Shaun of the Dead

Korku Sineması, Masis Üşenmez yazıları, Yeni Yapımlar, Yönetmen Sineması Yorum yok »

Sizlerin karşısına yine bir zombi filmi ile çıkıyorum. Ancak bu sefer söz konusu film bir romantik zombi komedi filmi. Yani türünün tek temsilcisi. İngiltere’de Spaced adlı sit comları ile tanınan kafadarlar Simon Pegg ve Edgar Wright bu ilk uzun metrajlarında büyük bir başarı yakaladılar. Daha önce Hot Fuzz’la blogumuza konuk olan ikiliyi şimdi de ilk filmleri ile tanıyalım.

Edgar Wright’ın yönetip Simon Pegg ve Nick Frost’un başrolleri paylaştığı Shaun of the Dead zombi türünün kült filmlerine göndermelerle dolu bir senaryoya sahip. Özellikle George A. Romero’nun Dead üçlemesinin izinden gidiliyor. Zaten filmin adı da Dawn of the Dead’den geliyor. Bunun dışında da The Evil Dead, 28 Days Later gibi filmler de absürtlükten payını alıyor.

Film, ikilinin Spaced dizisinin bir bölümünde Pegg’in oynadığı karakterin fazla Resident Evil oynamaktan sıyırıp dünyayı zombilerin işgal ettiğini sanmasından ortaya çıkmış. Bu bölümde o kadar eğlenmişler ki komik bir zombi filmi yapmaya karar vermişler. Yazının devamı… »

Stephen King’den Sis

Korku Sineması, Murat Tolga Şen Yazıları, Yeni Yapımlar, Yönetmen Sineması Yorum yok »

“Tek kelimeyle berbat bi film. bikaç bilimkurgu filimlerindeki canavarları birleştirip bi filim yapmaya çalışmışlar. ama çok kötü olmuş. boşuna zamanınızı harcamayın”

“Arkadaşlar Frank Darabont ve Stephen King yapacağını yaptı yine… Müthiş bir uyarlama korku gerilim ve çaresizlik dolu dakikalar… ne diyebilirim ayakta alkışlıyorum. Mutlaka görün, son yıllarda seyrettiğim en etkileyici filmlerden biri!.”


Beyazperde, net ortamında vizyon filmlerinden haberdar olmak için takip ettiğim, beğendiğim bir sinema sitesidir. Filmlerin kendilerine ait sayfaların altındaki okur yorumları da her zaman eğlenceli ve farklı okumalara sahiptir. Yine de yukarıda iki örneğini gördüğünüz üzere, bir sanat eseri (Sinema 7. sanat mıdır? konusuna hiç girmeyelim) üzerinde, özellikle de kendi ürünlerinden yeni referanslar üreten ve klişelerini yıllardır yeniden ve yeniden tüketen korku, fantastik sineması söz konusuysa, anlaşmak pek mümkün değil…
“The Mist” filmi, ki filmi yazarken Türkçe uydurulmuş ismi olan “Öldüren Sis”i asla anmayacağım çünkü böyle bir filme verilebilecek en uyduruk, en özensiz ismi kimin seçtiğini çok merak etmekteyim! Atilla Dorsay, yıllar önce yazdığı “The Games” filminin eleştirisinde, sürpriz bir finale sahip bu filmin isminin neden “Haris Kocanın Tuzağı” olarak Türkçeye çevrildiğini sorgulamaktaydı… Görünen o ki, aradan on yıllar geçmiş olmasına rağmen gişe rahatsızlığı hâlâ böyle abuk sabuk isimler seçilmesine sebep olabiliyor. Ne diyelim; Allah ıslah etsin!


Tekrar filme dönecek olursak; “The Mist”, başından beri merak ve ilgiyle izlenen, beklenen bir proje oldu çünkü ortada daha önce “Esaretin Bedeli – The Shawsank Redemption” , “Yeşil Yol – Green Mile” gibi her sinefilin arşivinde mutlaka bulunan iki müthiş filme hayat vermiş yazar Stephen King ve yönetmen Frank Darabont ortaklığı vardı. Bizdeki Yavuz Turgul, Şener Şen projelerine benzer bir ilgi uyandıran film, vizyon görene kadar kitabın hayranları tarafından ilgiyle takip edildi. Stephen King’in “Skeleton Crew” isimli kitabındaki bir hikâyeden uyarlanan senaryoda: Kuvvetli bir fırtına sonrası meydana gelen sis, tüm kasabayı kaplar. Bu yoğun siste ortaya çıkarak, insanları yiyerek beslenen yaratıkların varlığından haberdar olan insanlar, süpermarketin içinde kapana kısılmış durumdadırlar. Yazının devamı… »

Hot Fuzz

Yeni Yapımlar, Yönetmen Sineması Yorum yok »

Çocukluğumdan beri İngiliz komedilerini tarzından dolayı hep sevmişimdir. Mounty Pythoon gibi başarılı komedi filmleri ile zirve yapan İngiliz sineması uzun süre duraklamaya geçmişti. Sonrasında çekilen Full Monthy tüm dünyada büyük bir başarı kazanınca yeniden canlanmaya başlamıştı. Ancak geçtiğimiz yıllarda iki Britanyalı İngiliz komedilerine Shaun of Dead ile yepyeni bir soluk getirdiler. Tabii bu başarı ikiliyi er ya da geç yeni bir projede daha karşımıza çıkartacaktı. İşte beklenen an geldi…

Simon Pegg ve Edgar Wright‘ın ikinci birlikteliklerinden doğan Hot Fuzz çılgın İngiliz komedilerini özleyenler için iyi bir alternatif. İlk filmleri Shaun of Dead ile hem zombi filmi fanatiklerini kahkahaya boğan ikili bu filmde de Hollywood’un polisiye filmlerini tiye alıyorlar. Simon Pegg‘e bu yolda Shaun of Dead‘de olduğu gibi yine Nick Frost eşlik ediyor.

İkiliyi bir polisiye film çekmeye iten sebebi Wright şöyle açıklamış “ Her ülke sinemasının büyük ve iyi bir polisiye macera filmi vardır. Oysa ki İngiltere’de şimdiye kadar denenmemiş bir tür. Biz de bu boşluğu değerlendirmek istedik”. Yazının devamı… »



Cinnet

Korku Sineması, Masis Üşenmez yazıları, Sinema Nostaljisi, Yönetmen Sineması Yorum yok »

Masis Üşenmez

Stephen King’in bestsellerlarından biri olan The Shining’i okuduğumda henüz ortaokula yeni başlamıştım sanırım(evet bizim zamanımızda ortaokul diye bir kurum vardı). Oldukça yanlış bir yerde okumuştum romanı. Ailemle Uludağ’a tatile gitmiştik bir kış vakti. Akşamları bizimkiler okey oynarken ben de odama çekilip kitaba dalıyordum. Yalnız okudukça gerilim artıyordu. Kitapta geçen karlar altındaki otelin bir benzeriydi içinde oturduğum oda. Hatta odanın numarası da kitaptaki ünlü 237. odanın yanıydı, 235. üçüncü günde bitirmiştim kitabı. Her yerde hayaletler görmeye başlayarak…


Aradan yıllar geçmiş ben de kitap okumaktan çok film seyreder olmuştum. Daha ne divx bilirdik ne de dvd. Stanley Kubrick’in Otomatik Portakalı gösterime girmişti çekilmesinden yıllar sonra. Filmi o kadar beğendim ki yönetmenin tüm filmlerini izlemek için araştırmalara başladım. Ve o zaman The Shining’i buldum. Böyle bir filmden o zamana kadar nasıl haberim olmamıştı bilmiyorum. Yazının devamı… »