The Frighteners / Sevimli Hayaletler (1996)

Karısını trajik bir kazada kaybeden başarılı mimar Frank Bannister bu kazadan farklı bir kazanımla kurtulmuştur. O artık ruhlarla iletişim kurabilmektedir. Bannister, o elim kazadan sonra kendini kasaba halkından soyutlamış, karısı ile yaşama hayalleriyle inşa etmeye başladığı evde ona eşlik eden üç garip hayaletle tüm kasabayı birbirine katarak ve iş ortağı olan ruhları sözde durdurmak suretiyle üçkâğıtçılık yaparak para kazanan bir adam olmuştur. Fakat bir sorun vardır gün itibariyle ki ölüm bu sakin kasabada kol gezmektedir ve bir anda hayalet avcısı olma sıfatıyla anılan şaşkın kahramanımız cinayet işlemekle suçlanacaktır. Kendini aklamanın tek yolu ise ölümü durdurmaktır. Ölüm yarım kalan skorunu tamamlamaya gelmiştir velhasıl…

The Frighteners 1996 yapımı, 110 dakikalık Peter Jackson imzalı, kendi deyimiyle “sonunda doğru düzgün bir bütçeyle çekebildim” dediği ilk filmi. Peter Jackson ismi ilk kez geniş kitlelerle tanıştığında yıl 1994’tü. Yeni Zelanda asıllı yönetmen dördüncü uzun metraj denemesi olan Heavenly Creatures’ı çektiğinde bu başarılı cinayet öyküsü ile Kate Winslet’in de elinden tutup sinemanın dahi çocuğu olma yolunda büyük bir adım atmıştı. Lakin onu bugün bulunduğu dokunulamazlar mertebesine eriştiren yapım Yüzüklerin Efendisi Serisi olacaktı.

Biz dönelim filmimize. Korku komedi tarzını başarıyla yansıtan The Frighteners, gerek kullanılan efektler, gerek sağlam işlenmiş ilginç karakterleriyle kültlerin arasına girmeyi başarmıştır. Seyir, başından sonuna kadar düşmeyen temposu ile de izleyeni beyaz perdeye gark etmeyi başarmıştı. Tabi gösterime girdiği tarihte yaşadığı talihsizlikler sonucunda o gün itibariyle beklenilen ilgiyi görememişti. Farzı misal bizim ülkemizde Sevimli Hayaletler ismiyle vizyona giren yapım renklerini pek de yansıtamayan bir sloganla afişe edilmişti;

‘’Geçimini hayaletlerin sırtından sağlıyordu…’’

Yapım içerik itibariyle Beetle Juice, Ghost, Flatliners, The Amityville Horror gibi filmleri çağrıştıran Tim Burtonvari bir dokuya sahip. Bunun yanına bir de Rick Baker’ın inanılmaz makyajları, Robert Zemeckis’in yapımcılığı, Danny Elfman’ın müzikleri ve tabi dahi çocuğumuzun eşiyle yazdığı senaryo da eklenince film bugün bile keyifli bir seyirlik yaratır. Yapımın bir özeliği ise Peter Jackson’ın The Return Of The King’deki hayalet savaşçılarda kullandığı tekniği ilk kez uyguladığı film olmasıdır.

Oyuncu koltuğunda ise Parkinson hastalığına tutulmadan önceki son filmiyle seyrettiğimiz ve rolüne cuk oturan Michael J. Fox, Boston Public’in soğuk müdürü olarak hatırladığımız Afro Amerikalı çılgın hayaletimiz rolünde yapıma kahkaha katan Chi Mcbride, güzel doktor rolünde Trini Alvarado ve The Judge rolünde ölüme cesurca kafa tutan John Astin’i görmekteyiz.

Hayaletler beyazperdenin korku, komedi ya da duygusal en sevdiği unsurlardan biri olmuştur her zaman. Bu yapım ise daha sonrasında perdeye yansıyan birçok hayalet tabanlı yapıma ön ayak olmuştur diyebiliriz. Hala izlemediyseniz ve yahut bir hatırlamak istiyorum derseniz buyurun perde başına. İyi seyirler…

Yazar hakkında: Melahat Yılmaz Özberk

1981 Ankara doğumlu... Anadolu Üniversitesi Türk dili ve Edebiyatı bölümünde okuyor. Gölge- e Dergi ve Öteki Sinema’da çeşitli film eleştirileri ve hikâyeler yazıyor. Tek dileği yazacak sözlerinin bitmemesi ve bunları sayfalara dökebilmek…

2 Yorumlar

  1. Bu filmi çocuk yaşta sinemada izleme şansı bulmuştum…Beni Çavuş Hartman ile tanıştıran ilk film, Full Metal Jacket’dan ziyade The Frighteners olmuştur…Hayat garip sanki…

  2. Peter Jackson bu film için Universal ile anlaştığında, aynı zamanda King Kong prodüksiyonu için de sözleşiyor. Frighteners filminin ardından hemen çalışmalarına başlıyor ancak birkaç yıl sonra Godzilla ve Mighty Joe Young gösterime girdiği için proje iptal ediliyor. Araya Lord of the Rings serisi girkten sonra da yaklaşık 10 yıl sonra King Kong’u çekiyor. Netice itibariyle Jackson’a King Kong’u yapma imkanını veren bu filmdir. Bu güzel filmi bize hatırlattığı için Melahat’a teşekkürler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: