Picnic at Hanging Rock, “her şey başlar ve biter” ve “gördüklerimizi sandığımız rüya içinde bir rüya” diyerek sonu olan yaşamın hüznünü duyumsatır süresi boyunca.
Aşk Gurur ve Zombiler, gerek klasik eseri sevenler, gerekse zombi tutkunları için sezonun nimetlerinden biri olabilir. Ancak sinema tarihinde yer eder mi tartışılır.
Kökeni 1800'lerin sonuna kadar uzanan bir lanet öyküsünü beyazperdeye taşıyan Ruhlar Kasabası (Le Village des Ombres) filminin eleştirisi Öteki Sinema'da...
Yozgat Blues orijinalliğiyle tartışmasız yılın en iyi filmlerinden biri… İlgi çekici bir hikayesi ve yazılmış olanı sinemalaştırma hali, kurguyla ilgili kimi sıkıntıları olsa da, gerçek bir yönetmenlik başarısı içeriyor.
Selvi Boylum Al Yazmalım'ın öyküsünün bir kısmını oluşturan bu pasajı alıp kocaman bir filme yaymayı deneyin. Pelin Esmer, Gözetleme Kulesi'nde öyle yapmış...
Kapının Diğer Tarafı’na bilet alırsanız, sıkılmaz, finale kadar irkilerek ve üzülerek izlersiniz ancak ortada “yılın korku filmi” denilecek bir durum yok.
Kült Filmler Zamanı'na adeta beyin yakan, kötü şöhretli bir Japon filmiyle devam ediyoruz: Horrors of Malformed Men (1969). Öteki Sinema konseptine bu kadar çok uyan film az bulunur!
Gurbet Kuşları filminin o kadar çok ucuz taklidi yapılmıştır ki, filmin asıl misyonu İstanbul’un ne kadar kötü olduğunun Anadolu insanına anlatılması olmuştur.
Ancak iflah olmaz kötü film hayranlarının sevebileceği İblis'in Oğlu: 13. Vahşet, düşük bir bütçeyle, dar bir kadro ve tanınmamış genç oyuncularla kotarılan bir slasher...
Harika bir kurguyla dinamik bir yapıya kavuşan Hush, aklınızı cebinize koyup kendinizi filme teslim ederseniz heyecanla izleyebileceğiniz bir korku filmi.
Oyuncuların üstüne düşen görevi layıkıyla yerine getirmesi ve süper inandırıcı karakterler yaratması sonucu, başından sonuna kadar ilgiyle izlenen bir film olmuş The Invitation.
Ölümcül Oyun’un bazı sahneleri yılın en korkunç sahneleri olmaya aday, o denli ustalıklı bir rejiye sahip. Bu filme korkmak, hatta korkudan donakalmak arzusuyla gidenler kesinlikle pişman olmayacak.
Sessiz sinema filmlerini sever misiniz? Sessiz sinemanın siyah-beyaz kurmaca klasiklerine bir şans verin derim ben. Başlamak için de Tod Browning’in The Unknown u (Bilinmeyen, 1927) iyi bir seçim.
Chuck Norris, Van Damme ve Bruce Lee ile Devrime Giden Yol. 1980’li yıllarda Romanya, bir anda kaçak olarak ülkeye sokulan Batılı filmlerin VHS kasetlerinin akınına uğrar.
Eyes Without a Face (1960) bugün hem Fransız sinemasının hem de genel olarak korku ve dehşet sineması tarihinin en önemli filmlerinden biri olarak kabul ediliyor.