Dikkat! Karakterler Aniden Dans Edebilir!

“O zaman dans!!! Renk!!!”

Sinema tarihinin simgeleşmiş sahnelerinden biri de büyük usta Jean-Luc Godard’ın Bande à part’ındaki dans sahnesidir. Daha sonra (Hartley ve Tarantino başta olmak üzere) birçok sinemacıyı doğrudan etkilemiştir. Sinemanın kalıplaşmış kurallarını zorlamaya (çoğu zaman da yıkmaya) bayılan Godard’ın karakterlerini tanıtmak için kullanmayı seçtiği, “Madison” olarak da bilinen sahneyi izlemeye başladığınızda yarıda bırakmanız mümkün değildir.

Simple Men dans sahnesi

Öteki Sinema için yazan: Murat Kızılca

Godard’dan hareketle sinema tarihinin en “umulmadık” anlarında boy gösteren dans sahnelerinden oluşan bir seçki hazırlamaya çalıştım. Doğal olarak müzikalleri ve dans filmlerini listenin dışında tuttum. Yiğit Özgür karikatürlerinden birindeki o çok sevilen repliği tekrarlayalım ve sözü fazla uzatmadan listeye geçelim: “O zaman dans!!! Renk!!!”

10-Once Bitten (1985)

Gençliğini ve güzelliğini korumak için bakir(e) kanına ihtiyaç duyan vampir kontesin 80’ler Los Angeles’ında pek şansı yok gibidir. Ama sevgilisi Robin tarafından devamlı oyalanan sadık (ve bakir) Mark’a kancayı takan kontes, samanlıkta iğne bulmuş kadar sevinir. Mark’ı kontese kaptırmak istemeyen Robin, cici kızlıktan fettan kadınlığa filmin meşhur dans sahnesiyle geçiş yapar. Ayrıca Jim Carrey’nin ayak seslerini duymaya başladığımız ilk sahnelerden biridir.

9- Reservoir Dogs (1992)

Ters giden bir soygun sonrası esir aldıkları polis memuru ile bir depoda yalnız kalan Mr. Blonde, radyoyu açar ve o muhteşem dansına başlar. Arada usturasıyla polisin kulağını kesmeyi de ihmal etmez. Michael Madsen’ı sevmemiz boşuna değil.

8-Risky Business (1983)

Anne ve babası gittikten sonra evde tek başına kalan genç Joel, içkisini doldurur, müziğin sesini sonuna kadar açar ve meşhur dansına başlar. Dönemin simgesi beyaz çoraplar ile slip don da unutulmamıştır. Artık Tom Cruise genç kızların yeni gözdesidir.

7-Little Miss Sunshine (2006)

Yedi yaşındaki Olive, katıldığı yetenek yarışmasında rahmetli dedesinin öğrettiği dans figürlerine başladığında salonda bulunan herkes ufak çapta şoka girer. Bu sahne için Super Freak’ten daha uygun bir şarkı bulunamazdı herhalde.

6-Beetlejuice (1988)

Tim Burton’ın zirve işlerinden Beetjuice’daki yemek masasının etrafında gerçekleşen muhteşem dans sahnesi, Harry Belafonte’nin Day-O isimli şarkısıyla daha da güzelleşir. Bu sahnenin yıldızı kesinlikle Catherine O’Hara’dır.

5-The Breakfast Club (1985)

Aldıkları ceza nedeniyle okulda aynı odaya kapatılan, birbirlerinden nefret edecek denli farklı karakter özelliklerine sahip beş liseli gencin ortak noktası ne olabilir? Tabii ki dans! Molly Ringwald’un gözde olduğu zamanlar.

4-Pulp Fiction (1994)

Yetmişlerin dans filmlerinin yıldızı John Travolta’yı tekrar dans pistlerine döndüren sahne, sadece bu özelliğiyle bile listeye girebilirdi ama Uma Thurman ile yakaladığı sinerjiyi olası en acemi dans figürleriyle birleştiren Travolta’ya ve bu sahneyi biz sinemaseverlere armağan eden Tarantino’ya sadece şapka çıkartılır.

3-A Nightmare on Elm Street 2 (1985)

Elm Sokağında Kabus serisinin ikinci ayağında Freddy Krueger cinayetlerine devam eder etmesine ama film daha çok eşcinsel alt metniyle ön plana çıkar. Yapım ekibinin “bilerek yapmadık” itirazlarına gülüp geçmek için Jesse’nin tek başına dans ettiği sahneyi seyretmek bile yeterli gelir.

2-Simple Men (1992)

“I can’t stand the quiet!” (Sessizliğe dayanamıyorum!) Bande à part’ın dans sahnesine en direkt gönderme, Hal Hartley’nin başucu filmlerinden Simple Men’dedir. Hartley, üstat Godard’ın “Önemli olan bir şeyleri nereden aldığın değil, nereye götürdüğündür.” sözünü en iyi anlayanlardan biri olduğunu bu dans sahnesiyle de ispatlar. Martin Donovan, Elina Löwensohn ve Bill Sage’in, Sonic Youth’tan Kool Thing eşliğindeki büyüleyici dansına Robert John Burke ve Karen Sillas ucundan da olsa eşlik eder.

1-Bande à part (1964)

Ve tabii ki efsane sahne! Fazla söze gerek yok. Sami Frey, Anna Karina ve Claude Brasseur’un bir kafede dans ettikleri sahne, sinemanın büyüsünü hissetmenizi sağlayan en özel anlardan biridir. Teşekkürler Godard.

Yazar hakkında: Murat Kızılca

blank
1971 İstanbul doğumlu. Aylık online sinema dergisi CineDergi ve aylık kültür sanat dergisi kargamecmua için sinema yazıları kaleme alıyor. 2008 yılından beri katkı sağladığı Öteki Sinema’da bir yandan da editörlük görevini sürdürüyor.

3 Yorumlar

  1. blank

    Başlangıcındaki kısa ve öz tango dersiyle pek umulmadık bir anda çıkmaz karşımıza ama Scent of a Woman’daki tango sahnesi de dursun burada:

    https://www.youtube.com/watch?v=F2zTd_YwTvo

  2. blank

    Yakın dönem dizilerinden Orphan Black, ikinci sezon onuncu bölümdeki dört klon kadın, bir eşcinsel erkek ve bir çocuğun dans sahnesi de buraya yakışabilir.
    Bu videolar yapım aşamasını gösteriyor:
    https://www.youtube.com/watch?v=XE2u_N8g6cs
    https://www.youtube.com/watch?v=7VJ8tCzTbz0

  3. blank

    37. İstanbul Film Festivali’nde izleme şansı bulduğum Romanya yapımı Charleston (2017) adlı filmde de (bundan böyle bu listenin bir parçası olmasını sağlayacak) harika bir dans sahnesi var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir