Murat Tolga Şen

Murat Tolga Şen

Murat Tolga Şen, sinema eleştirmeni, senarist, oyuncu ve Öteki Sinema’nın kurucusudur. OFCS (Online Film Critics Society) üyesidir. Sinema yazılarına 2001 yılında DivxTR, ardından Divx Planet’te başlamış, 2005 sonunda Öteki Sinema'yı kurmuştur.

Yayıncılık kariyerine 90’lar radyo çılgınlığında Gölcük Mega FM ve Radyo Paradise başlamıştır. Salçalı Makarna adlı radyo şovunun yaratıcısıdır. İzmit Sabancı Kültür Tiyatrosu üyesidir.

2012-2023 yılları arasında Medyaradar’da televizyon sektörüne dair eleştiriler kaleme almış, 2014-2016 sezonunda Okan Bayülgen’in Dada Dandinista programında yazı grubunu yönetmiştir. 2017-2019 yılları arasında Antalya Sinema Derneği’ne danışmanlık yapmış, 2014-2023 döneminde Eğlenceli Cinayetler Kumpanyası’nda oyuncu olarak yer almıştır.

“Bir Notanın Hikayesi” belgeselinin senaristi, “Bir İz – Madımak” belgeselinin danışmanı ve “Agatha’da Cinayet” adlı tiyatro oyununun yazarıdır. Sinema yazılarına Öteki Sinema’da devam etmektedir.

blank

Festivaller ve Sevdiği Konukları

Festivaller yalnızca filmlerden ibaret değildir. Yapımcılar, yönetmenler, oyuncular, jüriler, sinema yazarları, kısa filmciler, belgeselciler… Festival, konuklarını kollar ama dikkatle bakınca göze batan o çapak vardır: Bazı konuklar hep daha konuktur!
30 Eylül 2025
blank

Savaştığı Şeytana Dönüşen Saf Çocuk: Çiçek Abbas!

Çiçek Abbas filmi alternatif bir etik önermez; yer değiştirmeyi ödüllendirir. Abbas başka türlü davranabilir miydi? Evet—ama bunun için filmin evrenine “yer değiştirme” yerine “kurum değiştirme” hamlesi girmeliydi: Kollektif işletme, hat kooperatifi, emek rejimi dönüşümü… Romantik değil, zahmetli. Yeşilçam buna pek hevesli değildir; çünkü
29 Eylül 2025
blank

Algoritmaya Biat Et: Büyüyünce Black Mirror Olacak!

Bu hikâyeden bir tekno-gerilim çıkar mıydı? Evet. Ama Algoritmaya Biat Et bunu beceremiyor. Çünkü meseleye yaklaşımı yüzeysel. Filmin yarısı yapay performanslarla, diğer yarısı da internette rastlayabileceğiniz komplo videolarının yeniden çevrimi gibi akıyor. Bir süre sonra sıkıcı bir YouTube tüneline düşmüşsünüz gibi hissediyorsunuz.
27 Eylül 2025
blank

Ev: Çadırda Yaşayan Bir Ülke!

“Ev” filmi üzerine düşündüğümde, bana ilk çarpan şey şuydu: sinema burada yalnızca bir sanat formu değil, bir tanıklık biçimi. Orhan Eskiköy’ün kamerası Karasu ailesinin çadırına girdiğinde, aslında bir evin ne olduğunu, ne olmadığını ve ne olabileceğini sorgulatıyor.
27 Eylül 2025
blank

Ulusal Kanalların Reyting Yalanı!

Reyting sistemi hâlâ sektörün tek pusulası. Ama bu pusula çoktan manyetik alanını kaybetti. Dijital çağda, milyonların izleyici alışkanlıklarını birkaç bin kutuya indirgemek, gerçeği değil, bir illüzyonu ölçmektir.
13 Eylül 2025
blank

Ev Yapımı Love, Death & Robots Bölüm II

Love, Death & Robots’un yokluğunu aratmayan YouTube keşiflerime geri döndüm. Daha önce hazırladığım ilk liste çok sevildi, mesajlar geldi, “devamı gelsin” dendi (Yalan!) Ben de sözümü tuttum. İşte karşınızda Ev Yapımı Love, Death & Robots – Seçki 2.
11 Eylül 2025
blank

Kirli Sırlar, Soğuk Telefonlar: Relay (2025)

Relay’in en güçlü tarafı, New York’u fon olarak kullanma biçimi. Mackenzie, şehrin soğuk yüzünü 70’ler gerilimlerini andırır şekilde yakalıyor. Tren garındaki sahne, tempolu kurgusuyla nefes aldırıyor ve filmin en iyi anı oluyor. Ama aynı ritim tüm filme yayılamıyor; gerilim çoğunlukla uzun telefon
10 Eylül 2025
blank

Aşk Dediğin Laf Değildir: Yeşilçam Rüyasından Uyanmak!

Aşk Dediğin Laf Değildir, güldürmeyen ama düşündüren bir “mutlu son” ile biter: Sınıflar yerli yerinde, hayat kaldığı yerden devam eder. Film, bize sınıf gerçeğinin kalıcı, aşkın ise bu gerçek karşısında kırılgan olduğunu anlatır. Yeşilçam’ın toz pembe hayallerinden uyanmak belki keyifsizdir, ama bazen
10 Temmuz 2025
blank

Öteki'den Haber Al