Paranormal Activity (2007)

Yeni evli genç bir çift, evlerinden gece vakti gelen esrarengiz seslerin kaynağını bulabilmek için yatak odalarına bir kamera alırlar. Genç kadın, evde var olması muhtemel bir paranormal varlıktan şüphelenirken, kocası da böyle bir şeyin varlığının gerçek olması halinde onu kameraya çekmeye kafayı takmış durumdadır. Kadın, kocasının bu tavrının evdeki paranormal olayları daha da tahrik edeceğinden korkuyordur…

paranormalab“Korku filmi illa ki korkutan film değildir. Korku filmi bir dehşeti anlatan filmdir” diye yazılarımda bir kereden fazla yazdığımı hatırlıyorum. Çünkü genelde sinema izleyicisi ‘ben bu filmden hiç korkmadım, nasıl korku filmi bu’ deyince içim burkuluyor. Korku filminin cazibesini sadece korkutmak veya yerinden sıçratmaya indirgemek kadar sığ bir düşünceye karşı isyan edesim geliyor. Ancak Paranormal Activity ile karşımızda, hakikaten insanı izlerken derinden korkutan, sinema tarihine belki 10 yılda bir kere gelen o istisnai filmlerden biri var.

Yanlış anlamayın, Paranormal Activity’e öyle çok aman aman bayılmadım. Son derece kuru bir film. Ancak filmin şöyle özel bir durumu var ki; filmi evde tek başımayken, sabaha karşı, ışıkları kapatıp izlemeye başladım, ve 50. dakikasinda filmi kapatmak zorunda kaldım. Filmin devamını sabah olunca getirmeye karar verdim. Daha önce 1999 yılında Blair Cadısı‘nı izledikten sonra aylar boyunca her gece yalnız kaldığımda boğazıma yapışan o bilinçaltımdan gelen korkuyu unutmadığım için, bu sefer o rahatsızlığı hisseder hissetmez pes ettim. (Hani bu evde gece vakti tek başınayken cin hikayeleri okumaktan rahatsız olmak gibi birşey diyelim)

Paranormal Activity, dediğim gibi çok kuru, çok basit. Ancak yaptığı bu çok kuru işi son derece başarılı bir şekilde yapıyor. Rahatlıkla söyleyebilirim ki Blair Cadısı’ndan sonra gelmiş geçmiş en iyi “amatör kamera çekimi” korku filmi Paranormal Activity.

Blair Cadısı gibi, seyirciyi gerçekten ordaymış gibi hissettirerek, klostrofobik bir pozisyona sokmak, Paranormal Activity’nin en büyük hedefi. Film, adeta seyirciye ‘bu olay gerçekten olabilir, korktukça negatif enerjinizle böyle olayları siz de kendi üstünüze çekebilirsiniz’ diyor. İnsan korktukça, negatif enerjisiyle bir kapılar falan açacağından korkuyor; yani kendi korkusundan korkuyor. Film, bir film olmaktan veya sanat eseri olmaktan çıkıp, izleyiciyi korkutmak, izleyiciye meydan okumak oyununa dönüşüyor (ve böylece bambaşka bir sanat eseri oluyor belki de).

paranormal-activity-dwrks2Paranormal Activity’i izlerken aklıma HP Lovecraft‘ın okuyucuyu korkutmak isterken takındığı üslup geldi (zaten ne zaman istemiyor ki diyeceksiniz). Büyük usta Lovecraft’ın, hikayelerinde tekrar tekrar ısıtıp sunduğu, hatta bazen artık kabak tadı veren, ama son derece etkileyici bir sunumu vardır. Daha geçen gün okuduğum “The Tomb/ Lahit” adlı hikayesinin başlangıcında Lovecraft okuyucuya şöyle seslenir:

“Ne talihsizliktir ki, insanların geneli bazı açıklanamayan olayları (isolated phenomena) yargılarken yeterince sabır ve akıl göstermekten yoksundurlar. Bu olaylar ancak bazı çok hassas zihinler tarafından algılanabilirler. Geniş bir idraka sahip olan insanlar gerçek ve gerçek olmayan arasındaki farkın ne kadar belirsiz olduğunu iyi bilirler. Aslında, etrafımızdaki herşey, kişinin kendi bilincini ve algılarını açtığı kadar o kişiye görünür.” (tercüme edene kadar canım çıktı)

Lovecraft’ın burada anlatmak istediği olay, bizim Türk ve İslam kültüründe de aşina olduğumuz (diğer başka bütün kültürlerde de var olan) cin ve ruh gibi fenomenlerle kurulan iletişimdir. Bu  iletişimi reddetmenin salt bir dar görüşlülük olduğudur. Lovecraft “karanlığın arkasında dolaşanlar” desin, İslamiyet “cin” desin, Hristiyanlık “ruh” desin… hepsinin sonuçta aynı kapıya çıkar.

Bilim-kurgu edebiyatında, insanlığın adeta kendi yaratıcısına başkaldırdığı ve bilimin ışığında yaratılma sebebini sorguladığı görülür. İlk bilimkurgu hikayelerinden biri olan Frankenstein canavarı gibi bir başkaldırı ve bir arayıştır bu. Bilim-kurgu edebiyatı, bilimin olabilirlikleri içinde, belli varsayımlarla yaratılan hikayelerdir. Korku edebiyatı ise (özellikle Lovecraft’ın “cosmic-horror“u) kendine yol gösterici olarak ne Tanrı’yı, ne de bilimi seçer. Gerçek korku edebiyatının tek tanrısı bilinmeyendir. Ögrenmenin ve bilginin sonu olmadağı bu hayatta aslında tek değişmez gerçektir bilinmeyen. İşte korku edebiyatının felsefesi, cazibesi ve gerçek gücü de burda yatmaktadır.

Benim için, Paranormal Activity, salt bu mantıkla, izleyicinin gerçeklikle arasındaki duvarları yıkıp, ona becerebildiği en somut ve yalın şekilde bilinmeyeni sergilediği için takdire şayan bir film. Bu sene en sevdiğim ilk 30 film arasına bile girmese de, bana 10 senedir (Blair Cadısı’ndan beri) yaşamadığım bir korku duygusunu yaşattığı için Paranormal Activity’e şapka çıkarıyorum.

Yazar hakkında: Can Evrenol

2007 yazında tamamen kendi imkanlarıyla, doğup büyüdüğü mahallede, arkadaşlarının da yardımıyla çektiği SANDIK adlı kısa film, ''Fantasia Film Festival'', ''BIFFF'' ve ''Frightfest'' ve dünyanın en önde gelen korku ve fantastik film festivallerine seçildi. Londra’da Middlesex Üniversitesi’nde ''Moving Image'' master'ı yaptı.

63 Yorumlar

  1. İyi akşamlar arkadaşlar . Bu filmi bende çok merak ediyorum internette araştırdıgımda kısa bi fragmanını bulabildim. Filmin sadece slamdance film festivalinde gösterildiği söyleniyor. Imdb’de de filmin yeniden uzun versiyonunun çekileceğini yazıyor. Bu filmin tam versiyonu piyasada varmı? Hakkında yazı okudukça daha çok merak ediyorum . Gece uyuyamayacağımı bilsemde izlemek istiyorum :))

  2. tolga demirtaş

    malesef gorcun bende filmi aradım ama bulamadım

  3. Yazan arkadaş nerede izlemiş acaba? Evinde izlediğini söylüyor

  4. Can’ın evi Londra’da… Orada bu tarz filmlere ulaşmak daha kolay. Sen sorduktan sonra filmi aradım ama bu konuda iddialı olan Cinemageddon’da ve Horror Charnel’de dahi bulamadım. Son bir umut; Karagarga tracker’ında olabilir orada da yoksa yönetmeninden istemek lazım :)

  5. tolga demirtaş

    deadline var ama diger filmi alabilirim :)

  6. Demekki filmin uzun versiyonunun sinemalara gelmesini bekleyecegiz :)

  7. Masis Üşenmez

    Dün Can sayesinde seyredebildim bu lanetli filmi, bir kaç sahnede ciyakladığımı söyleyebilirim. İyi ki Can’a uyup ışıkları kapamamışım yoksa uyuyamazdım muhtemelen:) 2. de çıksa keşke…

  8. kardes madem elınızde var izleyebildiniz onu upload edip buyuk bi paylasım yapsanız cok iyi olmaz mı sahsen ben 3 gundur delı gıbı arıyorum ama yok hiç bir yerde vizyona girmemiş bir film sanırım kitle ve merak olusturmak için boyle bir yontem sectıler fılm beklenılenı karsılayamayabilir diye dusunuyorum.

  9. Gökhan benim izlediğim bir festival kopyasıydı. Eğer internete upload edersem, seri numarası belli, sorumlu kişinin başı belaya girer.

    Sana katılıyorum bence de filmi yaptıktan sonra bu kadar uzun süre sinemalara veya dvd’ye sürmemek çok ama çok saçma bir durum

  10. kemal karabacak

    bulmak imkansız sanırım. ben de aradım. bu arada dreamworks’ün bu filmi yeniden çekeceği hakkında söylentiler okudum gezdiğim forumlarda. eğer bu doğruysa kesin yeniden çekimin dvdsi çıktıktan sonra bulabiliriz bu filmi ringu’da olduğu gibi.

  11. Filmin DVD olarak çıkmamış olması Dreamworks’un halt yemesidir! remake çekecekleri için ilk etkiyi remake üzerinden almak istiyorlar.

  12. Arkadaşlar ben filmi bu senenin başından beri arıyorum. Google’ da arama yapıldımı hep aynı haber ve kısa bir fragmanından başka hiç bir şeye ulaşılamıyor. Keza filmin resmi sitesindede aynı şeyler var. Imdb’ de ise 2009 ekim tarihinde piyasaya çıkacağını yazıyor. Madem filmi sadece festivalde yayınlıyolar niye dünyanın en korkunç filmi deyip izleyenlerin düşüncelerini anlatıyorlar. İzleyemediğimiz filmi merak edelim diyemi anlamıyorum.

  13. filmin efsanesi büyüyor… Gorcun, Can sayesinde filmi Masis, ben ve Beyazperde.com editörü Serdar Kökçeoğlu izleyebildi. Bu ayrıcalık için Can’a çok teşekkür ettik ama gerçekten de film juri kopyası ve tüm Dünya peşindeyken bizim üzerimizden nete yayılırsa birilerinin başı ciddi olarak derde girebilir.

    Bu arada film, gerçekten de “korku” filmi! korkutuyor yani, ışıklar açık yatırıyor benim gibi ömrü bu filmleri izlemekle geçmiş eşşek kadar adamı! :)

  14. Cevabınız için Teşekkürler ama son paragraf beni dahada çok meraklandırdı. Bende meraktan uyuyamıycam bu gidişle :)
    Peki filmin orijinalinin ne zaman çıkacağı hakkında bilginiz varmı?

  15. murat tolga şen ve can arkadaşlarım :D londrada arkadaşlarım var ve filmi bulma şansları var mı lütfen cevap veriniz :) çünkü meraktan ölmek üzereyim :D

  16. Bu Ağustostos’ta filmin Londra Frightfest’te oynayacağını, ve akabinde vizyona gireceğini duydum. Herhalde Ağustos’tan sonra elimize geçebilir bir kopyası.

  17. Merhaba ötekisinema. Filmle ilgili gizem hala izlemeyen benim gibiler için devam ediyor. Ama sonunda bir habere rastladım o bile sevindirici. Söylenti olarak geçsede film eylül 25’te sinemalara (sınırlı kopyayla) gelebilirmiş. Tabiiki Türkiye’de değil. Ama film sinemalara geldikten sonra yakın zamanda DvD vs. olarakta çıkar muhtemelen. İşte haber linki

    http://shocktillyoudrop.com/news/topnews.php?id=11542

    Benzer sitelerde de var aynı haber. Bu arada tam emin değilim ama Frightfest filmleri arasında bu film yok gördüğüm kadarıyla.

  18. Gorcun arkadaşımınız daha önce belirttiği gibi filmin 25 Eylülde vizyona gireceği kesinleşti. Gerçi sınırlı sinemada ama olsun.
    Websitesi şu anda yayında.

    http://www.paranormalmovie.com/

  19. peki sinemada yayınlanacak olan ilk çekimi mi yoksa yenilenmiş versiyonu mu

  20. http://geeksofdoom.com/2009/10/07/help-needed-now-you-the-fans-can-get-paranormal-activity-the-wide-release-it-deserves/

    Linke tıklayın. Açılan sayfada aşağı inin. Lacivert kutuda üstünde “Demand it!” yazan sarı butona tıklayın. Lütfen.

  21. Bu filmi torrentte buldum dün itibariyle, download hızı gayet iyi ama film hakkaten bu filmmi hiç bi fikrim yok.

  22. film o film değilmiş trojan için yapılmış 800mb lik bi dosya… evet piyasada yok torrent dahil.

  23. sysmix, biz olmadığını zaten biliyorduk ama hevesini kırmamak için bi şey demedik. Ama keşke gerçekten içinden film çıksaydı da insanlar bu son yılların en esaslı işinden mahrum kalmasalardı. Bu arada sanırım bir şekilde nete düşerse ilk CG ya da Karagarga’da sunulur diye düşünüyorum.

  24. Film Torrentleech (TL) Tracker’ına düştü… Paranormal.Activity.DVD.Screener.XVID-IMAGiNE dosya adı. TL’de fake dosya olmaz.

  25. 30 tl bayılıp üye olmama sebep torrentleech…ama buna deger :)

  26. Sayın Murat Tolga’nın dediği gibi film internete düştü. Ancak öğrendiğim kadarıyla bu film Amerika’da sinemalarda oynayan versiyonundan 10 dakika daha uzun ve farklı bir sona sahip. Sanırım bu festival kopyası. Film sonunda elime geçmesine rağmen altyazısı olmadığından biraz daha beklemeyi düşünüyorum. Umarım kısa sürede divxplanet gibi sitelerde türkçe altyazısına ulaşıp düzgün izleme şansına ulaşırız.

  27. filmi ekledim ama hala indiremedim. 1000küsür seed eden olmasına ragmen.

  28. mininova’dan gayet hızlı bir şekilde indi.
    Bir izleyelim bakalım uzun zamandır bekliyorduk..

  29. Blair cadısından 5 adım önde bana göre 2 gün oldu filmi izleyeli gayet etkili.Etkisinin asıl sebebi benzer olayların olup olmaması değil daha ilerisinin yani benzer durumlardan sonra ne olabileceğinin göstergesidir..

  30. arkadaşlar ben filmi buldum indirdim daha izlemek kısmet olmadı ama doğru zamanı bekliorum.çılgınca gelebilir ama evde ve odamda tek başımayken açıcam ve sonuna kadar izlicem böle bi karar aldım.korku filmi izlemek hoşunuza gidiosa sonuna kadar korkmalısınız bence.nerden indirdiime gelince bi torrent sitesi olan mininova dan.bulup indirebilirseniz indirin ama altyazı bulamıorum bi türlü o yüzden orjinal dilinde izlemek zorundasınız eer indirebilirseniz.

  31. Altyazı için beklemek zorundasınız. İngilizce altyazı bile dinlenerek oluşturulmuş. dolayısıyla cümleler tam doğru değil.

    Admin edit: Sevgili birisi, telife tabi eserlerin rapid linklerini yayınlayamıyoruz. Mesajını editlemek zorunda kaldım. Anlayışın için teşekkürler…

  32. filmin ortalarındaki bi kızın şeytan çıkartma videosundan sonra korkmamı kesen bir film.

  33. arkdaslar benim bugun haberım oldu bu film den ve uyumadan once ızlıyım dedım(yarın dersım olmasına karsın :) neyse fılm dırek super gerckten ecenın dedgı gıbı seytan cıkarma goruntulerı harıcınde gerckten cok tırstım yanı suanda burda sunu yazıyor olmam dahı bunun gostergesı:) cunku fılmden sonra uyumam gerekırkne fılm hakkında bıseyler okumak ıstedım..

    Edit: Spoiler içeren soru kısmı filmi izlemeyenleri düşünerek çıkarıldı. Anlayışınız için teşekkür ederiz.

  34. normalde korku filmlerini abartılı bulurum ve pek izlemem bu filmi arkadaşım önerdi izliyim dedim can sıkıntısından :-))) süper bir film gerçekten ürkütücü zamanınızı harcadığınıza değecek tavsiye ederim….

  35. filmi şimdi bitirdim elime önceden geçmişti ancak izlemek içimden gelmiyordu bugün geldi film bitti ve keşke gelmeseydi o heves dedim.film izlemeyi seven biriyimdir en son böyle gerildiğim film aynalar filmiydi ve aynalar filminde filmi 1 kere durdurmuştum ama bu filmde 3 kere durdurdum.filmde pek bişi olmamasına rağmen insanı geren bir durumu var psikolojik bir etki oluşturuyor insanda ve doğla olarak geriliyorsunuz ellerimde tırnak kalmadı yiye yiye :) ancak filme 10 üzerinden 8 vermeme rağmen hani kült olacak bir etki bırakmadı bende belki film 15000 dolarlık bir bütçeyle değil de 1.5 milyon dolarlık bir bütçeyle yapılsaydı etkisinin daha fazla olacağından eminim.el kamerasıyla çekilen filmlerden en son “rec” i izledim ve o birazda aksiyonun fazla hareketliliğin yaşandığı bir film olduğu için film akıp gitti bu filmde çok küçük çapta sıkıntılar yaşadım diyebilirim. filmde sadece 3 yerde tepe noktasına çıkıldı diye bilirim filmin sonunu ise muhteşem bağlamışlar.amatör sayılabilecek oyuncuların böyle bir performans göstermeleri alkışlanacak bir olaydır.şunu da belirtiyim eğer bu filmin devam niteliğinde bir film gelecekse oyuncuların tanınmış olmasını ses efektlerinin daha baskın olmasını beklerim adrenalinin ve psikolojik etkinin artırılması için biraz daha dozajı yüksek sahnelerin olması gerekir.
    son söz son zamanlarda izlediğim en etkileyici filmdi.

  36. arayıp bulamayan arkadaşlar için türkçe alt yazılı dvdrip i şu adresten görülebilir.

    Edit: Arkadaşlar burası bir forum sitesi değildir. Lütfen filmlerin linklerini paylaşmayın.

  37. üstlerde yer alan bpostlarda link verilmiş indirme linki… o sebeple paylaşmıştım. kusura bakmayın.

  38. Arkadaşlar öncelikle bir tavsiye sonrasında izlediğimi ve çok fazla etkilenmediğimi belirtmek istiyorum.Amatör oyuncuların ((micah,katie) gerçek isimlerini daha bilmiyorum daha yeni izledim filmi bakmadım :)) performansları beni etkiledi diyebilirim tipik bir kült exorcist alt yapısıyla kurgulanmış olması kötü olmuş dedirtmedi bana zaten isteselerde ne kadar daha ileri gidebilirler ki?
    İkinci olarak filmin devamı nasıl çekilebilir? Başka oyuncularla başka bir senaryo ile heralde değil mi?
    Çünkü filmde ikisi de oynayamaz hale geldiler:)
    Bu arada filmi torrentle indirdiğimi de belirtmek istiyorum.
    İzlemeyip te merak edenlere iyi seyirler.

  39. ben bu film konusunda (paranormal activity) en şanssız olan insanım herhalde. muzip (buraya yazabileceğim sıfatıyla)ev arkadaşım bu filmin görüntüsünü bi taşınabilir bellekte getirdi bana bi akşam. aslında ben kesinlikle korku filmi izlemem. başıma gelen bazı şeylerden dolayı (gizem yapmıyorum, uzun) uzak dururum bu tür filmlerden. bu muzip arkadaşım filmin başındaki ve sonundaki yazıları kesmiş nasıl yapmışsa. banada bunu internetten indirdiğini ve çok korkunç gerçek şeyler olduğunu söyledi. bilgisayarı olmadığı için benim laptop uma kaydetti ve silmememi boş cd alınca kaydedeceğini söyledi. ve gece oldu. tahmin edeceğiniz üzere ben can sıkıntısı ve meraktan dedim biraz bakayım ne var bunda.
    açtım. çok dikkat çekici. bir çift ellerinde kamerayla ev hallerini gece odalarını kayda almışlar…
    asıl final sahneside gelip bittikten sonra benim nutkum tutulmuş ellerim titriyor ve gözlerim dolu vaziyette arkadaşın odasında aldım soluğu. bin türlü küfür ve hakaretten sonra onun kahkahaları arasında ve onun odasında güneş hafif doğduktan sonra uyuyabildim ancak.
    iki gün boyunca sakladı benden. ve ben iki günün sonunda uykusuzluğunda etkisiyle psikologluk hale gelmek üzereyken bana bunun bi senaryo olduğunu bir film olduğunu onlarında oyuncu olduğunu internetten göstererk ispat ettide ben yeniden anamdan doğmuş oldum çok şükür.
    ama hala etkisinden kurtulmuş değilim. hiç ilgim olmadığı halde film hakkında araştırmalar yaptım ve buraya rastlayıp bu denli ilgi odağı olduğunu görünce bunları paylaşmak istedim. bazılarınızın kafasında ampul yanabilir ama lütfen arkadaşlarınıza bu tür bi şaka yapmayın… gerçekten çok kötü.

  40. Tam anlamıyla eşek şakası ama biz de zamanında Blair witch projectle ilgili olarak böyle kandırılmıştık. İnanarak seyretmek daha eğlenceli zaten böyle filmleri. Digiturk Crime kanalında Paranormal olaylar diye bir dizi var aynen bu hikaye gibi olayları bir medyum çözmeye çalışıyor. Yalan gibi ama eğlencesine bakıyorum.

  41. hemde eşşoğlueşşek şakası. ya ben zaten tedirgin oluyorum normal korku filmi izlerken bile. nasıl eğlenirsiniz yaa allah aşkına. insan korkudan zevk alır mı yaa. alıyomuş demek.

  42. Filmin iki finalini de nihayet izleyebildim. Şunu söylemek isterim ki filmin orijinal finalini daha çok sevdim. Gerçekçilik açısından sinemalardaki versiyonunu değil orijinal yapımı görmenizi tavsiye ederim. ‘Korku’ olarak çok başarılı bir yapım hatta Blair Witch’in ötesine geçtiğini söylemek yersiz olmaz. Belki iddialı olacak ama hayalet, cin, şeytan hikayelerinin şimdiye kadar yapılmış en etkili örneği bile denilebilir. Tabi ‘Dünyanın En Korkunç Filmi’ gibi baside indirgeyen tanımlamarla sunmak filmi kitlelere yayma amaçlı yapılan pazarlama tekniklerinden biri olmasın rağmen gerçek korku hayranlarını tatmin edebilecek bir yapım.

  43. çok da korkunç sahneleri yok bence sadece finalinde korkudan geberdim bi de altyazılı fln da değildi kıt ingilizcemle uğraştm durdum x) ama beğendim tavsiye ederim izlemeyen kalmasın

  44. Ben video klüp işletiyorum bu filmide tesadüf eseri buldum hiç kimseninde böyle bir film konuşduğunu duymadım olabilir duymamakla ilgili kendi cehaletim diyip fakat bu filmi farklı bir sitede gördüğümde dünyanın en korkunç filmi başlığı vardı heralde bunu site abartmış diye düşündüm fakat adını bir yazdım googleye aman allahım bir efsane almış yürümüş yok 50 korku arasında yok dünyanın en iyi filmi diye kendim korku fanatiği olduğum içi artık bu filmi izlemek kaçınılmazdı filmi sonuna kadar izledim filmin bende bıraktığı etki abartılanın çok çok aksine bir film bırakın dünyanın en iyi filmi olmasını dünyanın en ucuz ve en kötü filmi desem yeridir yahu arkadaşlar bir film düşünün sırf 2 kişi arasında çekilmiş amatör kameramı pro kameramı belli değil şöyle bir konuya bakalım diyecem filmde bakacak konu yok film soru ? başlıyor ? devam ediyor ? bitiyor kadın 8 yaşında sesler duymaya başlamış o günden beri takip edilmiş iyide 8 yaşın amacı ne niye seni takip etmiş iblisin başka işimi yok amacı ne sen kimsin iblis kim filmde mantık yok filmde tek mantık kameraya yansıyan kapıların çarpıp açılması başka hiç ama hiç birşey yok filmde izlemeyenler için diyorum kesinlikle izlemeye deymez bir film boşuna merak etmeyin bu dünyanın en iyi filmi yada en iyi 50 arasındaki filmi diyen kişi yada kişiler kim bilmiyorum ama herif yada herifler amacına fazlasıyla ulaşmış çünkü herkesde merak uyandırdığı için herkes izlemiş yada izlemek istiyor bu yapılan abuk sabuk açıklamalar izleyici kitlesinde büyük merak uyandırmak bakın size kendimce bir tüyo vereyim genelde böyle PARANORMAL ACTİVİTY GİBİ UFAK BÜTÇELERLE film çeken kişilerin büyük hedefleri (geniş izleyici kitlesi dolayısıyla para) olduğu için böyle yaygara çıkartırlar hafızanızı tazeleyim BLAİR CADISIı isimli bir film vardı hatırlarsınız o filmde UFAK BÜTÇELERLE Çekilmiş bir filmdi O film çıkmadanda neler denmişdi filmde olanlar gerçek orda gerçekten kaset bulundu yok ormana gidenler gerçekten dönmedi ama sonra ne oldu seri film olmak isteyen BLAİR CADISI sadece 2 bölüm dayanabildi Çünkü tutulmadı yani (yemedi) şimdi aynı sistem devam ediyor BÜTÇESİ DÜŞÜK senaryosu zayıf Filmler farklı isimlerle aynı yaygaralarla devam ediyor aslında bunlar sade taklit taklitlerin kaynağımı 1980 YAPIMI CANNİBAL HOLOCAUST derim bu dediğim filmin İzlendikten sonraki sürecinde gelişenleri bir araştırmanızı tavsiye ederim.

  45. Gerçekten çok başarılı bir film.Filmin sonunu beğenmeyen arkadaşlarda olabilir bence ama inanın o filmin sonunun böyle saçma bitmesi daha güzel çünkü daha güzel bir son bizim kalbimize iyi gelmezdi:)

    Hepimiz 3 harfliler hakkında değişik hikayeler dinlemişizdir. Müslümanlık inancında o ortalıkta gezinen şey ” 3 harfli” dir. Daha önce çoğu batı filmlerinde bu tür doğa üstü varlıkların ”Ghost” yani hayaletten başka birşey olmadığını görüyorduk. Ölen ruhlar vs.. Ama bu filmde hayalet falan yoktu. Bu film bizim varlığını kabul ettiğimiz bir varlığı anlatıyordu. Bir türlü göremedik film boyunca ama iliklerimize kadar hissettik varlığını…

  46. Hakan demir daha önce yapılan filmlerde hayaletten başka birşey yoktu ama bu film bizim inandığımız varlığı anlatıyor demiş öncelikle bu filmdeki o varlık iblis olarak geçiyor ve örnek vereyim aklıma ilk gelen iblis filmlerinden 1976 yapımı olan the omen geliyor. Paranormal activity filmindeki kareler hemen hemen çoğu hayalet ruh tarzı filmlerde olan karelerle aynı yani filmde ilgi çekecek extra hiç ama hiçbirşey yok kaldıki bu film bana göre başarısızdır hele dünyanın en korku filmi denmesi tamamen komediden ibarettir.zaten düşük bütçeli filmlerin dünyanın en iyi korku filmi diye yaygaralar çıkarmasıda son derece doğaldır bi ara bizimkilerde bu taktiği uygulamışdı büyü filminde filmin yapımcısı oyuncusu sinemada kendi filmlerini izlerken sinemada yangın çıkmış çıkan yangını bu filme bağlamışlarıd yani tamamen sinema içinde tiyatro oynanıyordu filme ilgi çekmek adına dediğim gibi çok daha başarılı filmler var ve böyle dünyanın en iyi filmi yaygaraları daha önce yapılmış kaliteli filmlere haksızlık oluyor

  47. ARKADAŞLARR FİLMM ÇOKK KORKUNÇÇ BUU FİİİLMİİİ SEĞREDEN YURTDIŞINDAKİ KUZENLERİMDENN ALDIĞIMM HABEREE GÖREE ARTIKK KURAN LAA YATMAYAA BAŞLAMIŞLARR İİLGİLENENLER İÇİNN DİCEM AMAA HERKEZZ İLGİLENİYOO GALİBAAA FİLM 15 OCAK 2010 DA GÖSTERİMEE GİRİYORRR ANKARA DAA OTURANLARR İÇİİNN KIZILAYY BÜYÜLÜÜ FENERR SİNEMA SALONUNU TAVSİYEE EDİYORUMM FİLMM +18 VE BU SDALONDAA YAŞŞ SORMADAN İÇERİİİ ALIYOLAARRR HEPİNİZEE İYİİ SEĞİRLERRR

    Editör notu: Sitelere yorum yapmadan önce güzel Türkçe’mize biraz özen göstersek? 3d gözlükle bakmak gerekiyor yazınızı okuyabilmek için.

  48. seren bir film bu kadarmı abartılır çocukça yorum yazmışsın diyecem ama çocukda olabilirsin senin o kuranla yatıp kalkıyor dediğin arkadaşların çok korku olmamasına rağmen (stigmata) isimli filmi izlese heralde evden dışarı çıkmazlar ben video klüp işletiyorum hergün 3-4 film izliyorum ama bugüne kadar paranormal aktivity kadar boş hatta bomboş bir film görmedim 2 kişi eve kamera koymuş kapılar kapanıp açılıyor ayak sesi var başka hiç ama hiçbirşey yok sizi acaba bu filmde sizi korkutan karanlık bir sahnede kapıların kapanıp açılmasımı yoksa ayak sesleri duyulmasımı eğer siz bu kadar basit bir senaryodan korkup abuk bir filmi beğenebiliyorsanız ozaman sizin film izlemenize gerek yok 3 arkadaş bir eve toplanın 2 arkadaş ışığı söndürüp karanlıkda sohbet etsin 3.arkadaşda alt katta tepinip dursun ve kapıları birbirine çarpsın bu filmde olan tam anlamıyla bu böyle bir yetenekte olamaz senaryoda olamaz çıksın bir kişi bana söylesin bu filmi özel kılan ne niye bu kadar abartılıyor birisi bana kayda değer bir örnek versin yada eleştirime mantıklı bir cevap versin kısacası bu film oldukça düşük bütçeli hatta bütçesiz denilebilecek kötü bir taklit filmi bu tarz filmler daha önce çok çekildi ama bu filmden daha profesyonelce ve daha kaliteli çekildi bu zaten amatör bir film

  49. Selam herkese ben de filmi izledim ve çok begendim. şimdi yorumlara bakayım dedim ama şu LAZONA isimli arkadaşınyaptıgı yorumlara bi anlam veremedim. tamam herkes bu filmi begenmek zorunda deil ama bu kadar da eleştri olmaz. siz artık eleştri deil filmi begenenlere kızar olmuşsunuz. video klüp işletiyorsunuz ve günde bilmem kaç film seyrediyorsunuz diye herşeyi siz bilemezsiniz. yani kısaca LAZONA kızacak ama ben bu filmi çok begendim

  50. Herkese selam filmi bugün izledim ve şu ana kadar sinemada izlediğim en kötü film. Gerçekten filmde uyumamak için kendimi çok zorladım. Lazonaya kesinlikle katılıorum Filmin içeriği için tartışacak gerçekten bi şey yok çünkü içerik diye bir şey yok Diğer filmlerden alınmış bir iki sahne dışında filmde herhangi bir şey göremedim

  51. OzzY Arkadaşım yanlış anlaşıldım galiba kimseye kızdığım falan yok video kiüp işletmem elbette herşeyi benim bilmem için yeterli değil ancak yukarıda yazdığım gibi müşterilerimin 100de98ide beğenmedi Ancak bu kadar düşük bütçeli senaryosu olmayan basit bir filmi nerdeyse efsane haline getirip dünyanın en iyi filmi diye YUTTURMAKTA doğru değil çünkü çoğu yerde bu filmle ilgili böyle başlıklar açılmış ben sadece bu yaygaraları çıkaranlara sinirlendim çünkü gerçekten 80 li yıllarda çok daha kaliteli korku filmleri vardı video kaset döneminde şimdi eline amatör kamera alan 2 kişi 2 odada film çekiyor vaay dünyanın en iyi filmi yokyaa bu kadar basitmi bu işler filmi beğenmenize birşey diyemem ancak bu filmi diğer korku filmlerinden özel kılan nedir birisi bana bunu açıklasında bende aydınlanayım buna filmde denilebilirmi oda tartışma konusu bence çünkü senaryo diye birşey yok ortada 2 kişi üzerine kurgulanmış bişey ha bide 3.şahıs yani kendini hiç göstermeyen yaramaz çocuk gibi gürültü çıkaran iblis var bu filmi beğendiğini söyleyen 5.6 kişiyle konuştum film hakkında sordum filmde ilginizi çeken hoşunuza giden neydi diye inanın hepsinden aldığım cevap abi görsel olarak birşey yokta ses sisteminde izlediğim için sadece aniden çıkan sesler gerdi beni aldığım cevap bu.ben filmi beğenenlere elbette saygı duyuyorum ancak kimsede bana bu filmi neden beğendiğini açıklayamıyor çünkü filmde sesden başka birşey yok filmde gündüzken zaten bişe yok gece oldumu çift uykuya daldımı gürültü ses bitti film bundan ibaret.bana göre korku filmi sadece sesle sınırlı kalmamalı çok sağlam senaryo olması gerekir mesela size son günlerde en çok beğendiğim filmlerden birini önereyim.(ORPHAN) kimsesiz demek ancak bizim çevirmenler filmin adını salladığı için Evdeki düşman olarak geçiyor türkçe adı bence bir izleyin filmi film budur oyunculuk budur senaryo budur dedirten bir yapım.

  52. Hahaha Evdeki Düşman!

    Sevgili Lazona, derdini çok iyi anlıyorum. Ses efektleriyle bir film korkutucu olabilseydi zaten Dabbe2’yi baştacı etmemiz gerekirdi. Ancak sorduğun sorunun cevabını vermek çok güç. Öncelikle yüzde 90 millet beğenmemiş diyorsun ama bu çok doğru değil. Zaten kaç kişinin bir filmi sevdiği veya sevmediği kıstas değildir, o yüzden sana Paranormal Activity’nin gişe başarısını anlatmayacağım.

    Aslında ben de bu filmi çok beğendim diyemeceğim. Ama çok saygı duyduğum çok özel bir durumu var filmin. Bu filmi izlerken gece evde tek başıma o kadar rahatsız oldum ki, sonunu sabah izlemeye devam ettim. Bunun sinematografiyle, bütçeyle, konuyla doğrudan hiçbir alakası yok. Bu bambaşka bişey. Hani bazen bir resim, veya bir müzik içine açıklayamadığın bir korku salar ya, öyle birşey. Nedenini anlatabilen belki vardır ama bu yazının yazarı olarak ben daha fazla anlatamayacağım.

    Acaba sen karanlık ve yalnızlıktan çok korkmayan biri misin? Belki bundan olabilir. Bu konu Blairwitch Project’te de karşımıza çıkmıştı. Kimileri filme hayran kalıp çok etkilenirken, kimileri bu ne böyle, kral çıplak oynuyorlar diye filme sinir olmuştu.

    Bilemiyorum. Tartışmaya devam edelim belki biri bir açıklama getirebilir.

  53. Film benim için de bir hayal kırıklığı oldu. Hatta günler öncesinden motive ettiğim daha doğrusu gerdiğim eşimi -ki kendisi her daim korkmaya meyilli birisidir- bile pek etkilemedi film. Gerçi benim hayal kırıklığımın nedeni filmden korkmamam olmadı. Zaten bu korkma hadisesi de biraz afakî bir konu. İnsan bir filmden niye korkar ki… En fazla kısa süreli bir etkilenme olur, sonra da geçer gider. Bahsettiğim etkilenme bu filmi için geçerli olabilir. Kameranın gece yatan çifti gösterdiği her sahne bu etkiyi yaratabilecek karakterde. Ama dediğim gibi benim filmin bütünüyle ilgili başka bir itirazım var.
    Korku filmlerinin olmazsa olmaz unsuru bana göre “şaşırtma”dır. Tabii ki bu çoğu zaman yapay bir özelliği vardır bu şaşırtmanın. Ortaya aniden bir yaratığın çıkıp herkesi kesip biçmesi, kendilerini rutin hayatlarına kaptırmış insanların beklenmedik bir misafirle (ruh, cin şeytan vs.) karşılaşması gibi izleyici için beklenen ama filmin içinde bir süprize denk gelen bu sıçramalar birçok korku filminin dramatik yapısını oluşturlar. Böylece yaşamında, gerçek olmadığını düşündüğü bu varlıklarla karşılaşmayı aklından bile geçirmeyen “aklı başında” insana “acaba” dedirtip misyonlarını tamamlarlar çoğu korku filmleri.
    Ama Paranormal Activity başlar başlamaz, kahramanlarımızı evlerinde dolaşan bir varlık için hazırlıklar yaparken görüyoruz (Kameralar, medyumlar vs). Bir film içinde yaratılıp bize o şekilde sunulması gereken bir şeyi sanki gerçekten böyle bir varlık varmışçasına önümüze koyan bu film bu nedenden dolayı, benim açımdan hem nesnel hem de öznel kriterlerden dolayı sınıfta kalıyor.
    Tabii ki benim yaptığım genellemeler dışına çıkılabilir (büyük ihtimalle de çıkılmıştır) hatta çıkılmalıdır. Fakat Paranormal Activity filminin yaptığı biçimde değil. Yine de bazı bünyelerle bir zamanlar bana “The Blair Witch Project” filminin yaptığı etkiyi yapabilir. Ama çok abartılmaması gerek.

  54. Sanırım bu el kamerası ya da amatör kamerayla çekilen filmlerin sorunu izleyicilerin kendilerine sunulan gerçekçiliği sorgulamasıyla ortaya çıkıyor. Bu tarz filmlerin amacı, seyirciye kendini olayın içindeymiş gibi hissettirmek ve karakterlerle tamamen özdeşleştirmek. Yani günlük hayatta insanlar nasılsa bu karakterler de öyleler ama karşılaştıkları olağanüstü ya da doğaüstü olaylara karşı da kahramanvari bir yaklaşımları olmuyor. Genelde iki tip insan oluyor ya olayın üstüne gidip mücadele eden ya da olaydan korkup kaçmaya yeltenen. Fazlası değil. Filmi sıkıcı ve kötü bulanlar sanırım olayların başka herhangi bir korku filmindeki kadar çığrından çıkmamasından şikayetçiler. Filmi seven biri olarak filmde yaratılmaya çalışılan kurmaca-gerçekçiliği son derece yerinde bulduğumdan ve olağanüstü durumun da fazla abartılmadan korkutacak şekilde gösterildiğinden sevdiğimi söyleyebilirim. Filmi uzun süredir merak ettiğimden ilk zamanlarda duyduğum heyecanı kalmadı ama yine de beklentilerimin altında bir film de izlemedim. Pazarlaması iyi yapıldı ama keşke reklamlarla bu kadar abartılmasıydı. Bilmem katılır mısınız?

  55. Sevgili canevrenol 100de90 örneğini genelleme yaparak vermedim zaten filmi izleyen müşterilerimin tepkisiyle ilgili yüzde oranını verdim Aslında tam derdimi anlatamadım buda benim kusurum olsa gerek benim itirazım aslında filme değil yalnızca haddinden çok ama çok fazla abartılmasına bu sitedeki başlık filmin tanıtımı açıkçası çok hoşuma gitti fakat birçok sitede filmin başlığı aynen şöyle İŞTE DÜNYANIN EN KORKUNÇ FİLMİ benim itirazım sadece bu yaygaraya Hatırlarsanız aynı bu yaygaralar blair cadısı içinde yapılmıştı neler söylenmişti tv’ler radyolar günlerce reklam yapmıştı hatta bir efsane almış yürümüşdü ormanda gerçekten böyle kaset bulunmuş yok ormana gidenler gerçekten dönmemiş onlardan alıntı yapılarak senaryo haline getirilmiş falanda filan diye birsürü şey söylendiydi blair cadısı seri olmayı amaçlayan bir filmdi ancak 2 bölüm dayanabildi tutulmadı filmin abartıldığı İzlendikten sonra ortaya çıktı Paranormal Activity’nin gişe başarısından söz etmişsiniz Filmin gişe başarısı gayet doğal bir sonuç filmle ilgili bu kadar yaygara insanlarda ister istemez merak uyandırıyor ve insanlar bu filmi görmek istiyor sonuçda gişe başarısıda filmin kalitesiyle ilgili bir kıstas değildir benim en çok sevdiğim film türü gerilim ve korkudur bu film beni tatmin etmediği için kötüdür demiyorum herkesin zevki film kültürü farklıdır ancak kimse kusurada bakmasın bu film dünyanın en korkunç filmide olmaz aslında bu iddayı kim atmış ortaya oda belli değil ama böyle bir efsane almış başını gidiyor şuanda ayrıca nedense bu tür yaygaralar hep düşük bütçeli filmlerden çıkar oda koskoca bir soru ?? Filmi beğenenlerle ilgili bir eleştirim yok aslında dediğim gibi herkesin film kültürü farklıdır bir filmi beğenmek bence birazda filmde ne görmek istediğimizle alakalıdır kimisi cinli perili filmleri sever kimisi Zombi Vampir Filmleri Yada kesmeli biçmeli Wrong Turn Texsas Mascare tarzı filmleri Korku Fanatiği Olduğum İçin Aslında Bu Saydığım tarzdaki filmlerin hemen hemen hepsini izlerim yalnız Senaryosunada Çok Önem Veririm. Kişisel Düşüncem Yalnız Görsellik Ve Sesle Olmaz Filmin Kalitesi Senaryosuna Bağlıdır.Bu Arada Bir Sorunuz Vardı Yalnızlık Yada Karanlıktan Korkmazmısınız Diye Küçükken Evet Ama Artık Değil Saygılar.

  56. ama mesela ben Blairwitch Project’in gelmiş geçmiş en iyi korku filmlerinden biri olduğunu düşünüyorum.

  57. Blairwitch Project Bende beğendim çok iyi değildi ama kötüde değildi Fakat gelmiş geçmiş kategorisine asla Koyabileceğim Bir Film Değil.

  58. Sayın Canevrenol’a güzel anlatımı için tşk ederim öncelikle. Film’le ilgili yorumuma gelince.
    Gerçekten etkileyici olabilecek bir film. Konuya ben başka bir bakış açısı getirmek istiyorum. Tüm mesele filmde gelişen olayların hangi inançla ortaya çıktığıdır. Misal, Freddy serisinde olmaması gereken şeyler olur, kişiler ise ya ses efektinden yada ani gerilimli anlardan korkar. Ama gece evine gittiğinde kapıdan biraz sonra Freddy’nin geleceğini düşünmez. Bu filmde ise, olabilmesi muhtemel olaylardır kişiyi korkutan. Eğer olaya bu gözle bakılırsa filmden keyif alınabilir. Bir gençlik filminde arkadaşını parçalayan birini izledikten sonra “acaba mehmet??Hmm! Yaparmı, parçalar mı?” diye bir düşünce olmamıştır muhakkak. Filmde kapıları çarpan, sesler çıkaran varlığın/varlıkların aslında olmadığına inanırsanız eğer film size sıkıcı gelir ve uyumak istersiniz. Lazona’nın dediği gibi çok aşırı derecede abartılacak bir film değil. Ama korkmadım dersem yalan olur. Her Night 3-7-8-12-15 yazdığında insani ürperten bir psikoloji oluyor.
    Filmin genel başarısını düşünecek olursak, amatör oyuncular takdir edilecek bir başarı gösteriyorlar. Ses efektleri olağanüstü diyemesemde etkileyici ve final sahnesi ciddi derecede ürkütücü.
    Filme okuduğum kadarıyla +23 yaş sınırı getirilmiş. Ve tavsiyem, ciddi anlamda final sahnesindeki yerden sürükleme sahnesinin +20’nin altında izlenmemesi.
    Sevgilerle..

  59. Filmi az önce izledim. Duygularım,düşüncelerim tazeyken yazayım çünkü değişeceğini pek sanmıyorum. Filmi, karanlık ve sessiz bir ortamda, tek başıma izledim; ürkütmeyi başardığı bir,iki yer var(örn; finaldeki yataktan sürüklenme sahnesi) ancak Paranormal Activity’i genel olarak beğenmediğimi söyleyebilirim. Bu film, sinemada izlenirse daha iyi olur diye düşünüyorum, ses efektleri yüzünden.

    Paranormal Activity, ağır tempolu gidiyor, süresi uzun sayılır, toplasanız yarım saati geçmeyecek bir film (hele ilk yarım saati hiç geçmiyor gibi, sıkıcı), senaryosunda bazı sorunlar var, örneğin; eğer sözkonusu doğaüstü bir varlık ise, oyuncuların onun peşinden bir katilmiş gibi koşturmaları saçma, Casper’ı bugüne kadar kim yakayalayabilmiş ki, onlar yakalayabilsin? :)

    Filmin tek beğendiğim yanı, başroldeki genç kadın oyuncu: http://www.imdb.com/name/nm2209370/ Filmde çok doğal ve aşırı iyi oynamış; bir de fiziği aslında ideal değil, buradan da anlıyoruz ki, kadınların başrolde oynaması için ‘kusursuz bir fiziğe sahip olması’ şart değildir. Belki, Hollywood şov dünyası da bunu anlar (ki pek sanmıyorum) ve artık (vücutlarından öte) oyunculuğu çok daha iyi olan aktrisleri görmeye başlarız filmlerde.

    P. Activity, etkileyici bir film olabilirdi aslında. Fakat biraz aceleye gelmiş ya da proje pek ciddiye alınmamış gibi. Mesela; gerçekten hayalet görüntüleri olsa filmde ve P. Activity, http://www.paranormalinvestigators.com/ gibi yerlerden insanların (oyunculuk da dahil olmak üzere) desteğini alsaydı ayrıca The Entity -http://www.imdb.com/title/tt0082334/ – benzeri (kayıtlı) gerçek bir öyküye dayansaydı; özetle; yarı belgesel bir film olup bir, iki (görüntü gerçekliği ispatlanmış) hayalet sahnesi taşısaydı; aslında vurucu bir film izlemiş olacaktık.

  60. Film vizyona yeni girmişti.Karlı bir kış günü okulu ekip sinemaya akan biz “çılgın” gençlik kendimizi şehrimizin küçük, kalitesiz ama ucuz salonuna attık ve filmi izlemeye başladık elbette büyük bir heyecanla. İlk yarı ikinciye göre biraz daha yavaştı ve daha az korkutucuydu, yine de ara sıra koltuğuma büzülmedim dersem yalan olur. ikinci yarıda finale doğru ilerlerken zaten gerilim zirve yaptı, bir kaç yerde sıçradık belki koltuğumuzdan(ben daha çok koltuğa gömülüyorum gerçi, hoş). Sonuçta; evet belki çok harika bir film değildi ama kesinlikle korkutucuydu. İnsanın zayıf noktalarının farkındaymış filmi yapan insanlar belki de o yüzden böyle etkileyici oldu. Sonuçta evinizde bile güvende değilsiniz, güvenebileceğiniz hiç kimse yok, mücadele etmenin bir yolu yok, bundan kurtulamazsınız diyor; tamamen yalnız ve çaresizsin. azıcık empati kurabilen herkes bundan korkar. Tabi burda başınızdaki bela, varlığından ya da yokluğundan emin olamayacağınız bir varlık.sonuçta evinize girip sizi ve sevdiklerinizi türlü işkencelerden geçirip öldürecek ultra manyak süper sapık bir katilden daha etkileyici geliyor belki, belki de daha inandırıcı. Sonuçta takdire değer bir çaba, zaman kaybı diyemem en azından. ama gece aklıma gelir mi bu film bu kadar zaman sonra, hayır. aklıma gelse korkar mıyım ki, sanmıyorum. Güzel ama en iyilere giremez bana kalırsa. tabi eğer iş bu kadar büyümeden, heryerde çok korkunç diye reklamlaını görmeden kısacası beklentim bu kadar yüksek izlemeseydim etkisi daha kalıcı olabilirdi gibime de geliyor.

  61. Aslında ben “film” mi daha korkunç yoksa “fikir” mi ikileminin varlığına inanıyorum…Fikir gerçekten güzel ve görsel sunumu da başarılı ama ortada bir buçuk saatten uzun bir film var ve açıkçası bu sürenin kalibresini dolduramıyor. dolu dolu 20 dakikaya sığdırılabilecek bir kısa film olsaydı abartmıyorum gelmiş geçmiş en başarılı kısa korku filmi olması için önünde rakip olmazdı. Ama dediğim gibi “fikir” gerçekten para eden, gerçekten de ürküten bir fikir…Benzer bir durum The Fourth Kind /Dördüncü Tür için de geçerli…

  62. Necati's Horror Club

    Böyle abuk sabuk bir film çekeceklerine gerçek olaylardan uyarlanan ve bir kısmı gerçek olan The McPherson Tape gibi bir film çekebilirlerdi. Emeğe yazık… Gerçek olsun,
    başımızın üzerinde yeri var!

    The McPherson Tape
    wiki:
    http://en.wikipedia.org/wiki/The_McPherson_Tape
    imdb:
    http://www.imdb.com/title/tt0169005/
    youtube parçası:

    tüm film youtubeda var(ama ilk versiyonu değil sanırım):

    Takipçiniziz, teşekkürler Öteki Sinema. Saygılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: