Picnic at Hanging Rock, “her şey başlar ve biter” ve “gördüklerimizi sandığımız rüya içinde bir rüya” diyerek sonu olan yaşamın hüznünü duyumsatır süresi boyunca.
Zampara Seyfettin'in hamsi t-shirtü, beline kadar çektiği şortu ve iskarpin ayakkabıları ile kumsalları fethettiği yıllara gelin hep birlikte uzanalım.
Üç saati geçen süresiyle o güne dek çekilen en uzun film olan D.W. Griffith’in 1915 tarihli The Birth of a Nation’un Hollywood’un standartlarını belirlediği genel kabul gören bir yaklaşımdır.
Cango Ölüm Süvarisi, devrin düşük bütçeli filmlerinin standartlarını aşamayan bir yapım olsa da “Erişte Western” olarak adlandırabileceğimiz filmler içinde cüretkar vahşeti ile izlenmeyi hak ediyor.
Kaptan Swing Korkusuz Kaptan 1971 yılında Tunç başaran tarafından çekilmiş. Tunç Başaran’ın kalibresi yüksek filmlere başlamazdan evvel çektiği bol miktarda avantür/aksiyon ve fantastik filmlerden biri.
Birtakım gizemler barındıran neşeli bir filmken karanlık tarafa geçen Sonnim, tapınma derecesine varan itaatkârlığın sonunun pek de hayırlara vesile olmadığını imliyor.
Suicide Squad gürültülü ve oyalayıcı bir film. Senaryosu ve karakter yaratımı çizgi romandaki kadar felsefe yüklü ve karanlık değil ama derdi bilet satmak olan bir Hollywood prodüksiyonunun sınırlarına gitmeyi başarmış.
Sadri Alışık’ın performansıyla büyüyen Şaka ile Karışık Yeşilçam’ı geleceğe taşıyan en canlı eserlerden biri olarak ölümsüzlüğünü çoktan ilan etmiş durumda…
Jason Bourne ile yeniden karşılaşmak güzel ancak keşke bu kadar beklediğimize değseydi. Serinin iflah olmaz hayranları ve “casus filmi olsun çamurdan olsun” diyenlere…
"Kadın filmi" olduğunu iddia eden ama seyirciyi klişeler, ucuz ve sıradan simgeler, Hollywood taklidi sahneler yağmuruna tutan bir eser; Kusursuzlar...
İçi boş diyaloglarla bezeli, gerçekliğin yakınından dahi geçmeyen, sonu en baştan tahmin edilebilen ikinci sınıf aşk filmlerinden çok mu sıkıldınız? O zaman Kırık Bir Aşk Hikayesi tam size göre!
Uzun İnce Bir Yol, duygusal bir gerilim filmi olarak fantastik ögeleri de kullanmaktan çekinmeyen ilginç bir film. Anlatı da düzgün, merak ile izleniyor.
Eliminators etkileyici makyajlar ve bazı özel efektleriyle bütçesini zorlayıp A sınıfı bir film olmaya çalışırken B filmi olmaktan kurtulamayan bir yapım.
Filmin senaristleri, Edgar Rice Burroughs’un 104 yıl önce yarattığı Tarzan’ın modası geçmiş bir kahraman olduğunun farkında, bu yüzden karakteri ve macerayı modifiye ederken ellerini korkak alıştırmamışlar.
Gitmek: Benim Marlon ve Brandom hem bu coğrafyanın gerçeklerini açık bir şekilde anlatıyor hem de, “sahi aşk neydi” sorusunu bir kez daha akıllara getiriyor.