Happy Happy Halloween!

Halloween ya da Cadılar Bayramı yaklaşıyor. Her sene 31 Ekim gecesi kutlanan ve artık korku öğelerinin ön planda olduğu bir karnavala dönüşen bu gecede, daha çok çocuklar korkunç kıyafetler giyerek kapı kapı dolaşır, ziyaret ettikleri evlerden şeker toplarlar. Halloween’in vazgeçilmez simgelerinden biri de, içi boşaltılıp korkunç bir yüze benzetilerek oyulan ve içerisinde mum yakılan balkabağıdır elbette.

Kökeninin gene 31 Ekim gecesi kutlanan ve pagan geleneklerin uzantısı olan Kelt festivali Samhain’e kadar uzandığı söylenir. Keltler için 1 Kasım tarihi, hem kışın hem de yeni bir yılın başlangıcıdır. “Efsaneye göre, Samhain aslında bu festivallerin oluşumunu sağlayan bir çeşit şeytandır. Kelt’lere göre, 31 Ekim gecesi, yılda bir kere ölüler âlemi ve canlılar arasındaki sınırları oluşturan perde incelmektedir; o gece, Samhain’in gecesidir. Samhain’in uyandırılması için 29, 30 ve 31 Ekim’de üç ayrı kurban verilmesi gerekmektedir. Böylelikle Samnhain yeryüzüne çıkar, buradaki ölüleri diriltir, hayaletleri canlandırır ve bu şekilde kıyamet başlar. Cadılar Bayramında kullanılan tüm ritüeller aslında bu antik çağlarda yaşanıldığı yazan efsanenin dönüştürülmüş halidir. Örneğin; maskeler: Cadılar Bayramı’nda takılan maskeler, efsaneye göre aslında Samhain’in insanları fark edememesi için yani ondan saklanmak için takılmaktaydı; kapıya bırakılan şekerler Samhain’in karnını doyurmak için ve son olarak evlerin önüne konulan balkabağından kafalar ise ona tapınanların evlerini göstermek için kullanılıyordu. Balkabakları, Samhain’in müritlerini tanıması ve onlara zarar vermemesi için bir işaretti. Bir geleneğe göre balkabaklarının içinde mum üç gün boyunca söndürülmezmiş, aksi yapılırsa Samhain o evi alt üst edermiş.”1

Halloween’in kökeni, Hristiyanların her yıl 1 Kasım’da kutladıkları Azizler Günü (All Saints’ Day) ile de ilişkilendirilir. Aynı gün için All Hallows, Hallowmas ya da Hallowtide da denir. Azizler Günü, Hıristiyanlıkta bilinen ve bilinmeyen tüm azizlerin anıldığı kutsal gündür. Halloween’in kelime kökeni için sözlüğe baktığımızda ise şunu görürüz: “1 Kasım için kullanılan All Hallows Day’den hareketle, 31 Ekim gecesi için All-Hallows’-Even (evening) dendiği ve bu kelimenin zamanla Halloween’e dönüştüğü söylenir.”2

Kökeni her ne olursa olsun, artık günümüzde dinsel bağlarından sıyrılmış olan Cadılar Bayramı, kapitalizmin sevimli oyuncaklarından biri haline dönüşmüştür. Öteki Sinema olarak ilgi alanımıza giren korku sineması için de cazibe noktalarından biridir. Başta John Carpenter ustanın unutulmaz filmi Halloween (1978) olmak üzere, birçok korku sineması örneği bu kaynaktan arsızca beslenmiştir. Cadılar Bayramı gecesinin değişmez faaliyetlerinden biri haline gelen korku filmi izlemek ritüeline hizmet etmek üzere, Halloween temalı korku filmleri ara vermeden üretilmeye devam etmektedir. Peki, bundan şikâyetçi miyiz? Kesinlikle hayır! Kaliteli, eğlenceli, iyi niyetli ya da korku sineması ruhuna ihanet etmeyen yapımlar olduğu müddetçe korkuseverler için bir sorun teşkil edeceğini zannetmiyorum.

Bu kısa Halloween yazısının sonuna, Madison County (2011) ile tanınan Eric England’ın yazıp yönettiği iki Halloween kısasının yakışacağını düşündüm. Önce geçen seneki kısası The Trick or Treater’ı (2011), ardından da devamı niteliğindeki The Trick or Treater 2’yu (2012) izleyebilirsiniz.

Happy Halloween!

The Trick or Treater (2011)

The Trick or Treater 2 (2012)

Kaynaklar:
1: Vikipedi
2: The Oxford English Dictionary

Yazar hakkında: Murat Kızılca

1971 İstanbul doğumlu. Aylık online sinema dergisi CineDergi ve aylık kültür sanat dergisi kargamecmua için sinema yazıları kaleme alıyor. 2008 yılından beri katkı sağladığı Öteki Sinema’da bir yandan da editörlük görevini sürdürüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir