Picnic at Hanging Rock, “her şey başlar ve biter” ve “gördüklerimizi sandığımız rüya içinde bir rüya” diyerek sonu olan yaşamın hüznünü duyumsatır süresi boyunca.
Gösterdiği karakterlerle özdeşlik yaratmayı başarabilen ve yarış sahneleriyle soluk kesen, bunu yaparken de VFX çalışmasının hiç sırıtmadığı Ford v Ferrari, uzun süresine rağmen heyecanla izleniyor.
Gemini Man, yaşlı Hollywood aksiyon yıldızlarının bayrağı kendi dijital gençliklerine teslim ettiği tuhaf hisler yaşatan ve ilginç çıkarımlar yapmama sebep olan bir iş.
Alper Mestçi'nin korku sinemasındaki yolculuğunu en başından beri takip ve takdir edenlerden biriyim. Musallat filmleri, Siccin'ler ve arada çektiği 3 Harfliler filmleri...
Aile bağları, pişmanlık ve kefaret gibi başlıklar hakkında mırıldanarak beylik söylemlerde bulunmaya çalışan In the Tall Grass, Vincenzo Natali’nin hanesine yeni bir eksi daha eklemekten başka bir işe yaramıyor.
“Bir şeyler eksik gibi” duygusu detaylı düşünmeye teşvik ediyordu. Arthur Fleck olarak seyrettiğimiz Joker portresi bugüne kadar gördüklerimizden farklıydı.
Düttürü Dünya, 80’li yılların umutsuz ütopyasız halet-i ruhiyesine çok iyi tercüman olan, anlatmak istediğini doğrudan anlataran bir şerefli yenilgi filmi.
Quentin Tarantino'nun adeta "aklımın iplerini saldım" diyerek çektiği Bir Zamanlar Hollywood'da kimisi için dayanılmaz bir saçmalık kimisi için de orgazmik bir seyir deneyimi olacak.
Hızlı ve Öfkeli: Hobbs ve Shaw, ciddiye alınmadan izlendiğinde oldukça fazla eğlence üretebilecek, görsel açıdan etkileyici bir aksiyon filmi. Her yaştan çocuklara...