Ön Bakış: Star Wars VIII: The Last Jedi

Nasıl olsa gideceğiz izlemeye. Öyle ya, The Phantom Menace’ın (Gizli Tehlike) pespayeliği bile beni Attack of the Clones’u (Klonların Saldırısı) sinemada izlemekten alıkoymamıştı. The Force Awakens’a (Güç Uyanıyor) kötü olacağını bile bile gittim.

Fakat The Last Jedi’ın işi zor. İşin ilginç yanı bir başka popüler bilimkurgu veya fantastik serisiyle değil, marka içi rekabetten dolayı zor. Düşünsenize. O kadar bekledikten sonra çıka çıka “IV’ün yeniden çevrimi” çıkan, Abrams’ın yetersizlikleri yüzünden senaryo boşluklarıyla dolu olan VII bir yanda, yan seri diye çekilse de Yıldız Savaşları’nın ne olduğunu çok daha iyi anlayıp bize ikinci bir Empire Strikes Back (İmparator) keyfi yaşatan Rogue One diğer yanda. Yazar ve yönetmen Rian Johnson’ın işi, The Force Awakens gibi hiçbir yere gitmeyen bir filmden sonra The Last Jedi’ı film olarak Rogue One’a yakın bir yetkinliğe getirmek zorunda olduğu için zor. Yoksa, seneye gösterime girecek olan Han Solo filmi de iyi olursa, antoloji filmlerinin popülaritesi üçlemeyi geçebilir. Bakalım bu aperatif ilk fragman bu yönde umut vadediyor mu?

İlk fark ettiğimiz şey, bu fragmanın Force Awakens’ın ilk fragmanıyla aynı tornadan çıkmış olduğu. Durgun başlayan, araya birkaç savaş sahnesi ekleyen ve Force Awakens’ın “Chewie, yuvaya döndük” diyen Han Solo’su gibi vurucu bir cümleyle sona eren bir fragman. Şimdi bu unsurları teker teker inceleyelim. Fragmanın büyük bölümünü kaplayan durgun sahneler, ilk filmde hiç konuşmayan Mark Hammil’in perforesi eşliğinde sunulan, Rey’in Jedi eğitiminden ibaret. Bu filmde bu sahneleri göreceğimiz belliydi. Rey, Luke’u sırtına alıp koşmuyor ama yine taş kaldırma, uzak diyarları görme filan var. Umarım bu film de Empire Strikes Back’in yeniden çevrimi gibi hissettirmez.

Savaş sahnelerinin sayısı az. Bu sahnelerin çoğunun post prodüksiyonu bitmemiştir muhtemelen. Po’nun koşuşturduğu sahne X-Wing’ini de içine alan bir patlamayla bitiyor. Bir de fragmanda filmin neresinde olduğu anlaşılmayan, zannedersem VII’de ismini duyup cismini göremediğimiz İsyancı filosunu da içeren büyük bir uzay savaşının parçalarını görüyoruz. Bu sahne filmin başındaysa ve İsyancılar kaybediyorsa (Po’nun X-Wing’inin patlamasından hareketle söylüyorum bunu), The Last Jedi, Empire’ın yeniden çevrimi olma tuzağına bir adım daha yaklaşmış demektir. Bir de Millenium Falcon’un bir gezegenin semalarında TIE-Fighter patlattığı sahneler, Jakku’ya veya Tatooine’e döneceğimiz anlamına gelebilir.

Fragmanın vurucu cümlesi ise “Bildiğim tek bir gerçek var: Jedi’ların sona ermesinin zamanı geldi” anlamına geliyor. Filmi en çok merak ettiren cümle de bu. Kafamda deli sorular: Jedi’lar gerçekten tükenecek mi? Jedi’sız bir Yıldız Savaşları nasıl olur? Olur, neden olmasın? Rogue One’da da yoktu. Ve fakat Aydınlık ve Karanlık taraflar, filmin özündeki iyi-kötü mücadelesinin en görünür cephelerinden biri. Öyle veya böyle, bu cümlenin altının doldurulması lazım. Başta, yine Luke Skywalker’ın sesinden söylenen “Güç’te Aydınlık, Karanlık ve dengeden çok daha fazlası var” cümlesi, bunun olabileceğini gösteriyor. Ama Rian Johnson bir Abrams’lık yapıp bu konuyu es geçerse veya altını dolduramazsa, veya tıpkı Rogue One’ın fragmanlarındaki gibi müşteri çekmek için konmuş bir sahneyse kendimi kandırılmış hissedeceğim. Bu arada müzik kullanımının da dikkat çekici olduğunu söyleyeyim. Film, 15 Aralık 2017’de gösterimde.

Yazar hakkında: Kaan Zanbakcı

1976, İstanbul doğumlu. Sinema denen sanatın ne kadar büyülü bir şey olduğunu 1986’da, Şişli Site sinemasında izlediği Return of the Jedi ile farkına vardı. 10 yıldır çevirmenlik yapıyor. Önce Divxplanet bünyesinde, ardından Öteki Sinema’da film eleştirileri yazdı. Sender’in açtığı senaryo atölyelerine katıldı. Hayalî İcraat adında bir bilimkurgu/fantastik sinema sitesi hazırladı ancak o büyüklükte bir siteyi tek başına hazırlamanın zorlukları, hosting firmasının saçmalıklarıyla birleşince 6 yılda büyük mesafe kat eden, 800’ü aşkın makale içeren sitesini kapadı ve Öteki Sinema’ya geri döndü.

Bir yorum var

  1. Ben yıldız savaşlarını ışın kılıçlı Jedileri için sevdim. X Wingler, TIE Fighter ve Milenyum Falcon için sevdim. Devasa savaş gemilerinin birbiri ile savaşmalarını sevdim. Hatta Dart Vader icin seyrettim. İmparatorluk yayalarını ve askerlirini görebilmek için seyrettim. Çocukluğumdaki hayranlığım hiç bitmedi. Senaryonun eksikligi, hikayenin zayıflığı beni ilgilendirmiyor. Yeterki yukarıda yazdıklarımı göstermeyi sürdürsünler. Eleştiriye tek katıldığım Nuri Bilge Ceylanvari sahnelerin armaması tek dileğim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir