Picnic at Hanging Rock, “her şey başlar ve biter” ve “gördüklerimizi sandığımız rüya içinde bir rüya” diyerek sonu olan yaşamın hüznünü duyumsatır süresi boyunca.
Cannibal Holocaust ile sinema tarihinin belki de en rahatsız edici filmlerinden birini çekmiş Ruggero Deodato'dan şanına yakışır hasta ruhlu bir film La casa sperduta nel parco.
Maniac Cop üçlemesi özellikle ilk iki film ile çoktan kült statüsüne ulaşmış başarılı çöp film örnekleri. Üçü için de ortak söyleyebileceğim en önemli nokta oyuncu seçimlerinin çok başarılı olduğu.
Ink, bütçesiz, bağımsız ama müthiş bir masal... Anlatmak istediklerini ve samimiyetini hissettiğiniz anda sizi kendi dünyasına kaçıran olağanüstü bir öteki sinema örneği...
Istoria 52, genç bir yönetmenin uyuşturucu ya da içki etkisi altındayken çok parlak olduğunu düşündüğü bir fikri 96 dakikalık oldukça zorlayıcı bir sinema deneyimine dönüştürmesi.
Vigilante, intikam filmlerine düşkün bünyeler için kesinlikle doğru adres. Ayrıca Forster ve Williamson’ı beraber oynarken izleme keyfi de bir başka artı nokta.
Yazının geneli spoiler (sürprizbozan) içerebilir. Hal (José Gras), bir kız arkadaşı ile birlikte eğlenmek için dışarı çıkarlar. Yolda Nazi kılıklı bir motosiklet çetesi tarafından taciz edilirler. Yaşanan kovalamaca sırasında çete üyelerinden biri ölür. Çifti sıkıştan çete Hal’a dayak atarken genç kıza tecavüz
Yureiyashiki No Kyofu sürprizli sayılabilecek öyküsü, müziği, gotik estetiği, sabit kamera ve karanlıkla dolu geniş ekrandan faydalanan gerilimine kadar başarılı bir film.
Bağımsız ve bütçesiz bir sinema örneği olan “Kara Köpekler Havlarken” sadece 20 kopya ile sessiz sedasız gösterime girdi. Velhasıl, bu “vizyon” dediğimiz de acayip bir yapı aslında… Genç yönetmen Mehmet Bahadır Er’in daha sonra çektiği bir tuhaflık abidesi olan “No Ofsayt”ı aylar önce izlemişken
The Maid'in tuhaf bir havası var. Filmin ilk bölümünde Rosa'nın çalıştığı evin içinde köşe bucak dolaşan kamera, her an bir hayalet ortaya çıkacakmış gibi yaparak izleyiciyi diken üstünde tutmaya çabalıyor.