Türk Fantastik Sineması dediğimiz zaman tüyleri ürperten bir başka nokta vardır ki o da dil sorunudur. Bu günümüz Türk korku filmleri için de en önemli sorundur...
Türk Sineması, korku ve fantastik türüne iyi sayılabilecek bir başlangıç yapmış ve Drakula İstanbul’da ile hem teknik, hem de anlatım açısından oldukça yüksek bir çıta tutturmuştur.
Korku Sineması, tüm Dünya’da oldukca fazla takipcisi olan ve onlarca alt türe bölünmüş üretken bir alan… Sinema yapan her toplum, kendi korkularını yıllardır izleyicisine aktarıyor. Meksikalı Santolar, Kurt adamlarla savaşıyor, Japon ve Koreli Uzun saçlı çocuk hayaletleri evlere musallat oluyor, Çinli Hayalet
Ölüler Konuşmaz ki yıllardır kayıp olan süper düşük bütçeli siyah beyaz bir Yavuz Yalınkılıç filmi. Geçmişte sadece afişinden bildiğimiz bu filmi, genç yaşta yitirdiğimiz sevgili arkadaşımız, sinema araştırmacısı Sadi Konuralp (1964-2003) kenarda köşede kalmış bir film deposundan bulup çıkarmış, topluma kazandırmıştı. Büyükada’da