Gerek sinema öncesi geçmişi gerekse sinema kariyerindeki tercihler hesaba katıldığında 1970’lerde Amerikan sinemasına damgasını vuran kuşağın belki de en ilginç mensubu Paul Schrader’dır.
Makalede, Dabbe serisinin formunun izleyicilerin algısını manipüle etmesine dair bir yaklaşım geliştirilmiş; filmlerin saldırgan olarak tanımlanan biçimsel yapısını çözümlemek amacıyla, bilişselci ve Deleuzecü yaklaşımlardan ayrı ayrı yararlanılarak bütüncül bir yoruma gidilmiştir.
Arkadaş filminde, “burjuva dönüştürücüsü” ve “halk aydını kimliklerine” Yılmaz Güney üzerinden (Alzem) ulaşılırken, Bir Gün Mutlaka filmiyle de “Devrimci kimliğin bir ‘prototip” olarak sunumuna, Binali ve Akif karakterleri üzerinden rastlanılmıştır.
Ertan Tunç'tan Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi ile başlayan ve Hollywood’da Cadı Avı olarak adlandırılan dönem üzerine kapsamlı bir yazı.
Esat Şekeroğlu’nun çektiği üç Bay Kilink filmini herkese öneremiyoruz. Ne kadar uslanmaz bir b-filmsever ve Kilink hayranı olursanız olun bu filmlerin düzeyi içinizi sızlatabilir!
Michael Haneke, 1942 yılında Münih’de doğmuş Avusturyalı yönetmen ve senaristtir. Babası Fritz Haneke bir tiyatro yönetmeni, annesi Beatrix von Degenschild ise bir aktristtir.
Kafasından hiç çıkarmadığı şapkası, dökük saçık omuzları, kendine has üslubu ve daha da önemlisi anbean hissettirdiği samimiyetiyle, sinema tarihe adını altın harflerle yazdırmış bir karakterdir Turist Ömer. O esasen bir serseridir, avaredir; ancak bir kişiyi dahi zararı yoktur.
Cingöz Recai, Peyami Safa'nın "Server Bedi" adını kullanarak yazdığı polisiye öykülerin baş kahramanıdır. Yalnızca "kötü" zenginleri soyan ve çaldıklarının bir kısmını yoksullara ve yardım kurumlarına dağıtan ve bu iyiliklerini sık sık ilan eden bir hırsızdır.
John Rambo'nun özgürlük savaşçısı olarak tanımlanması, bir “first lady”nin en iyi film ödülünü muhafız alayı eşliğinde sunabilmesinin doğal karşılanmasının önünü açan adımlardan yalnızca bir tanesidir.