Picnic at Hanging Rock, “her şey başlar ve biter” ve “gördüklerimizi sandığımız rüya içinde bir rüya” diyerek sonu olan yaşamın hüznünü duyumsatır süresi boyunca.
2010 (1984) ve TimeCop‘un (1994) yönetmeni Peter Hyams‘dan, Predator (1987) ve İlk Kan‘ın (1982) bestecisi Jerry Goldsmith‘den, başrolde Sean Connery‘nin oyandığı 1981 yapımı uzayda geçen bir bilim kurgu Outland. Bu filmi nasıl bugüne kadar kaçırmış olduğumu merak ederek, DVD’sini görür görmez büyük
The Book of Stone: İşte Meksika sinemasından tam bir kült film! Efsaneye göre kara büyü üzerine uzmanlaşmış büyücü bir baba, küçük oğlunun eline bir kitap veriyor ve çocuk kitabı okurken onu taşa çeviriyor.
Filmin uçuk ötesi senaryosu, harika müzikleri ve başarılı aksyon sahneleri dışında en önemli unsuru, o zamanlar daha meşhur olmamış ama yıldızlarının parlamasına ramak kalmış muhteşem bir oyuncu kadrosuna sahip olması.
Testere serisinin ilk filmi ve son beyazperde manyağı‘Jigsaw’ John Kramer’la tanışalı 6 yıl olmuş… Hiç ara vermeden çekilmesi yüzünden beyazperde 2004’den beri her yıl mutlaka kan ve vücut parçaları ile doldu.
Başrolünü Ralph Michael ve Beatie Edney ‘in paylaştığı Diary of Mad Old Man'de kudretli bir adamın gelinine duyduğu abartılı tutkuyu, güçlü oyunculuklarla izleriz.
80'lerin vurdumduymaz havasını çok iyi yansıttığını düşündüğüm The Burning döneme ait defolardan bolca barındırsa bile Tom Savini’nin zamanının ötesinde efektleri sayesinde her daim “en iyi slasher” listelerinde kendine yer bulmayı garantiliyor.
Dylan Dog’un yaratıcısı Tiziano Sclavi’nin aynı adlı romanından uyarlanan Cemetery Man aslen yazarın Dylan Dog öncesi karaladığı eskizinden yola çıkıyor.
Orijinal hikayesi Sol Yurick’in yazdığı aynı adlı kitaba ait olan “The Warriors”, New York sokaklarında polislerin de içerisine girdiği çeteler arasında geçen bir kovalamacayı eğlenceli bir şekilde anlatıyor.