Until Dawn, sizi korku sinemasının daha önce girmediğiniz tamamen farklı bir hamamına sokarmış gibi yapıyor ama hamamda ilginizi çeken onca farklı tas varken gidip
Macera duygusunun bir an olsun sekteye uğramadığı Tremors, gücünü ayrıntılarla dolu, sürprizlere gebe senaryosundan alan harika bir “canavar filmi”. Olağanüstü bir kadrosu var, neredeyse tüm oyuncular buradaki rolleriyle iz bırakmışlar.
Frank Darabont’un uyarlayıp yönettiği The Mist, gelmiş geçmiş en iyi ve en yaratıcı King uyarlamalarından biri. Dramatik çatısı güçlü, feci ölümlerle bezeli birinci sınıf bir korku filmi izlemek isteyen kaçırmasın.
Ticks, bir klasik olmaktan tabii ki fersah fersah uzak ama bütün saçmalıklarını kucaklayarak izleyebilenler için çok ama çok eğlenceli bir geceyarısı filmi.
Sessiz Bir Yer baskıcı bir rejim altında inim inim inleyen insanları anlatıyor; çekirdek aile, modern bir toplumu, ses kavramı da ifade özgürlüğünü eğretiliyor.
Büyük beklentinin yarattığı hayal kırıklığı dağından sesleniyorum; fil-aslan karışımı böğürtüsüyle gişeyi yıkmaya gelen Godzilla maalesef kuru gürültüden ibaret!
Rampage tam bir hamburger filmi... Ortalama yönetmenlik, ortalama oyunculuk ve ortalama efektler. Fast Food dükkanlarında ısrarla sordukları büyük seçimlerden biri olduğu için size lezzetli görünebilir ama pek bir numarası yok.
Bu filmi izlemeye girerken patlamış mısır falan almayı aklınızdan bile geçirmeyin! A Quiet Place, çıkacak en ufak sesin dahi seyir zevkini zedeleyeceği bir film.
Troll resmen çöldeki bahtsız bedevi kadar şanssız bir filmdir. Troll 2 ortaya çıkana kadar dönemin küçük boyutlu canavar filmleri arasında kendince saygın bir yeri vardı.
Alien: Covenant da öyle hissettiriyor. Eski filmlerden alıp harmanlayan, o filmlerin atmosferine çok yaklaşan, ama seri adına yeni bir şey söylemeyen bir film. İleri teknolojinin seriyi nerelere götürebileceğini görmek açısından güzel ama maalesef Alien cephesinde yeni bir şey yok.
Okuduğum tüm kısa ve uzun eleştirilerde Life (Hayat) filmi Alien ve Gravity ile benzeştirilerek klişeden ibaret basit bir seyirlik olarak nitelendiriliyor. Bana kalırsa filmde çok daha fazlası var.
Son yıllarda festivallerin tozunu attıran, yani bir nevi yıldızlaşan bir dolu korku filmine denk geldik. Chad Archibald’ın yönettiği Bite da o filmlerden biri mi?
Korku sinemasının son yıllarda dikkat çeken bağımsız sinemacılarının elinden çıkan Holidays, birbirleriyle bağlantısız sekiz bölümden oluşan bir korku antolojisi.