam bir muamma. Feminizmin üzerine, amazonlar örneğinde olduğu gibi, şık bir şekilde geçirilmiş janjanlı bir ambalaj olarak düşünüp geçmekte fayda var. Ötesi gereksiz bir çaba olur.

Öyküye baktığımızda sıradan bir polisiyeden veya seri cinayet öyküsünden çok da farklı olmadığı rahatça görülüyor. Kurbanlar benzer şekilde ip gibi sıraya dizilirken, yerel polis ve özel ajan, araştırma birimindeki kütüphanecinin de yardımıyla katile adım adım yaklaşıyor. Invasion of the Bee Girls, asıl farkını bilim kurgudan ödünç aldığı çılgın bilim insanı modeli ve istismar sinemasının olmazsa olmaz yapı taşları ile ortaya koyuyor. Kurbanların ölüm sebebi olan kalp yetmezliğinin aşırı cinsel ilişki kaynaklı olduğundan nasıl emin oldukları, “arı kadınlar”ın dönüşüm süreci ya da erkeklerin ölümüne nasıl sebebiyet verdikleri gibi muammalar ise filmin asıl lezzetli kısmını oluşturuyor denebilir. Bu arada final sekansı gerçekten izlemeye değer. Tek bir kurşunun yarattığı kaosu görmeniz lazım.

1960’lı ve 70’li yılların B filmlerine düşkünlüğünüz varsa ve hala Invasion of the Bee Girls’ü izlemediyseniz, listenizin tepesine yerleştirebilirsiniz. Hatta artık herhangi bir telifi bulunmayan filmi YouTube ve benzeri kanallar üzerinden izlemeniz de mümkün.

Öteki Sinema için yazan: Murat Kızılca

Invasion of the Bee Girls lobi 1

Invasion of the Bee Girls VHS kapak 1

Yazar hakkında: Murat Kızılca

1971 İstanbul doğumlu. Aylık online sinema dergisi CineDergi ve aylık kültür sanat dergisi kargamecmua için sinema yazıları kaleme alıyor. 2008 yılından beri katkı sağladığı Öteki Sinema’da bir yandan da editörlük görevini sürdürüyor.

Bir yorum var

  1. Mustafa Yılmaz

    Filmin türkçe altyazısı yok malesef.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: