Hınç günümüz polisiyeleriyle bile aşık atabilecek çok farklı, düşündürücü, hakkettiği yere gelmemiş bir intikam şöleni. Dünya sineması için bile örneğine az rastlanacak iyi bir aksiyon denemesi.
1975 yılı daha önce 5 yıllık macerasını afiş boyutunda aktarmaya çalıştığımız Erotik Türk sinemasının erotik-komedi maskı altında Salonları işgalinin başladığı yıldı. Günümüzde 60-70 yerli filmi bir yıl içinde sinemalarda gördüğümüz vakit “Bu sene amma da Türk filmi çevrilmiş” diye seviniyoruz belki ama
Öteki Yeşilçam: Afişlerdeki Erotizm başlıklı galeride 70'lerin başından türün gerçek anlamda patladığı 1975 yılına kadar olan ve afişe yedirilmiş cinsellik teması ile pazarlanan belli başlı filmlere yer verdik.
Bazı yönetmenler sizi öyle çok zorlar ki, filmlerini ya çok seversiniz, ya da imtina ile seyretmekten kaçınırsınız. Onur Ünlü filmleri ile böyle bir durum çiziyor. Kesinlikle her seyirciye hitap edecek bir sinema dili yok. Ama hitap etmesi gereken izleyiciyi de tatmin ediyor
Nefes: Vatan Sağolsun. Doğu askerinin ancak kendi fotoğraf albümünde anlatabileceği bir hikayesi vardı ve onu da sadece o fotoğrafta olan bir başkası dinleyebilirdi.
Şeytan Kızlar, ellerine geçirdikleri her erkeği, şişliyor, mızraklıyor ve ortalığı kan gölüne çeviriyorlar.Adamın birini kazığın üzerine atarak öldürdükleri bir sahne bile var.
İri göğüsleriyle, kısık sesiyle ve vücut yapısıyla dikkati çekerek seks filmlerinde başrollere kadar tırmanan Emel Aydan, dönemin en tutulan seks yıldızlarından biridir. Erkeğim Benim, Ye Beni Mahmut, Kayıkçının Küreği, Babanın Kızları başrolünü oynadığı filmlerden bazılarıdır.
70’ler fantastik b filmleri söz konusu olduğunda Maskeli Şeytan’ın adı çok sık zikredilmez fakat sinemamızda maskelileri –daha fazla- görmemize vesile olduğunun da altını çizmek gerekir.
Bağımsız ve bütçesiz bir sinema örneği olan “Kara Köpekler Havlarken” sadece 20 kopya ile sessiz sedasız gösterime girdi. Velhasıl, bu “vizyon” dediğimiz de acayip bir yapı aslında… Genç yönetmen Mehmet Bahadır Er’in daha sonra çektiği bir tuhaflık abidesi olan “No Ofsayt”ı aylar önce izlemişken
Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim; *Gore-topu gibi bir zombi filmimiz oldu nihayet… Eğer türle olan zayıf etkileşimi sebebiyle 197O yapımı Ölüler Konuşmaz ki’yi saymazsak Ada-Zombilerin Düğünü, Türk sinemasının ilk zombi filmi… Peki, başarılı mı? Bunu söylemek biraz güç… Filmi proje aşmasından beri takip
Kaptan Feza’yı izlemek için gittiğim sinema işletmesinin 8 salonunda gösterilen filmlerin 4’ünün yerli üretim olması, ülke sinemasının sektörleşme çabaları açısından umut verici… Son yıllarda vizyona giren bazı düşük maliyetli yerli üretimlerin umulmadık sayıda izleyiciye ulaşması sinemaya para yatıranları cesaretlendirdi, fakat hızlı üretimden