Cobra Thunderbolt, aslında biraz derme çatma görünen, dandik bir araç ama film onu bir süper araç olarak yansıtmayı başarıyor bir şekilde. Son 20 dakikalık süreçte ve finaldeki savaş sahnesinde ise tüm süperliğini ortaya koyuyor.
Five Elements Ninja, Shaw Brothers’ın klasik dövüş filmi geleneğini, o dönemde video kaset raflarını süpüren ninja çılgınlığıyla birleştirmeye çalışır ve sonuç? Baştan aşağı kan, ucuz kostüm şovu ve absürt koreografiler.
Broken Rage (2024), hakkında ne kadar az bilirseniz o kadar iyi olan filmlerden. Absürt bir Yakuza komedisi izlemek isteyenler kaçırmasın. Takeshi Kitano formunda, Tomita rolündeki Hakuryu her zamanki gibi cool...
1995 yılında Hindistan'da gişeyi sallamış filmlerden biri olan Ghatothkachudu, çok sevilen türler çorbası, en tutan şeyler karması, içinde moda olan ne varsa olsun bulamacı bir Hint Telugu filmi diye de anılabilir.
"Enter the Ninja," 1980'lerde Batı'da bir ninja çılgınlığı başlatmış ve birçok devam filmi ve TV dizisine ilham kaynağı olmuştur. ilm, Cannon Films'in "Ninja Üçlemesi"nin ilk filmi olarak kabul edilir. Bu üçleme, "Revenge of the Ninja" (1983) ve "Ninja III: The Domination" (1984)
Ninja Terminator, olay örgüsü bağlamında nereden tutsanız elinizde kalan, Garfield telefon, postacı oyuncak robot ve Fruit Ninja oyununa ilham veren(!) karpuz kesme antrenmanı gibi detaylarla daha da şenlikli bir hal alan, unutulmaz ninja filmlerinden biri.
Microhabitat’ın trajediyle komedinin, kederle neşenin, düş kırıklığıyla yaşam sevincinin kol kola ilerlediği bir tarzı var. Sinema bileti alabilmek için kanını satan gençlerin yer aldığı bir film bu. Hep bir umut var ileride bizi bekleyen.
Tuhaf ve ilgi çekici bir konuya sahip, eksantrik karakterlerle dolu, sinematografik açıdan heyecan dolu bir deneyim. Lumberjack The Monster (2023) tek başına Takashi Miike sinemasının özeti gibi bir film. Saçma yerleri var mı, var. Ama Miike sinemasında görülen olağan durumlar bunlar.
Takeshi Kitano’nun Sonatine’si, yakuza filmlerine taze bir soluk getiren, bol sürprizli bir suç filmi. Quentin Tarantino’nun favori filmlerinden biri olduğunu da bu vesileyle not düşelim.
Hayao Miyazaki tuhaf düşler görüyor olmalı, hepimiz görürüz ancak bu usta sinemacının bizlerden farkı o düşleri bitmek bilmez bir inatla çizip filme dönüştürüyor olması. Çocuk ve Balıkçıl’da da ustanın gördüğü düşlere, o düşlerin beslendiği çocukluk anılarına şahitlik ediyoruz.