Hayat vedalardan ibarettir. Bu hakikati çarpıcı bir şekilde yüzümüze vuran Bir Yudum Bahar’ı kaçırmayın. Hüzünlü seyirler dilerim. Hüzün ki en çok yakışandır bize, belki de en çok anladığımız.
Eyes Without a Face (1960) bugün hem Fransız sinemasının hem de genel olarak korku ve dehşet sineması tarihinin en önemli filmlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Mustang Oscar yolcusu… Deniz Gamze Ergüven adında genç bir kadın yönetmenin elinden çıkan bir film. Türk, Fransız, Katar ve Alman yapım ortaklığıyla çekilen filmde bir kasabada sıkışıp kalmış kız kardeşler üzerinden özgürlüğe dair bir hikâye anlatımı yapılıyor ancak işin “kurgu” tarafı gerçekliği işine
AMER inanılmaz bir Giallo, mükemmel bir cinsel sapkınlık öyküsü, ana renklerle islenen sinematografi, inanılmaz reverse shot’lar ve dayanılmaz vahşette bir cinayet sekansı. AMER’i kaçırmak primal sinemayla tanışmayı kaçırmaktır. umarım her Öteki Sinema okuru bu filmi bir kez izler.
KÖPEĞİM SİZİ SEVMEK İSTİYOR! Başrolünde bir köpeğin olduğu ve kahramanın sıcak bir yuvadan başka bir sıcak yuvaya yaptığı yolculukları anlatan filmleri sever misiniz? Bu arada filmin dış ses anlatıcısı da başroldeki köpek olacak. Seksenli yıllarda hafta sonu sabahları henüz fantastik çocuk dizileri
Maléfique tamamı daracık bir hücrenin içinde geçen bir film. Tek mekan, birbirinden garip karakterler, kapalı kaldıkları mekandan kurtulmak için kullandıkları sıra dışı yollar...