After I saw Hasan Karacadag’s thriller movie; D@bbe, i swore that i would never, ever get close to anything made by him. But my damned fantastic cinema fanaticism made me give Semum a try. I was very decisive to criticize free from
Japon Tomoya Sato’nun 39 dk.lık uzun kısa filmi L’Ilya’nın konusu intihar üzerine kurulu. Filmde ayrıca geleneksel Japon toplumuyla alakalı unsurlar da görmek mümkün. Sizden beklenenlerin arkasında yatan anlamı anlamaya çalışmak, iletişimi öğrenmek ve duygularınızı ifade edebilmek ama en çok intihar üzerine bir
Japon korku sinemasının Ringu’dan sonraki en başarılı işlerinden biri ile karşınızdayız. Ju-On aslında Japon under ground video piyasası için çekilmiş bir seri iken başarısının sonucu “Biz bunu daha büyük kitlelere de taşıyalım” diyerek sinemaya aktarılmış. Tabii ki video versiyonunun fazlaca amatör olmasından
Öncelikle söylemek istiyorum ki uzun zamandır böyle ruh hastası bir film izlememiştim. Evil Dead 2’de evdeki her şeyin kahkahalarla güldüğü sahneyi hatırlayın. Şimdi baştan aşağı o sahne ayarında görüntülerle bezenmiş bir film düşünün. Hausu böyle bir film. Zaten sonlara doğru iyice “bir
Spontane bir şekilde bu haftayı gayri resmi ‘Zombileri araştırma ve geliştirme haftası’ ilan etmiş durumdayız. [REC] yazımın hemen arkasında Murat Kızılca’nın eklediği Pakistan Zombi-gore filmi ‘Hell’s Ground’ incelemesi, yaşayan ölüleri sevenleri mutlu etmiştir diye düşünüyorum. Gerçi memleketteki kriz ortamında herkes birer AVM
Aslında bu filmi seyredeli neredeyse bir yıl oldu. Üstelik beğenmiştim de… Ama ülkemizde vizyon bulma şansından pek umutlu olmadığımdan olsa gerek, bir ara yazarım deyip unuttuğum küçük bir başyapıt [REC] İspanyol sinemasını çok seviyorum ve hatta latin yönetmenlerin Hollywood işlerine de bayılıyorum.
Out of the visible world, intersecting tales within their reality in another world: Hypnosis… To show our support, we tried to present you brand new Turkish films for a few times; but each time we fall into a complete hopelessness. Unfortunately, Turkish
Öldüğüne o zaman inanmamıştım ve hâlâ inanmak istemiyorum. Bu kadar neşesi ve projesi olan bir insanın böyle aniden çekip gitmesini kabullenmek zor… Öteki Sinema Blog’a her post attığımda mail kutuma hâlâ ondan gelmiş bir “Olmamış bu yazı, iyi başlamışsın ama sonunu getirememişsin!”