Picnic at Hanging Rock, “her şey başlar ve biter” ve “gördüklerimizi sandığımız rüya içinde bir rüya” diyerek sonu olan yaşamın hüznünü duyumsatır süresi boyunca.
1978 doğumlu genç yönetmen Mike Flanagan‘ın 2011 mahsülü Absentia’sı uzun zamandır izlediğim en iyi düşük bütçeli film oldu. Absentia’nın en büyük başarısızlığı ve izlenirliğini düşüren etken, yayınlanan ilk afişinin o berbat hali olsa gerek. Z sınıfı düşük bütçeli bir supernatural teen slasher
La Faute à Fidel! 70’lerin sosyal dinamiklerini 7 yaşındaki bir kız çocuğunun penceresinden aktaran ve hayatı onun bakış açısıyla görmemize sebep olan keyifli bir film…
Orphan ile ilgili en çok söylenen şey “finalini biliyorsan seyretmen bir şey ifade etmez” idi. Ancak büyük sırra en başından vakıf bir şekilde seyretseniz bile film, sonundaki twist’e bel bağlayacak ucuzlukta değil.
Kült bir karakter olarak 60'lardan beri hayatımızın içerisindeki James Bond'un yeni macerası Skyfall için içerisinde sürprizbozanlar olan ve eski James Bond geleneği ile karşılaştırmalı bir eleştiri.
Hikayenin lokomotifi Pegg’in performansından ziyade Mills’in öykü anlatımı olsa da, izlerken “daha iyi ihtimalleri düşünebilmek” adına bile dikkate değer A Fantastic Fear Of Everything.