The Last Airbender / Son Havabükücü (2010)
Yazan: Murat Tolga Şen 24 Temmuz 2010
Kategori: Dövüş Filmleri, Fantastik, Film İncelemeleri, Son Yazılarımız
Nickoledeon kanalında 2. sezonunun ortalarında bir bölümünü tesadüfen izleyip, çok sevip, sonra da 3 sezon: 58 bölümü, 2.5 günde, nefes bile almadan izlediğim çok sıradışı ve keyifli bir seyirlik idi “seçilmiş” Avatar Aang’in maceraları.
Nedense, bana çocukluğumun unutulmaz çizgi dizisi “Estaban – Güneşin Oğlu”nun verdiği keyfi vermiş, bunca yıl sonra tüm hayal gücümü serbest bırakmama sebep olmuştu. İzleyip de seven sadece biz değildik ve, kimilerine göre Amerikan yapımı olduğu için anime sayılamayacak, bu müthiş serinin sinemaya uyarlanması uzun sürmedi. Gösterilmesinden neredeyse 1 yıl öncesinden beri teaser’ları, trailer’ları her yerde dönen Avatar’ın yarattığı beklenti de büyük oldu ama bunları her izlediğimde “acaba…?” demeyi de elden bırakmadım. Çünkü M. Night Shyamalan her ne kadar “6. His” ve “İşaretler” ile sevdiğim bir yönetmen olsa da son işlerinde oldukça kötü bir performans sergilemişti. Özellikle “Happenings”‘de ki oyuncu seçimi ve yönetimi yerlerde sürünüyordu. Bence Shyamalan “alacakaranlık hikayeleri” anlatmayı seven ve bu işte de başarılı olan bir sinemacı… Aslında çoğu filminin 90 dakikayı dolduracak kadar büyük bir öyküsü yok. Bu defa ise 20 bölümde anlatılan bir hikayeyi 100 dakikaya sığdırmaya çalışmış ki, başarılı olduğunu söylemek çok güç!
Karşımızda öncelikle yine felaket bir oyuncu seçimi var… Hiç biri çizgi dizide ki karakterin karşılığı olamayacak kadar kötü oyuncular, pespaye ve abartılı diyaloglarla, multi milyon dolar bütçeli bir filmden çok Liselerarası tiyatro şenliğinde oynanan bir oyunda çabalar gibiler… Başrol Aang’i geçtim, orijinal dizide en sevdiğim karakter olan, Geçilmez surlara sahip Ba Sing se şehrinin fatihi, şişman, sevimli, nüktedan, ama yeri geldiğinde de müthiş bir savaşçı olan General Iroh karakterine yapılanlar şaka gibi! Tüm karakterler budanarak nüansları yokedilmiş ve sıkıcılaştırılmış. Anime serisinin içerdiği haylaz mizahın zerresi filme taşınmamış. Karanlık filmleri severiz ama bu sefer olmamış! Son bölüme kadar devam eden Aang, Zuko rekabetinin daha ilk filmin finalinde Zuko’nun tam bir teslimiyetle aang’e tabi olması gibi değişiklikler de hikayeyi zayıflatmaktan başka işe yaramıyor.
Ayrıca mutlaka farkeden olacaktır ama ciddi anlamda ırkçı fikirler içeren bir film bu! Su ve Toprak ulusunun halkları gayet Asyalı tiplerken soylular ve komutan dzeyindeki savaşçılar pek bir anglo-Saxon… Hepsi çekik gözlü su ulusuna mensup Katara ve Sokka’nın büyükannesinin tipi ve İngiliz aksanı “Yok artık!” dedirtecek türden. Ayrıca kullandıkları makineler ve uluslara saldırma ve yönetme şekliyle Cumhuriyetçilerin Amerika’sından başka bir şey olamayacak Ateş ulusu burada Hint- Arap kırması doğulu bir halk… Ömrüm, Hollywood düşmanı olarak Ruslar ve Araplar’dan gayrısını görmeye yetecek mi acaba diye merak ediyorum doğrusu…
Gerçi film güzelce aksa, gerçekten ortada seyretmeye değecek bir iş olsa yukarıda yazdıklarımı görmezden bile gelebilirdim. Öyle ya 80′lerde az mı propagandist aksiyonlar izlemedik bayıla bayıla!? Amaa… Gel gör ki ortada öyle bir durum yok. Çizgi dizinin hiç bir dinamiğinin aktarılamadığı, ILM’in ustaca efektlerinin boşa kullanıldığı, bir kaç yıl öncesinin “Altın Pusula” düş kırıklığını bile aratacak kadar sıkıcı bir iş…
Şunu da belirtmek gerekir ki, 3D teknolojisi kendini çabuk yemeye başladı. Film sonradan 3D’ye devşirildiği için pek bir şey beklemiyordum zaten ama en azından “Titanların Savaşı”nda bile bir miktar bulunan derinlikten eser yok! Üstüne üstlük Xpand 3D sistemi kontrast namına ne varsa alıp götürüyor. Filmin ilk yarım saatinden sonra gözlükleri çıkarıp kenara koyarak seyrettim ve hiç bir şey kaybetmedim. Aksine seyir zevkim yükseldi.
Uzun lafın kısası, “Avatar – Son hava bükücü”, hava değil de, seyircinin parasını bükmek için yapılmış, başarısız bir yönetmenliğe ve kötü oyunculuklara sahip, fantastik sinemaya zerre bir şey katmayacak bir büyük bütçe çöpü! Ayrıca Shyamalan’a film çekmesi için 10 milyon $’dan daha fazlasının emanet edilmemesi gerektiğini de ispatı! (Filmin bütçesi 150 milyon $!)



























wincih tarafından 24 Temmuz 2010 01:26 tarihinde
Ben de umutla beklemiştim filmi…..
Tweets that mention The Last Airbender / Son Havabükücü (2010) | Öteki Sinema -- Topsy.com tarafından 24 Temmuz 2010 03:34 tarihinde
[...] This post was mentioned on Twitter by Murat Tolga Şen, Murat Tolga Şen. Murat Tolga Şen said: The Last Airbender / Son Havabükücü (2010) | Öteki Sinema http://ff.im/-ob2FF [...]
ilker Guler tarafından 24 Temmuz 2010 08:17 tarihinde
Film büyük hayal kırıklığı oldu gerçekten. Shyamalan’a çıkışta personel ve muhasebeye uğramasını söyledim. Yeter artık ard arda bu kadar mı kötü film yapılır. Umudumuz Inception’a artık…
Fatih YÜRÜR tarafından 24 Temmuz 2010 10:07 tarihinde
Sanırım filmin ilkokul müsameresi kıvamında olduğu konusunda bütün sinema yazarları hem fikir
N. Can KIRIK tarafından 24 Temmuz 2010 21:46 tarihinde
Filmin çekileceğini ilk duyduğumda çok heyecanlanmıştım, sonra oyuncu seçimlerinin rezalet olduğunu görünce hayal kırıklığına uğradım. Benim için orada bitti. Iroh Amca karakterinin rezil edilmesi, Kyoshi savaşçılarının yer almaması nasıl kabul edilebilir ki… Bu filmi kesinlikle sinemada izleyeceğimi sanmıyorum…
fuzzy tarafından 26 Temmuz 2010 09:16 tarihinde
Bir çok açıdan kötü denebilecek bir film. Bir kere 3D denilen filmin açıkcası 3D olan sahnelerini ayırt edemedim. Bana hiçbir 3. boyut duygusu yaşatmadı. Oyuncular kötünün de kötüsü. Rol yetenekleri sıfır. Hele başrolde Aang i oynayan çocuk tam bir felaket. Orjinal çizgi dizisi ile kıyas götürmeyecek derecede farklı çizilen karekterlerin yeterince anlatılmaması bir yana, çizgi diziye renk katan karekter özelliklerinide yok etmişler. Kısaca sevimsiz bir film olmuş.
avatar tarafından 30 Temmuz 2010 04:02 tarihinde
sinemasına gitmeyi çok istemiştim ama şimdide iyiki gitmemişim diyorum büyük hayel krıklığı. koca sezonu kese kese bi hal olmuş filmden hiç zevk almadım ama çizgi serisine bayılıyorum.