Popüler Kültürde Seks Kodları

20131012_bkp505

Aşk, Kadını Güldürür mü?

Gülnur Tandoğan (Öteki Sinema ve Perde Arkası yazarı, Akademisyen)

Kadın komedyen çok yoktur nedense. Erkeğe göre her şeyi daha fazla ciddiye aldığından mıdır, hayatla dramatik deneyiminin daha fazla olmasından mıdır bilinmez… Kadın karakter illa güldürecekse aynı anda ağlatabilmeli, modern kadının sorunlarına dair mesajlar vermeli, ayrıldığı ya da ulaşamadığı erkeği için depresyona giren kadın izleyicilere örnek olmalıdır. Varsın erkekler dünyayı kurtarsın, süper kahramanlıklar yapsın! Yine de hiçbiri kadın karakterler kadar hemcinslerine yaklaşamayacaktır. Ancak anlıktır bu yakınlaşma. Gerçek hayatta, filmlerde gördüğü aşkların kırıntısına dahi rastlayamayan kadınlar, idealize edilmiş bu yapay kadınları izler ve unutur. Zaten bu filmlerin gerçek amacı da insanların hayatını değiştirmekten çok, masallarla büyüyen “kadın çocuklar”ı uykudan önceye hazırlamaktır.

Kağıt üzerinde yaratılan, oradan da sinema perdesine aktarılan ideal kadın tipi, reeldeki ile pek örtüşmez. Nitekim bilim dünyası bile halen kadınları anlamaya çalışırken, sinemanın kadını ele alma çabalarının çoğu zaman komediye dönüşmesi zaten kaçınılmazdır. O nedenle sinemada “romantik komedi”nin varlığını olağan karşılayabiliriz. Hollywood’un ise bu konuda en fazla çabayı sarf eden taraf olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu filmlerde kadın, erkeklerin rüyasına girebilecek güzelliğe, seksapeliteye, şirinliğe sahip. Bir nevi mutfakta aşçı, sokakta hanımefendi, yatakta orospu.. Ancak Bridget Jones,  bu janrın kodlarını baştan yazmaya cesaret etmiştir.

Its-complicated-1024x762

Diğerlerinin aksine burada kadın, podyumdan fırlamış bir karakter olmaktan uzaktır ve sakarlıklarıyla, zaaflarıyla kendini kadını idealize etme çabalarından sıyırabilmiştir. Hatta son dönemde, 60’li yaşlarda da kadınların romantik olabileceğini kanıtlarcasına Meryl Streep’in peş peşe seyircinin karşısına çıktığını görüyoruz. Mamma Mia ve It’s Complicated bunlardan birkaçı. Halbuki bugüne kadar romantik komedilerde yaşlı kadınları daha çok aşk yaşayan kadının yancısı olarak görmeye alışmıştık. Hollywood bile bundan sıkılmış olacak ki, Meryl Streep herkese ilaç gibi geldi.

EPHRON-HARRY-SALLY-ORGASM_610Dönemsel olarak romantik komediler ele alındığında en entelektüel karakterlerin 70’lerde yaratıldığını (bkn: Annie Hall), en eğlencelilerin ise 80’lerde yapıldığını görüyoruz (bkn: Clueless). Gerçi 80’lerde neredeyse tüm türlerde komedi ön plandaydı. Halen unutulmayan bir dönem olmasını, bu neşesine de bağlayabiliriz. O nedenle, bu dönemde romantik komediden çok, komik romantik filmler çekilmiştir. Ancak dönemin sonlarına doğru sahneye Nora Ephron’ın çıkmasıyla artık işler biraz daha ciddileşmeye başlamış, aşk yeniden komedinin önüne geçmiştir. Senaryosunu yazdığı When Harry Met Sally’deki müthiş orgazm sahnesi ise, kuşkusuz romantik komedilerin de nirvanasıdır.

Meg Ryan’ın belki de tüm kariyeri boyunca en iyi oynadığı sahne de budur. Kadın-erkek ilişkilerini, lafı dolandırmadan çarpıcı ve kestirme bir yöntemle aktarabilme becerisi sayesinde sinema tarihine geçmiştir.

Son dönemde ise Bridesmaids ile kadın karakterler daha cesur, hatta komiklikte erkeklerle baş edecek nitelikteler. Bu filmle birlikte kadınlar; erkekler gibi içen, onlar gibi küfredip hunharca  kaçamak yapabilen yapıda karakterlere evrilmişlerdir.

Türkiye sinemasına dönüp baktığımızda Türkan Şoray, Emel Sayın gibi isimlerle özdeşleşen melodramlarda, komedi izlerine rastlayabiliyoruz. Ama burada da güldürme işi erkeklere ve daha çok yan karakterlere devredilmiş durumda. Kadın her zaman “olması gerektiği gibi” kendini ağırdan alan bir ciddiyete sahip. Son dönemde “yeni nesil” genç kadınlara hitap etme derdinde olan ancak kadınları karikatürize edebilen “Romantik Komedi” filmini görüyoruz. Burada da, kadını Amerikan filmlerindeki gibi erkeklere sevdirme gayesi öne çıkıyordu ne yazık ki. Her gün neredeyse bir kadının “aşk cinayeti”ne kurban gittiği topraklarımızda, ilişkilerde komediyi aramak… Romantik komediler bizim kadınlarımıza bir beden küçük gelir!

Yazar hakkında: Öteki Sinema

Öteki Sinema editörleri Prometheus'un David'i gibi... Siz uyurken bile, hoşunuza gidecek yazıları buluyor, itinayla hazırlıyor ve yayına sunuyor. Öteki Sinema çalışıyor!

Bak bunu da seversin...

Kadının Fendi Erkeği Yendi: Battle of the Sexes (2017)

Bir tenis maçını merkezine alana ancak kadın ile erkeğin savaşını aktaran Battle of the Sexes, eğlenceli ve bir o kadar da anlamlı bir film.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir