Picnic at Hanging Rock, “her şey başlar ve biter” ve “gördüklerimizi sandığımız rüya içinde bir rüya” diyerek sonu olan yaşamın hüznünü duyumsatır süresi boyunca.
Timur Bekmambetov’un hangi saiklerle yeniden çektiğini anlamakta zorlandığımız Ben-Hur son yılların en ciddiye alınmayacak yeniden çevrimlerinden biri maalesef.
The Rezort, hem alt türün bütün gereklerini yerine getiriyor, hem de gündemdeki önemli konulardan birini işaret ederek, Romero’nunkiler kadar olmasa bile, basit öyküsünün altını doldurmayı başarıyor.
Kan Bağı, karakterleri yarım yamalak, entrikası zayıf, inandırıcılık konusunda bile kendini zora sokmayan, üstelik yönetmenlik adına da düşük seviyede bir film.
Karanlıkta Uyananlar, güneş doğmadan işe gitmek üzere evden çıkmak zorunda kalan insanların yaşadığı zorlu hayatı ve içinde bulundukları ‘’karanlıktan’’ uyanışını anlatır.
Kötü film serüvenimizde bugün sizlere tanıtacağımız film The Incredible Melting Man. Film 1977 yapımı. Yönetmen ve senarist William Sachs. Başrollerde Alex Rebar ve Burr DeBenning var.
Good Will Hunting filminin sevgiye yönelmesine bir itirazım yok, Hani şu belli sayıda tema var, tüm filmler o aynı temaları tekrar tekrar ele alıyorlar ya, sevgi, bu temalar içinde belki ‘en doğrusu.’