Okyanus dibinde ikiye bölünmüş olarak yatan Yamato, yıkımın içindeki gurur, acının içindeki estetik, yenilginin içindeki direniş ve ulusun zihninde unutulmaz bir kahramanlık anıtı haline geldi.
Cobra Thunderbolt, aslında biraz derme çatma görünen, dandik bir araç ama film onu bir süper araç olarak yansıtmayı başarıyor bir şekilde. Son 20 dakikalık süreçte ve finaldeki savaş sahnesinde ise tüm süperliğini ortaya koyuyor.
Nitelikli karakter oyuncularından oluşan güçlü yan kadrosuyla Cop Land, gösterime çıktığında bütçesinin dört katı gişe elde etmesine rağmen yine de beklenenden az ilgi görmüş ve değeri yeterince bilinmemiştir.
Harley Quinn’in asıl olarak harlequin kökenlerinden izler taşıyan nitelikleri onun bulunduğu hikayelerdeki demirbaş özelliklerdir. Bir Harley Quinn hikayesi izlerken, birkaç maddede özetlenebilecek bu özellikleri ya da en azından birkaçını aramak gerekir.
Ünlü kurgu karakterler arasındaki romantik ilişkileri, adlarının ilk hecelerini birleştirerek aktaran modayla 2015'ten beri kısaca Harlivy olarak anılan bu beraberlik, aynı zamanda 21. yüzyılın popüler kültüründeki en ünlü aşklardan biridir.
Suicide Squad çizgi romanı içinde Harley Quinn’in öne çıkıp en sevilen karakter haline gelmesi ona yeni dalga hayranlar getirdi ve kendi adıyla ikinci bir seri başlatılmasını sağladı. Bu serinin başına Amanda Conner ile kocası Jim Palmiotti getirildi ve ikisinin yaklaşık üç yıl
Harley, Superman’i ölümden kurtarır, Superman minnetle “Senin bir kahraman olduğunu hep biliyordum” der. Harley ise şöyle yanıtlar onu: “Ben bir kahramandan daha öteyim, ben Harley Quinn’im!”
Harley Quinn, tüm kariyerini çılgın aşk için çöpe atarken asıl ulaşmak istediği hedefe varmıştır artık; en zorlu erkekle olan ölümcül ilişkiyi atlatmayı başararak kahraman diye anılmayı hak etmiştir çoktan.
Paul Dini, Harley için güzellik okulundan terk maceracı kız yerine daha güçlü bir köken hikayesi oluşturmaya karar vermişti. Çılgın Aşk, bu medyada nadir görülen bir karakter çalışması ve aksiyonunu karakterin kendisinden alan sürükleyici öyküsüyle köken hikayeleri için bir ders niteliği taşır.
Harley Quinn, Batman’de tek bölümlük bir yan karakter olarak yaratıldı, çok sevilmesi üzerine dizinin en öne çıkan yüzlerinden birine dönüştü, oradan çizgi romanlara ve uzun filmlere atlayarak DC’nin en çok kazandıran isimlerinden biri haline geldi.
Wishman’in afişine bakınca, Müjdat Gezen’in değeri bilinmeyen eşsiz filmindeki ağlak sesli, muşmula suratlı Homoti’yi anımsatan bir yaratık görecek, acaba onun gibi olabilir mi diye heyecanlanacaksınız.
1995 yılında Hindistan'da gişeyi sallamış filmlerden biri olan Ghatothkachudu, çok sevilen türler çorbası, en tutan şeyler karması, içinde moda olan ne varsa olsun bulamacı bir Hint Telugu filmi diye de anılabilir.
Film izlemek tek yönlü kalmadığı ve eserin niteliği ne olursa olsun seyredende duygular, ilhamlar ve düşünceler oluşturabildiği ölçüde değerlenir ve dünyanın en kötü üç boyutlu filmi Robot Monster da en azından bunu başaran bir yapıttır.
Yaratıcı bir işiniz olsun olmasın, “yapay zeka benim işimi nasıl yapabilir ki” diye düşündüğünüz her şey, eğer yeterli kazanç getireceğine inanılırsa, ister dijital yollarla ister insanı yalnızca bir el-kola dönüştürerek yapılabilir.
Judy Blume Forever (2023), günümüzde bile süren sansür baskılarıyla karşılaşan Judy Blume'un yaşamını, okuyucularının gönüllerinde yer edinişini ve onlarla olan eşsiz iletişimini, asıl olarak da baskı ve yasaklamaların üzerinden gelme savaşını anlatan bir belgesel.
Geleceğe pembe gözlüklerini çıkarıp bakan bilimkurgu filmlerinde gökyüzü şehirleri, uygarlığın ulaştığı sınırları ifade ederken bu gösterişin içinde o şehri yapan ve yaşamasını sağlayan yığınlar için ölümcül olan bir düzeni gizlerler.
Türk, karşılaştığı satranç oyuncularının en usta olanlar dışında hemen hepsini yenmiş, Napolyon, Benjamin Franklin, Charles Babbage gibi döneminin ünlü isimlerini topluluklar önünde mat etmiş, endüstri devrimine, telefonun icadına, ilk bilgisayarlara, dedektiflik öyküleri ve fantastik edebiyata esin olmuş dünyanın en ünlü otomatonuydu.
Robocop (1987), Alex Murphy adlı polisin görev sırasında pusuya düşürülüp feci şekilde öldürülmesinden sonra yapay bir bedende yaşama döndürülüşünün öyküsüdür. Filmde, emniyet gücündeki her polisin OCP'ye ait olması ve onların bedenlerini istediği gibi kullanabilmesi, makineye dönüştürmesi, ürünleşen insanın görsel bir abartıyla sunumudur.