Yıllarca "Televizyon sinemayı öldürecek" dendi. Oysa geriye dönüp baktığımızda görüyoruz ki, o beğenmediğimiz televizyon meğer sinemanın en büyük besleyicisi, en çalışkan altyapı tesisiymiş.
Sinema yazarı Murat Tolga Şen, 53. Antalya Uluslararası Film Festivali'ni takip etti ve izlenimlerini okurlarıyla paylaşıyor. Antalya, Türkiye'nin Cannes'ı olur mu?
Ülkenin hali meydanda, kültür sanat organizasyonları himaye edilmeye muhtaç. Film festivalleri iptal edilmemeli, bunu düşünmemeli bile valiler, belediye başkanları…
Sinema yazarı Murat Tolga Şen, valilik tarafından son anda ve hiçbir gerekçe gösterilmeden iptal edilen Malatya Film Festivali’nin kaderi ne olacak diye soruyor!
Eylül ayının korku vizyonu adına öne çıkan filmi hiç şüphesiz ki Blair Witch. Aradan 17 sene geçtikten sonra Blair Cadısı, yeniden sinemalarımıza konuk oluyor.
Sadece festivallerde gördüğümüz ama ne zamandır bir yazısını okuyamadığımız sinema yazarları, festival başlamadan 15 gün önce yeniden çalışmaya başlayan uyurgezer sinema siteleri var!
Ödülün güdükleşmesine yol açan “uluslararası alanda prestij” takıntısına dair söyleyeceklerim var; mesele prestij kazanmaksa, Türk sinemacılar Cannes'da, Venedik'te prestij kazanıyor zaten.
Sosyal medyadan darbe karşıtı mesaj yayınlamayan dizi oyuncuları, şarkıcılar aslında darbe gerçekleşmedi diye üzülen halk düşmanları mı, bu işin gerçeği ne?
Yeni Akit'in iddia ettiği gibi "İslam'a en büyük zararı Kemal Sunal filmleri mi veriyor yoksa bu filmler Allah'ın adıyla kandıranların ipliğini pazara mı çıkarıyor? Murat Tolga Şen yeni yazısında iddialara yanıt veriyor.
Bizim artık Türk sinemasının hayrı için bir denetleme mekanizmasına ihtiyacımız var. Çekilen her şey salonda gösterilecekse yakında sünnet düğünü kaseti izlemeye başlarız!
Space is The Place siyahi insanı konumlandırırken, popüler kültürün içindeki siyahı çekip alıp bambaşka bir gezegende konumlandırmayı, bambaşka bir gezegene yansıtmayı amaçlıyordu.