Dehşet Bey, biçim olarak modern, ruh olarak anımsız. Murat Menteş’in edebi mizahını ve Kutlukhan Perker’in grafik zekâsını sinemaya çevirmeye çalışan film, “Türk John Wick’i”
Long Weekend, Avustralya korku sinemasının sıkça başvurduğu şehirlilerin kırsalda yaşayanlarla mücadelesini anlatan ‘slasher’lardan biri gibi başlıyor.
Motosikletinin üzerinde elinde makineli tüfeğiyle, kafası bandanalı, genç ve asi bir Amerikalı, arkadan ona sarılmış bir fıstık. Bir nevi "at, avrat, silah"... İşte film budur!
Şeytan Kızlar, ellerine geçirdikleri her erkeği, şişliyor, mızraklıyor ve ortalığı kan gölüne çeviriyorlar.Adamın birini kazığın üzerine atarak öldürdükleri bir sahne bile var.
Yaklaşık 200.000 dolar gibi düşük bir bütçeye sahip olan filmde çete lideri rolünde ünlü yönetmen Sam Raimi’yi, çetedeki elemanlardan Chain Man rolünde ise kardeşi Ted Raimi’yi izlemek kesinlikle ilginç bir deneyim.
Vigilante, intikam filmlerine düşkün bünyeler için kesinlikle doğru adres. Ayrıca Forster ve Williamson’ı beraber oynarken izleme keyfi de bir başka artı nokta.
Inglourious Basterds, 2,5 saat hoş vakit geçirmek isteyenler için ideal bir seyirlik olabilir. Ancak ne Tarantino’nun en iyi filmi, ne de yılın sinema olayı.
Grotesque; sadizm, tecavüz, işkence, adam öldürme gibi öğeleri ardı ardına veriyor. Bir olay örgüsü kurmadan seyirciyi vahşetin doruklarında gezdiriyor.