Vahşet Kasırgası (1985)

1985 yapımı Vahşet Kasırgası bir İspanyol korku filmi olan A Candle for the Devil’in yeniden çevrimi… Orijinal filmi seyretmediğim için ne kadar başarılı bir remake olduğunu bilemiyorum ama Türk sineması içinde işlenmemiş bir konu olduğundan sizlerle paylaşmak istedim.

Türk filmleri ile ilgili bilgilere ulaşmanın ne denli zor olduğu düşünüldüğünde eğer yazımda yanlış bilgiler kullandıysam sizlerin ve filme emek veren insanların affına sığınıyorum öncelikle. Lütfen bu yazının iyi niyetle yazıldığını dikkate alarak eleştirilerinizi yapın.

Kadir Akgün’un ilk yönetmenlik denemesi olan film, özellikle güçlü kadın figürleri ile öne çıkıyor. Nur İncegül, Songül Gündüz ve Leyla Akın’ın baş rolleri paylaştığı filmde olaylar küçük bir sahil kasabasında geçiyor.

Yazları turist akınına uğrayan bu nadide beldemizde abla kardeş Gül Pansiyon’u işletmektedirler. Kendileri kasabanın en namuslu, en şerefli ve en zengin ailelerinin başında gelir. Büyük abla ise namusla kafayı fazla bozmuş kasabanın güvenlik görevlisinin deyişi ile “hala bakire”(nereden biliyorsa?) bir kadındır.

Ancak namus belası iki kardeşin ziyarete gelen turistlere kötü gözle bakmalarına neden olur ve kısa zamanda müşterilerin aniden yok oluşları ile misafirler arasında şüphelenmeler başlar. Bebeği ile gelen bir anne büyük ablanın yeni hedefi olacak ve bebeği bu namussuz kadından kurtarmak için son hamlelerini yapacaktır.

Film aniden gelişen bıçaklı cinayet sahneleri ile öne çıkıyor. Şeytan gibi sahne sahne yeniden çevrim olduğu için fazla övemeyeceğim ancak filmle ilgili tek bulduğum yabancı kaynak olan twitchfilm.net’de filmin orijinalinden çok daha kanlı ve başarılı olduğu söyleniyor.

Ben özellikle olaylara karşı duyarsız olan ufak kardeşi çok beğendim. Bir de sonradan katılan anne karakteri filmle alakasız bir duş sahnesinde memelerini sergileyince takdirimi kazandı (evet bu kadar yüzeyselim işte). Ama bu sahnede Sapık’daki gibi bir saldırı bekliyordum. Bu haliyle oldukça boş bir sahne olmuş.

Ama mesela Wes Craven’ın The last house on the left’i de böyle alakasız bir duş sahnesinde ana kadın karakterimizi çıplak görmemizle başlar. Belki ona da bir gönderme yapmak istemiştir yönetmen. Filmde bir de bıçak bileme sahnesi var ki bu da beni oldukça etkiledi. Bir yandan abla kötü kötü sahildeki namussuz yarı çıplak kadınlara bakarken bir yandan bileycinin koca koca bıçakları bilemesi bize yakında olacaklarla ilgili de ipucu veriyor.

Film ayrıca uç noktalarda dindarlık yaşamanın nelere mal olabileceğini de gösteriyor. Büyük abla sürekli işlediği cinayetleri seyirciye Allah’ın bir emri olarak veriyor. Bu yüzden de yakalanmayacağını üstüne basa basa söylüyor. Bu da bana Bill Paxton’ın Frailty (2001) adlı filmini hatırlattı. Onda da bir seri katil tanrının emirlerini yerine getirdiğini söyleyerek insanları öldürüyordu (tekrar bulup seyredersem onu da yazarım sevgili okur).

Vahşet kasırgası son noktada kötü oyunculuklara, set imkansızlıklarına, sadece seyirci çekmeye yönelik hafif erotik sahnelerine rağmen farklı konusu ile başarılı bir b-side Türk slasherı.

Yazar hakkında: Masis Üşenmez

1979 İstanbul doğumlu yazar ilk sinema deneyimini Superman ve Star Wars’la yaşayıp kendini çizgi roman ve bilim kurgu dünyasına atar. 2006 yılında "Öteki Sinema" kadrosuna katılır ve sitenin gelişiminde önemli rol üstlenir. Halen Öteki Sinema'da editörlük ve Cinedergi'de yazarlık yapmaktadır.

16 Yorumlar

  1. tolga demirtas

    ek olarak şunu belirtmeliyim ki filmi ilk elden edindiğim arkadaşta filmin iki versiyonu var. ilk versiyon (piyasada olanı)da bir cinayet sahnesi eksik. diğer hata da filmin sonu ile ilgili de upload ederken yanlış birşeyler yaptım sanırım yaklaşık 1 dk lık bir kayıp var.

  2. Filmin afişsiz kalmasına razı olamayıp kolpa bir afiş yaptım. :)
    Kargart gecesinde Tolga’nın bir şekilde bulduğu müthiş filmler için Serdar Kökçeoğlu’da çok müteşekkür olmuştu. Ben de bu aralar umutsuzca ‘Sevimli Frankenştayn’ı aramaktayım. duyurulur :)

  3. ahahahahah Murat alemsin! Exploitation afisi ve pazarlamasi nasil yapilir cozmussun bitirmissin sen

  4. Tolga’ya burdan tekrar tekrar tesekkurler bunu cinemageddon’a yukledigi icin! FIlmi gecen gun burda Londra’da DUKE MITCHELL FILM CLUB’in kurucusu arkadasim Evrim Ersoy’la beraber izledik. Bayildik. Filmdeki dindarlik temasi cok iyi uymus Turkiye background’una. Vahset ve kan sahneleri de bir Turk filmine gore cok ust duzeyde!

    Bu unutulumus filmin en yakin zamanda, otekisinema.com’u ornek alarak, butun Turk sinemasi kaynaklarina girmesi dilegimle…

  5. Süper afiş olmuş Murat valla tebrik ederim. Ben Tolga’nın adını bilerek yazmadım herhangi bir problem olmasın diye ama siz deşifre etmişiniz:) Bari torrent linkini de verelim tam olsun.

  6. tolga demirtas

    sevimli frankeştayn!!! 1 ay oldu abi görebilirsin sitede :)

  7. Hadi ya! ekledin demek :) Ellerine sağlık. O filmle ilgili çok ciddi bir analiz yapmak istiyorum. Mel Brooks’un ‘Young Frankenstein’ filminin remake’i olmasına rağmen bizden temalarla epey eğlenceli hale gelmiş bir yapımdır.

  8. tolga demirtas

    evet bulmak için baya çaba sarfetmiştim. türk remake leri seviyorum. yakın zamanda bad seed remake’i kötü tohum filmini paylaşmayı düşünüyorum. o film içinde bir yazı bekliyorum. :)

  9. Foruma çevirdiniz burayı dağılın:)
    Tolga sen paylaş ben yazarım ayıp ettin. Ama akıl sağlığımı da düşün biraz ona göre filmler seç.

  10. Filmde en çok seslendirmenin kalitesi şaşırttı beni. Gördüğüm tek eksikse oyuncuların kameraya sık sık bakmaları nedeniyle onlarla göz göze gelmek oldu. Özellikle sahilde koşan kız sahnesine dikkat etmenizi öneririm :)

  11. Vahset Kasirgasi filmi bendede mevcut ancak hangi siteden buldugumu hatirlamiyorum ,orjinal vhsten rip edilmis.
    Film ozamana gore iyi denilebilir ama goruntusu yinede ucuz olmus.Ozamanlar korku filmleri az oldugu icin bence bi cok kisi yinede o filmden etkilenmistir veya korkmustur.Filmde kulanilan muzikler super..Filme avrupai bi goruntu verilmis ama pansiyonda kalan ozgur kizlardan biri sokakta cengi muziginde dans ediyor :)filmde benim favorim suphesiz Songul Gunduzdu.Kendisini kucuk rollerde gormeye alistigim icin bu filmde baya bi goruluyor.Gorulmeyi birak banyoda yari ciplak yikaniyor :) Biliyorsunuz yabanci korku filmlerinde herzaman bi bayan yikanir..Filmi 2 kere izledikten sonra dolabima koyarim ve bidaha izlemem gibi geliyor ama Songul Gunduz icin ara sira bi kac sahneyi izlicegimi biliyorum.
    Filmin coveri bende mevcut buldum linki paylasiyorum :
    http://img8.imageshack.us/my.php?image=vahsetkasirgasijp6.jpg

  12. exotic, afiş için çok teşekkürler :)
    yazıda kullandım.

  13. Merak eden olursa..Ayrıca Bütün yorumlara katıldığım gibi en az 2-3 defada izlemişimdir..Yalnız sinema tarihinde böyle Final az rastlanır….

    http://video.google.com/videoplay?docid=1822748057735448427

  14. Masis Üşenmez

    Eksisozluk’ten aegeus’a teşekkürler.

  15. yönetmen yerlileştirmeye çalışmasaydı belki daha iyi olacaktı bu film, lakin kumsalda göbek attı diye bıçaklanan bir karakter var bu filmde! onun dışında oyunculuk berbat olmakla birlikte genel özensizliğe rağmen cinayet sahneleri tatmin ediyor ve geriyor, türk sinemasında 1985 yılında birileri çıkıp böyle bişey çekmiş ya, daha ne? büyü den kat be kat iyidir. teşekkürler tolga, senin sayende bu filmden de daha haberim oldu:) uzun zamandır okuyordum, artık üye şekilinde okuyorum:)site b movie hayranları için şukela…

  16. yazıda bahsedilen Frailty filmini uzun zamandır izlemek istiyordum dün gece nasip oldu. Gerçekten orjinal bir filmdi, sürprizli sonu bir yandan hoşuma gitti öte yandan da aklımı karıştırdı biraz. Üstüne konuşulacak bir film hiç kuşkusuz. Film hakkında bir yazı güzel olurdu hakikaten ama tekrar izlemek nasip olmadı herhalde masis arkadaşımıza.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: