Can Evrenol’dan Yeni Dövüş Kısası

281306_10151351168896743_76528207_nCan Evrenol, çektiği kısa filmler ile reklam filmlerini belki de ilk defa bir potada eritmeyi başardı. Elif Domanic, Athena’dan Gokhan Özoğuz ve Doğu Avşar ‘ın rol aldığı filmde ev boş diye giren iki hırsızın duştan çıkan kimonolu hatunun gazabına uğramaları konu ediliyor.

MATA LEON KIMONOS adlı Kimono (uzak doğu sporlarında giyilen alt ve üst takım) ve BJJ malzemeleri satan firmanın reklamı olan film, klasik aksiyon filmlerinde aradığınız her şeyi sunuyor. Elif’in Brazilian jiu-jitsu hareketlerindeki başarısının yanında Can’ın farklı kamera açıları ile hareketlerin hakkını vererek yansıtmasının, sanat yönetmeni Alp Korfalı’nın, hızlı müzikler ile Ulaş Pakkan’ın da başarıda pay sahibi olduğunu söylemek gerek. Dövüş koreografileri ise tanınmış Türk MMA dövüşçüsü ve ekibin gerçekte de hocası olan Ertan Balaban imzalı. Böyle bir yaratıcı grubun aynı salonda bir araya gelmiş olması tabii ki bu filmin önünü açmış.

Diğer reklam filmlerinden farklı olarak Can bu sefer B filmlerden gelen gözünü konuşturmayı başarıyor. Bu durum da tabii ki kadın figürünü metalaştıran bir janr olmasından dolayı filmin hem en güçlü noktası hem de eleştirilen yanı oluyor.

İnternette takip ettiğim eleştiriler ve youtube yorumlarından gördüğüm kadar filme en büyük eleştiri seksist olma noktası. Duş alan bir kadının gösterilmesinin ya da kadının sadece gi’nin üst kısmını ve külotunu giyerek aksiyona girmesinin seksistlikle ne alakası olduğuna anlam veremiyorum. Zaten yeni internet eleştirel akımı olarak seksistlik diye bir şey var. Erkek üretimi ne varsa seksistdir gibi bir noktaya doğru yelken açılmış durumda. “Feminizm bu değil!” demekten başka bir şey gelmiyor elimden.

Aksine bir kadını bu kadar güçlü gösterdiği için filmin bence desteklenmesi lazım. Elif’in zaten genel mizacındaki sertlik filme tam oturuyor. Çıplaklığın kullanılmasına kendisini bu kadar entelektüel göstermeye çalışan çevrelerin karşı çıkmasına ise anlam vermek mümkün değil.  Tür sinemasında olmazsa olmazlardan biri de doğal ve gereksiz çıplaklıktır. Wes Craven’ın 1972 yapımı kült filmi Last House on the Left’i de tıpkı Can’ın filmi gibi bir duş sahnesi ile açılır ve yönetmen birkaç saat sonra hayatında görmediği şiddet ile yüz yüze gelecek olan kadın karakteri huzur içinde yıkanırken tüm çıplaklığı ile gösterir. Filme senaryo anlamında bir şey vermeyen bu sahneyi filmden çıkarırsak yine de anlatımda büyük bir eksikliğe yol açarız.

1972’den bugüne gelinen noktada buğulu bir duş sahnesinin bile seksistlikle suçlanması gerçekten rahatsız edici. Bize acımıyorsanız sanata acıyın. Bırakın sanatçılar sizin istediğiniz gibi değil, kendi istedikleri gibi eserler üretebilsinler.

18 Aralık’ta youtube’da yayınlanan film şimdiden 220 binin üzerinde kişi tarafından izlendi. Bu başarının hem firmanın hem de Can Evrenol’un önünü açması dileği ile…

 

Filmin Kamera Arkası

Yazar hakkında: Masis Üşenmez

1979 İstanbul doğumlu yazar ilk sinema deneyimini Superman ve Star Wars’la yaşayıp kendini çizgi roman ve bilim kurgu dünyasına atar. 2006 yılında "Öteki Sinema" kadrosuna katılır ve sitenin gelişiminde önemli rol üstlenir. Halen Öteki Sinema'da editörlük ve Cinedergi'de yazarlık yapmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir