Hollywood’un her yeni filmine daha seyretmeden “başyapıt” payesi dağıtan bülten diline mesafemiz belli ama Denis Villeneuve’ün Dune için kurduğu dünyanın sinema perdesindeki ağırlığını da teslim etmek gerekiyor. Dev bütçelerin birbirine benzeyen, ertesi sabah unutulan görüntülere harcandığı bir dönemde, seyirciye ölçeği ve atmosferiyle sinemada olduğunu hatırlatan bir seri bu. Şimdi üçüncü film geliyor ve asıl merak ettiğimiz, kumların üzerinde kaç ordunun çarpışacağı kadar, o orduları peşinden sürükleyen adamın hesabının nasıl görüleceği…
‘Dune: Çöl Gezegeni Bölüm Üç’ün yeni afişi ve fragmanı yayımlandı. Villeneuve’ün senaryosunu Brian K. Vaughan ile birlikte yazdığı film, yönetmenin üçlemesini tamamlayacak. Böyle büyük serilerin finallerinde gösteriyi büyütmek kolay, anlatılanların ağırlığını taşıyabilmek ise her zaman mümkün olmuyor. Dune’un önünde de tam böyle bir sınav var.
Paul Atreides’in İmparatorluk’u kontrol altına almasının üzerinden neredeyse yirmi yıl geçmiş. Bültenin aktardığı hikâyede artık karşımızda acımasız bir hükümdar var; eski müttefikler geri dönüyor, ihanet sarayın gölgelerinde dolaşıyor, isyan büyüyor. Bir zamanlar umut bağlanan adam, kurduğu düzenin sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Kurtarıcı bekleyen kalabalıkların, kurtarıcıları tahta yerleşince başlarına gelenler… Frank Herbert’in dünyasını bugün de kurcalamaya değer kılan damar burada atıyor. Bizim gibi memleketlerde bu hikâyenin anlaşılması için galaksiler arası yolculuğa pek ihtiyaç yok!
Paul’un gördüğü çöküş imgeleri ve kaybettiği aşkının yeniden ortaya çıkışı, Chani’nin merkezinde bulunduğu geniş bir komploya bağlanıyor. Umarım film, iktidarın insanı ve çevresindekileri nasıl öğüttüğünü anlatacak zamanı bulur. Çünkü böylesine büyük bir anlatının bütün derdini finalde daha gürültülü bir savaşa teslim etmesi, Herbert’in açtığı tartışmayı da daraltır. Villeneuve’den beklentimiz, seyirciyi Paul’un kaderine ortak ederken onun yaptıklarının bedelinden kaçırmaması.
Timothée Chalamet ve Zendaya’ya Jason Momoa, Florence Pugh, Rebecca Ferguson, Javier Bardem, Charlotte Rampling, Anya Taylor-Joy ve Robert Pattinson gibi isimler eşlik ediyor. Kadro kalabalık, beklenti yüksek; umarım yıldızları sırayla selamlama telaşı karakterlerin önüne geçmez. Kamera arkasında görüntü yönetmeni Linus Sandgren, yapım tasarımcısı Patrice Vermette, kurgucu Joe Walker ve kostüm tasarımcısı Jacqueline West var. Hans Zimmer da müzikleriyle yeniden işin içinde; salonun duvarları şimdiden hazırlansın!
Warner Bros. Pictures ve Legendary Pictures imzalı film, 18 Aralık’ta TME Films dağıtımıyla, IMAX seçeneğiyle birlikte yalnızca sinemalarda gösterime girecek. Büyük perdede izlemek için güçlü bir nedenimiz var. “Başyapıt” hükmünü ise çıkışa saklayalım. Paul tahta oturdu diye biz de eleştirmen koltuğunu boşaltacak değiliz.
