Sinema Bileti Ödüllü Soru: Mad Max’in Nesini Sevdiniz?

Mad Max 30 yıl aradan sonra bizi yine nefes kesen bir yol macerasıyla çorak topraklara götürüyor. Usta sinema eleştirmeni Atilla Dorsay yıllar önce yazdığı bir yazıda “Mad Max filmleri televizyona sığmıyor” demişti, gerçekten de öyledir. Ne yapmalı, Mad Max: fury Road’u gidip sinemada izlemeli!

Bu konuda size biraz yardımcı olmaya karar verdik ve ödülü, Cinemaximum’dan çift kişilik sinema bileti olan bir soru soruyoruz;

Mad Max’i neden sevdiniz, bu filmleri sizin için özel yapan şey ne?

Beğendiğimiz yoruma çift kişilik sinema bileti hediye edeceğiz, hem de 1 kişiye değil 5 kişiye… İster sevdiğinizi, arkadaşınızı alın gidin, isterseniz tek başınıza iki filme girin!

Önümüzdeki Perşembe (21 Mayıs) gecesine kadar zamanınız var, cevabınızı yazının altına yorum olarak bırakabilirsiniz. Mail kutucuğunu doldurmayı unutmayın ki kazandığınız takdirde size ulaşabilelim.

Bir de anket ekleyelim, şart değil ama doldurursanız seviniriz. Kazanma şansınız artar!

En Sevdiğiniz Mad Max Filmi?

  • Mad Max 2: Road Warrior (68%, 46 oyla)
  • Mad Max (26%, 18 oyla)
  • Mad Max 3: Beyond Thunderdome (6%, 4 oyla)

Toplam Oy Sayısı: 68

Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Yazar hakkında: Öteki Sinema

Öteki Sinema editörleri Prometheus'un David'i gibi... Siz uyurken bile, hoşunuza gidecek yazıları buluyor, itinayla hazırlıyor ve yayına sunuyor. Öteki Sinema çalışıyor!

20 Yorumlar

  1. Post apokaliptik alt türünün bence gerçeğe yakın örnekleridir Mad Max filmleri. Özellikle Türkiye gibi tüketim toplumlarının akıbetini çok iyi resmeder. Hem de bunu politik söylemi aģır basan bir metinden ziyade kendine has stilize aksiyonuyla yansıtır. Şimdi ki neslin ‘Hızlı ve Öfkeli’ ile tanıdıgı ‘yol aksiyonu’ formatının babasıdır Mad Max filmleri. Ayrıca punk kültürüne ve western ruhuna bir saygı duruşudur.Diğer yandan feminist bir bilim kurgudur bu filmler.

  2. Post – apokaliptik eserlere duyduğum hayranlığın yanında birbirinden ilginç tasarımlara sahip araçlarla yaşanan kedi fare oyunu olması cezbetti beni:) Hele o Max’in 8 silindirlisinin çıkarttığı ses yok mu o ses, Anlayamazsınız!

  3. Mad Max 2: Road Warrior u 90 ların ilk yarısında tv de izlemiştim çok etkilendim bumerang atan çocuk kendine hayran bırakmıştı beni

  4. 1 – Her bir karesini dondurup birer tablo gibi duvarıma asmak istediğim sinematografisini sevdim.
    2 – George Miller’in on yıllardır kafasında biriktirdiği her bir imajı tek tek kendisi çekip, yönetmenlik koltuğunu bir başkasına devretmeyişindeki inat ve kararlılığı sevdim.
    3 – Mel Gibson’dan sonra Tom Hardy olmasa bir şeyler eksik, buruk kalabilirdi, bu anlamda oyuncu seçimindeki nokta atışını sevdim.

    Bir de bu 2 bilet kampanyasını sevdim;) Filmi henüz görmeyen iki kişiye hediye edeceğiz kazanırsak.

    Selam ve sevgiyle

  5. Kum çölün bir parçası, post-apokaliptik filmlerin vazgeçilmez bir öğesi oldu şimdiye dek, buna rağmen literatürdeki yeri sarsılamaz biçimde kaldı; öyle ki, Wllliam Blake sonsuzluğu kum taneleriyle açıklayarak vahiylerini bunlar sayesinde yaydı, Mad Max’teki kaos ortamı yeni filmini ne yazık ki görmemiş olsam da, anarşinin gerçekleştiği durumda, tanının ne kadar yerinde olduğunu gözler önüne seriyor. Yaratılan post-apokaliptik atmosfer, sinematografik açıdan önemli ya da kayda değer sunuya sahip olmasa bile, kavurucu güneşin altında günümüz insanının metropole bağlı yapısının gerçekleştirmesinin mümkün olmadığı hareketler gerçekleşir gerçekleşmez filme olan senaryo beklentisine dair bakış açısı kendisini şiddet ve aksiyona yönelik bir arzuya bırakarak dahası o arzuya zaten derinlerde sahip olarak bizim için aslında aradığımızın her daim derinlikle bezenmiş görüntüler olmadığını anlatıyor. Böylece Mad Max şekillenip kendi asıl formuna, kanunsuz dünyasına bizi kendini çekerek film bitiminde duş alacağımız kadar kirletiyor ve belki de bizi kendimizle hesaplaşmaya bıkarak, içten içe bize çekişmeler yaşarak aynı durumla karşılaşma olasılığımızda sergileyeceğimiz tavrın oradaki iyi ya da kötü olduğu önemsiz karakterlerden herhangi birine denk düşeceğini gösteriyor. Bilim kurgu distopyaları genellikle bizi uzayın dışına atarak orada tiranlar yönetiminde varlıklar olarak bizi gösterirdi, Mad Max ise, kendi dünyasında bizleri kırılgan hiyerarşinin ortasına salarak, işlerin ne kadar kolay değişebileceğini gösteriyor ve bilim-kurgu distopyalarının tahtını terketmeyen krallarına dair küçümser bakış atarak, “bizim buralarda kralımız” yok dercesine tokadı yapıştırıyor. Bu da kurallara sahip olmayan, kırılgan hiyerarşik düzende işlerin doğayla benzer bir şekilde, sadece güçlü olanın hayatta kalabileceği üzerine olan yapısında haklılık payı olduğunu göstererek bizi hayvanlar aleminden koparan bütün yapıtların suratına tükürerek nihilist dünya görüşüyle tekrardan bizleri aşağılıyor. Şimdilik bu kadar.

  6. Gökhan Pekdemir

    Bugünü, yarınla anlatmak her filmin harcı değil…

  7. O insafsız, sert ortamına rağmen yine de hayatımızdan daha yaşanası yanını sevdik. Sinema çok ilginç hanımlar beyler…

  8. Filmdeki metalci gitarist dayı için katlandım bütün bu gümbürtüye.

  9. Hani bazı filmler vardır bunu izlemeyen benle muhatap olmasın deriz. İşte o filmlerdendir Mad Max. Ayrım elbette ki yapılamaz benim için ama illa ki hangisi deseler Mad Max 2 The Road Warrior derdim. Benim için anlamı büyüktür. En sevdiğim şey ise Mad Max izlerken yaşadığım o aksiyon ve heyecan dolu dakikalar.Defalarca izledim defalarca izlerim…

  10. Sevdiğim yanları saymakla bitmez ama en çok, iş bittikten sonra eyvallah deyip gidişini sevdim sanırım.

  11. Max’in kendine has adalet anlayışını, gözükaralığını, sinemasal işçiliğini, bugün bile her izlediğimde beni heyecanlandıran kovalamacalarını ve tabiiki çılgınlığını seviyorum.

  12. ”Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
    “O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin. ”

    yapamadım,özür dilerim CAN YÜCEL.inan çok denedim ama başarılı olamadım,bu muazzam seriye bağlandım.
    tozuna,toprağına,gürültüsüne,aksiyonuna,adeletine,kararlılığına baştan sona herşeyine hayran kaldım CAN babaya ayıp edercesine bağlandım.eğer bu suçsa en büyük suçlu benim kabul ediyorum.

  13. Mad Max post apokaliptik filmlerin herşeyidir, ABCsidir. Diğer filmlerin hepsi Mad Max filmlerden izler taşır. Waterworld, Book of Eli, The Road, Tank Girl.
    Aynı zamanda karakter bazında Spagetti Westernlerin, Kurosawa’nın Samuray filmlerinin bir uzantısıdır.
    Üçlemenin zirvesi benim için açık ara Road Warrior. Arabalı aksiyonda zirve noktalarından biridir. Dijital efektin olmadığı, figüranlıktan beslenen, gerçekçi ve oldukça vahşi sayılabilecek kovalamaca sahnelerle dolu olan bir filmdir.

  14. Mad Max’i; içerisinde barındırdığı her bir temaya dikkat edildiği, makyajların-oyuncu dizilimlerinin muhteşemliği ve tabii ki böyle muhteşem zaman geçirttiği için çok sevdim.

  15. osman ökkeşoğlu

    son filimde kadın karakterin erkek karakterden daha baskın olmasını ve mad maxi tek başına orduları yenen bir kahraman olarak göstermediği için son filmi çok beğendim.

  16. Max’in red kit gibi her bitişte terkedişini sevdim. Arabaların egzantirik modifiye şekillerini sevdim. Müthiş bestelenmiş müzikler eşliğinde görsel hazzı tattıran seyir zevkini sevdim.Kısacası ister şimdi ister geçmiş döneminde olsun.Max her zaman çılgın olmaya ve dünya en az onun kadar çıldırmaya devam edicek.

  17. Orijinal filmin yeniden çevrimi olmayıp, farklı yönde bir hikaye anlatmasını sevdim.

  18. Max’e yalnız bizim Mad dememiz çokoş. :)

    Filmlerdeki dünyada aslında hiçbir şeyin abartı yada göze batacak derecede saçma durmaması ve bunun bize çok güzel bir şekilde aktarılması mükemmel.

    Ayrıca son filmde yer alan easter egg’ler de mükemmel. Örneğin 2 filme selam çakan müzik kutusu gibi.

  19. Max artık sadece bir film karakteri değil kendimizide onun yerine koyduğumuzda oluyor. Tom hardy gibi bir yetenek filmde olması ayrı bir hava katıyor filme.
    Tebrikler iyi bir yapım :)

  20. Merhaba arkadaşlar, Furkan Erkan, Hermes, Yiğit, Serkan ve Şefik arkadaşlarımız Cinemaximum’dan çift kişilik hediye sinema bileti kazandı. Kendilerine mail attık. Yeni bir ödüllü yarışmada görüşmek üzere…

%d blogcu bunu beğendi: