Medusa feministler için bir canavar değil dişinin sembolüdür. Onun görünümü ve taşa çeviren güçleri kadın özgürlüğü ve öfkesi olarak yorumlanır. Kadının ataerkil düzendeki konumuna isyanı ve sosyal yaşamdaki potansiyel gücü Medusa ile özdeşleştirilir.
Brezilya yapımı Medusa’da (2021) erkeklerin kadınlar için varoluş ve duruş kaideleri belirlemesi eleştirilir. Kadınların toplum içinde özgürce var olmalarını engelleyen, ahlak kuralları dikte eden, gördükleri şiddeti normalleştiren anlayış gözler önüne serilir. Medusa filmde bir karakter olarak yer almasa da adı tam da bu baskılara karşı öfkenin simgesi olarak kullanılır.
Medusa’nın erkekleri korkutan kadın figürü olduğuna dair görüş ve yalnızca erkekleri taşa çevirdiğine dair söylem, feminist sahiplenmenin nedenlerine eklenir. Yılanın fallik sembol olarak kullanımlarına bakınca Medusa’nın erkeklerin birine bin ile karşılık verdiği yorumu da yapılabilir. Zengin malzemesine karşın sinemada Medusa şaşırtıcı şekilde bir feminist anlatı içinde pek az kullanılmıştır.
Medusa’nın belli özellikleri ve yorumlanış biçimleri, genellikle feminist anlayışa karşıt olan bir femme-fatale figürü olarak yansıtılmasına da dayanak oluşturur. Bu tip anlatılarda Medusa, bir erkek korkusu ve fantezisinden doğmuş kadın tipinin manipüle ediciliğini ve güvenilmezliğini ifade eden çekici bir kadın olarak görünür ve asıl yüzünü hedefine/avına sonradan gösterir. Ama sinemada yalnızca erkekleri baştan çıkararak onlara saldıran bir Medusa da göremeyiz.
Medusa başta bütünüyle korkunç bir kadındı. Ovid, Medusa’nın yılan saçlarına rağmen yüzünü güzel resmeden görsel anlatımlarına metinsel bir destek sağladı ve miti, ilk başta güzel bir kadın olduğu, sonradan cezalandırılıp çirkinleştirildiği şeklinde yazdı. Yani sinemada onu güzel yüzlü tasvir etmek için zemin hazırdı. Ama bu yüz ona nasıl sonradan eklendiyse, sinemadaki güzel yüzlü Medusa’lar da korkutmayan çekici yüzlerini bir emanet gibi taşırlar. Erkek düzeni ve yargısının mağduru olarak yokturlar. Onu genellikle, bakan erkek için değil belirlediği herkese karşı şeytanlaştırılmış bir dişi tehdit olarak görürüz.
NE FEMİNİST NE FEMME-FATALE
Medusa’yı bütünüyle güzel bir kadın olarak yorumlayan Malpertuis (1971) bir akıl hastası olan Jan’ın hezeyanlı düş ve kabuslarından oluşur. Medusa da (filmdeki adı mitte kardeşlerinden birine ait olan Euryale’dir) büyük bir mirasa konmak üzere olan kahramanımızla evlenme ve mirasa ortak olma derdindedir. Hem aşık olunan hem de bir türlü güvenilmeyen kadın olarak Medusa’nın femme-fatale yorumuna ilk örneklerden biri olarak gösterebilsek de filmdeki karakter için altı tam dolu olmayan bir tanımlama olduğunu kabul etmek gerek.
Medusa’nın sinemada, baştan çıkarıcı gözükmekle birlikte asıl doğasını sonradan ortaya çıkaran, amacı uğruna çetrefilli planlar kuran, yalnızca erkeklere yönelik bir dişi tehlike olarak anlatımına rastlayamadığımız gibi pek çok örnekte hedefte erkekler kadar kadınlar hatta kız çocukları bile vardır.
Land of the Lost’ta (1976) Medusa taşlaştırmak üzere gözüne kestirdiği kahramanlarımızı yanına çekebilmek için onların küçük yeğenlerini sevecenlikle kandırıp sonradan zorla alıkoyar. Yılan saçlı yeşil suratlı biri olduğu gibi dilediği zaman güzel bir kadın olarak da gösterir kendini ve bu şekilde tuzağına çeker onları. Yalnızca erkekleri, kadınları, çocukları değil böcekleri ve bitkileri bile taşlaştırdığı görülür.
Medusa’nın güzel ve ölümcül kadın olarak işlenişi asıl olarak 2000’lerden sonra oldu. Özellikle korku ve fantastik hikayeler üzerine kurulu modern diziler Medusa’yı doğrudan bir tehdit yerine, sinsi canavar kadın rolünde kullandılar. Kanada yapımı Big Wolf on Campus dizisinin She Will, She Will Rock You (2000) bölümünde Medusa, normal bir kız görünümünde yeni transfer olmuş bir öğrencidir. Kızlarla iletişim kuramayan Merton ondan hoşlanmıştır ama aslında Medusa olan bu kız yalnızca belli erkeklerle birlikte olmayı tercih ettiği için Kurt Adam haline gelebilen Tommy ile sevgili olmak ister. İlgisine karşılık bulamayınca Tommy’nin hoşlandığı kızı öldürerek ondan kurtulmaya çalışır.
Ertesi yıl gösterilen Special Unit 2 dizisinin The Rocks (2001) bölümünde Medusa erkekleri güzelliğiyle kolayca tuzağa çeker. Sonradan ise yılan saçlı, yılan dişli korkunç haline dönüşür. Avlarını saçlarındaki yılanlarla soktuğunda onu yavaş yavaş taşlaştırmaya başlar. Yani Medusa’ya bakınca değil onun tarafından sokulunca taşlaşma olur, bu da femme-fatale tarafından zehirlenme anlatımına uyan bir ayrıntıdır. Fakat hikayede sonraki hedefi bir kadın polis olur.
Medusa’s Venom’da (2023) gorgonlardan oluşan bir kült mensubu güzel kadınlar, erkeklerden başka aralarında onlara ihanet eden kadın üyeleri de katletmekten çekinmezler. Komüne sığınan çaresiz kadınları da fahişeliğe yönlendirip Medusa zehriyle kendileri gibi gorgon haline getirirler.
Bu örneklerde Medusa’nın seçici bir tehdit unsuru olmadığı, karşısına çıkan herkes için eşit bir tehlike olarak kalmayı sürdürdüğü görülür. Güzel yüz, korkunç Medusa’nın ürkütücülüğünü elinden alan dizginlerden birine, amacına erişemeyen bir estetik müdahaleye dönüşmüştür.
Medusa’yı sinemada geniş kitlelere gösteren bir başka yapım Percy Jackson: Şimşek Hırsızı (2010) filmiydi. Efsanenin güncel bir yorumunu içeren kitap serisinden uyarlanan hikayede tanrılar insan formlarıyla aramızda bulunurlar. Medusa da modern dünyada var olan bir yaratıktır ve onu insanlardan ayıran tek özelliği olan saçlarını türbanla saklar. Bu filmde Medusa’nın dönüştürülmeden önceki güzelliği anılmakla yetinilmemiştir. Zaten saçları gözükmediği sürece güzel bir kadındır ama o güzel saçlı kadınları kıskanan biridir. Bu haliyle erkeklerden çok kadınlara düşman olduğu bile söylenebilir. Yine de herkesi cinsiyet ayırt etmeden öldürür.
Clash of the Titans (2010) ile aynı yıl gösterime giren Percy Jackson filminde dijital efektler ondan çok daha kaliteliydi. Uma Thurman tarafından canlandırılan Medusa’nın başındaki yılan canlandırmaları Medusa uyarlamaları içinde en etkileyici ve başarılı örneklerden biridir. Yılan saçların yansıtılmasındaki başarı ölümcül kadın anlatımı için ayrıca önemlidir çünkü açığa çıkan asıl yüzü olarak yılan saçlar o güzel yüzün etkisini kırabilecek en vurucu görsel öğeyi oluşturur.
Kitap serisine daha sadık olan uyarlama Percy Jackson and the Olympians (2023) dizisi bu kez bizzat kitabın yazarı tarafından hazırlanan senaryoyla çekilmişti. Daha geniş bir süre ekranda olmasına rağmen ana anlatıda çok fark yoktur. Medusa aynı şekilde kadın erkek yaşlı çocuk ayırt etmeden öldüren bir kadındır ve bir bölüm sonu canavarı işlevi korunur.
Yukarıda andığım yapımların çoğunluğunda ölümcül kadınlar belli bir neden olmadan gelişigüzel avlarının peşine düşerler. Ne feminist anlatıya ne de femme-fatale’e hizmet ederler. Aslında canavar olarak kahramana bir engelden ibaret olan anlatımlarından çok da farklı sayılmazlar. Böylece Medusa’nın güzel kadın yorumlarında da pek derinlikli hikayeler içinde kullanılamadığını görüyoruz.
ERKEK KIRAN MEDUSA
Percy Jackson and the Olympians dizisindeki Medusa, saçlarını yılana dönüştüren Athena’yı kastederek haksız yere cezalandırıldığını, tanrıların adil olmadığını anlatır. Ovid hikayesinde Poseidon Medusa’ya tecavüz ediyor ve cezalandırılan yine de Medusa oluyordu. Ölümcül kadın olarak güzel Medusa’nın görüldüğü diğer bir anlatı tipi de Ovid’den yola çıkan erkek cezalandırma öyküleridir.
Charmed dizisi Switches & Stones bölümünde (2019) Medusa, kızların çıplak resimlerini yaymakla tehdit eden erkeklerin peşine düşer. Beş korku hikayesinden oluşan V/H/S/99 (2022) filminde Medusa, Sandara adında güzel bir genç kız görünümündedir. Onu gizlice izlemek için evine kamera yerleştiren komşusu gençleri asıl kimliğine bürünerek katleder. Tam olarak gözüktüğü son sahnede hem yüzü hem yılan saçları oldukça etkileyici ve korkutucu görünür.
Blood Ties dizisinin Stone Cold bölümünde (2007) Elena adlı güzel bir kadın görünümündeki Medusa, erkekleri evine çekip tuzağına düşürmekte, sonradan asıl kimliğine bürünerek onları taşa çevirmektedir ama bunu rastgele yapmaz. Elena, efsanede ona tecavüz edilmesinden dolayı cezalandırılmasının intikamını, ondan hoşlanan ve yakınlaşmaya çalışan erkekleri taşa çevirerek almaktadır ve eğer cinsel ilişkiye girmek istemezlerse onları taşa çevirmez.
Çok daha kanlı bir versiyon olan Tunus yapımı Black Medusa (2021), gittiği barlarda onunla yakınlaşmaya çalışan erkeklerin içkilerine ilaç atıp evlerine götüren ve orada bulduğu cisimlerle onlara tecavüz eden bir kadını anlatır. Geçmişte yaşadığı bir tecavüz olayından sonra Nada ona yaklaşan her erkekten intikam alma arayışındadır. Bir seferinde erkeği uyutamayınca doğrudan bıçaklamak zorunda kalır. Yine bir tecavüz anına benzettiği bu eylemle adamın ölümüne neden olur. Giderek yolda gördüğü erkekleri bile öldürmeye başlayan Nada çıldırmış bir intikam girdabı içine çekilir.
İşte birkaç örnek dışında güzel kadın Medusa anlatılarında o, Nada’nın amacından sapmış kontrolsüz hıncı gibi bir neden aramaksızın dehşet saçan bir canavar, bir azılı düşman ya da avında cinsiyet ayırt etmeyen bir ölümcül kadındır. Canavar Medusa’nın maskesi ardına bakarak güzel Medusa’yı gördüğümüzü sanırken aslında o canavarın güzel kadın maskesi takmış haline bakmakta olduğumuzu anlarız. Sinemada henüz o canavar maskesi kaldırılıp da ardındaki gerçek kadın tam olarak görülebilmiş değildir.
Medusa ne ataerkilin karşısında duran isyankar kadın, ne erkek fantezisindeki tehlikeli dişi olarak vardır, o yılan kadının korkunçluğu silinip güçleri elinden alınırken güzel yüz makyajıyla yeniden pazarlanan ve onun için belirlenen sınırları hala aşamayan aynı yaratıktır.
Ovid canavar kadın mitine dramatik bir ekleme yaparak önemli bir anlatı katmanı oluşturmuştu. Poseidon’un Medusa’ya tecavüz etmesine karşın Atena’nın yine de Medusa’yı cezalandırarak çirkinleştirdiği, yılan saçlı hale getirdiğini söyleyerek onu dehşetengiz canavardan çilekeş kurbana dönüştürmüştü. Sinemada ise bu çeşit bir katkıyı görebilmek için mitin doğduğu yerlerden en uzak bir diyara uzanmamız gerekiyor. Orada bizi, ona yaşamı dar edenlere karşı bitmek bilmez bir kinle bilenmiş intikamcı bir ucube bekliyor.
