Rosso sangue / Horrible (1981)
Yazan: Murat Kızılca 19 Ocak 2011
Kategori: Eurohorror, Film İncelemeleri, Gore Filmleri, Korku Filmleri, Slasher, Son Yazılarımız
Rosso sangue 1981 yılı mahsulü Joe D’Amato tarafından yönetilmiş olan İtalya yapımı bir film. Antropophagus 2, Horrible, Monster Hunter ya da Absurd filmin çeşitli isimlerinden birkaçı. Senaryo, filmin başrolünde oynayan kült figürlerden George Eastman tarafından kaleme alınmış.
Öteki Sinema için yazan Murat Kızılca
Film anlamsız bir kovalamaca sahnesi ile açılır. Sonradan Yunan olduğunu öğrendiğimiz bir rahip,ufak bir Amerikan kasabasının kırsalında hemşehrisi Mikos Stenopolis’i (George Eastman) kovalamaktadır. Buraya nerden, nasıl geldikleri belirsizdir. Mikos duvarlarla çevrili bir evin yüksek parmaklıklı kapısından geçerek kurtulmaya çalışırken parmaklıkların sivri uçlarının kurbanı olur ve karnından bağırsakları dışarı fırlayacak denli yaralanır. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılır. Uzun ve yorucu bir ameliyat sonrasında saatler içinde inanılmaz bir hızla iyileşir. Hastaneden kaçan Mikos, önüne geleni öldürerek kasabada terör estirmeye başlar. Kasabanın polisi ile işbirliği yapan rahip bu amaçsız katili çok geç olmadan yakalamak niyetindedir.
Yönetmen D’Amato’nun en sevdiğim işlerinden biri olan Antropophagus’un (1980) devamıymış gibi duran ama aslında ilk filmle ana kötü karakter dışında çok fazla fiziksel bağı bulunmayan kendi halinde bir film Rosso sangue. Hatta film için rahatlıkla John Carpenter şahikası Halloween’in (1978) çok kaba bir kopyası denebilir. Aynı Halloween’de olduğu gibi “hastaneden kaçan ultra güçlü, acımasız bir katil, küçük bir Amerikan kasabasında birbirinden vahşi cinayetler işlemeye başlar, peşindeki rahip (doktor) kasabadaki polis ile işbirliği yaparak katili yakalamaya çalışır” şeklinde özetlenebilecek bir konuya sahip. Halloween (seversiniz sevmezsiniz) bu basit konuyla özetlenip geçilecek bir film değil. Gerek korku sineması tarihinin en “kötü ünlü” karakterlerinden birinin doğuşunu imlemesi, gerek sonrasında defalarca taklit edilmiş etkileyici sahneleri ile korku sineması tarihindeki tartışılmaz yerini çoktan almıştır. Ama Rosso sangue maalesef sadece bu basit konuyla özetlenip geçilecek bir film. Özellikle seksenler göz önüne alındığında zayıf bir film olarak duruyor. İstismar ustası D’Amato, Rosso sangue özelinde, bence çok da abartmamış ve en azından slasher sınırları içerisinde kalarak istismarın topuzunu kaçırmamış.
Ama filmin hakkını çok da yemeyelim. Üzerinde çok uğraşılmadığı aşikar senaryosunu bir kenara bırakırsak, cinayet sahneleri için vasatın üzerinde denebilir, müzikler hiç fena değil, oyunculuklar bir D’Amato filminden beklendiği ölçüde kötü, yani kısaca sevenin çok sevdiği malum İtalyan filmlerinden biri. Filmin finaline yakın, “fırın sahnesi” ise bence filmin en başarılı olduğu kısım. Hunharca işlediği kanlı cinayetlerden sonra Mikos, evde yakaladığı kurbanının kafasını fırının içine sokar, fırının içinde geçen sahne o kadar uzun sürer ki, izleyici sahnenin bitmesi için adeta yalvarmaya başlar.
Sonsöz: Seksenlerin o pek sevilesi kötü slasher örneklerinden biri olan Rosso sangue, zamanında meşhur Video Nasties Listesine de girmiş ve yasaklanmış. Denk gelirseniz mutlaka izleyin derim. İzlemeye başlayıp, olur ya sıkılırsanız, sözümü dinleyin ve filmi sonuna kadar izleyin. Filmin ironik finalini görmezseniz yazık olur.






















Can Evrenol tarafından 19 Ocak 2011 23:30 tarihinde
2 gün önce rüyamda bu filmle ilgili bişeyler gördüm! Bikaç yıldır divx formatında elimin altında ama bir türlü izleyesim gelmiyo. Ama isminden dolayı, Joe Damato filmi olmasından dolayı ve ilk Antropophagus filminden dolayı bu film hep bir nebze merak uyandırmıştır bende. Bu gece artık izlesem mi… bilemedim.. başka bi zaman izlim diye yine ertelicem galba
Can Evrenol tarafından 19 Ocak 2011 23:36 tarihinde
poster çok iyi!
Yasin Karakaya tarafından 20 Ocak 2011 10:29 tarihinde
Bence film bombastik Can!
s.severus tarafından 22 Ocak 2011 16:22 tarihinde
filmi 80 lerde videoda izlemiştim o gün bugündür aklımdan çıkmıyor ,adınıda yıllar sonra öğrendim.Günlerce aklımda kalan sahneyse hemşirenin kafasını deldiği sahne.
altyazısı yok ama hiçbiryerde yoksa tekrar indirirdim bi şekilde.
cbi82 tarafından 06 Mart 2011 11:03 tarihinde
filmin dvdsini aldım seyretim bayağı iyidi