Gerek sinema öncesi geçmişi gerekse sinema kariyerindeki tercihler hesaba katıldığında 1970’lerde Amerikan sinemasına damgasını vuran kuşağın belki de en ilginç mensubu Paul Schrader’dır.
RKO, mevcut stüdyo koşulları ile yönetmen ve oyuncular başta olmak üzere sözleşmeli sinema kadroları sayesinde henüz ortada ‘kara film’ yokken kara film üreten bir yapımevidir.
İntikam; içerdiği yoğun öfke, ihanete uğramışlık, kayıp, acı, adaletsizlik, adaleti sağlama hazzına ulaşma arzusu gibi duyguları içerdiği için sinemanın çok kullandığı konulardan biridir
Korku Antolojisi Amicus’tan Sorulur! İngilizlerin “portmanto filmler” de dediği korku antolojileri, zamanla Amicus’un bir nevi simgesi haline dönüşecekti.
Hem Nanking Katliamı, hem de Unit 731 hakkında az sayıda da olsa filmler yapılmıştır. Bu yazıda her iki acı olaya da değinen 4 filmlik Men Behind the Sun serisinden bahsedeceğim.
Murat Kirisci, 4 Eylül 1973 gece yarısı, Türk Sineması Film Arşivinde çıkan yangında kaybettiğimiz ve Metin Erksan'ın "en sevdiği filmi" olan Hicran Yarası'nın hikayesini yazıyor.
Enteresan bir adam George Lucas. İstatistikî olarak baktığınızda efsane olmasına, hayat boyu başarı ödülleri almasına olanak yok. Ama olmuş işte. Peki nasıl olmuş? Neden olmuş?
The Party filmi, koşullara rağmen, rezil olmaya aldırmadan, kaygısızca “birdie num-num” demenin bize ne kadar iyi geleceğini gösterir. Hrundi karakteri başa gelebilecek her şeye rağmen neşeyi koruyabilmek için ilham olur.
21 Aralık 1975 akşamı Metin Erksan’ın TRT için çektiği “Müthiş Bir Tren” gösterildi ve Türkiye’deki yaklaşık 20 milyon seyirci küçük bir sarsıntı yaşadı.
Yakın dönem korku yönetmenlerine kabaca göz attığımızda potansiyelinin çok altında kaldığını düşündüğüm iki isim öne çıkar; Alexandre Aja ve Marcus Nispel.